təməsew̓txʷ Aquatic Centre: Mimari, sürdürülebilirlik ve kültürel birliktelik

2024’te açılan təməsew̓txʷ Su Sporları ve Toplum Merkezi, New Westminster’da her yaştan ve yetenekten insana 10.684 metrekarelik çağdaş bir spor ve yaşam alanı sunuyor. Merkez, modern mimarinin sürdürülebilirlik, erişilebilirlik ve toplumsal katılım ilkelerini bir araya getiriyor. Kentin sosyal yaşamını dönüştürmeye, kültürel belleğini güçlendirmeye ve toplumsal birlikteliğin simgesi olmayı hedefliyor.
Kanada’nın British Columbia eyaletinde, New Westminster kentinde inşa edilen təməsew̓txʷ Aquatic and Community Centre, yalnızca bir spor ve toplum merkezi değil, aynı zamanda çevresiyle ve tarihiyle kurduğu bağ sayesinde kültürel bir simge yapı olarak öne çıkıyor.


2024 yılında hizmete açılan tesis, kentin uzun yıllardır kullanılan Kanada Oyunları Havuzu ve Centennial Toplum Merkezi’nin yerine geçerek hem modern ihtiyaçları karşılayan hem de sürdürülebilirliği merkeze alan yeni bir kamusal alan sunuyor.

Merkezin adı, yerel hən̓q̓əmin̓əm̓ dilinde “deniz samuru evi” anlamına gelen təməsew̓txʷ kelimesinden geliyor. Deniz samurları, oyunculuk ve neşeyi temsil eden bir hayvan olarak seçiliyor, böylece merkezin toplumsal yaşamda keyif, birliktelik ve canlılık duygularını güçlendirmesi amaçlanıyor.
Reklam
İsim, Yerli halklardan ve çok kültürlü topluluklardan oluşan geniş bir katılım süreci sonucunda belirleniyor ve bu yönüyle toplumun ortak değerlerini yansıtıyor.

Merkezin bulunduğu alan, bir dönem Glenbrook Vadisi’nin kaynaklarına ev sahipliği yapıyor ancak 20. yüzyılda gerçekleşen kentsel gelişim süreciyle bu doğal peyzajın önemli kısımları kayboluyor. Yeni tesisin tasarımında, bu kaybolan doğal değerleri hatırlatmak ve insanları tekrar vadiyle buluşturmak temel hedeflerden biri oluyor.

Projenin tasarımı, Vancouver merkezli hcma architecture + design ekibi tarafından yürütülüyor ve iki yılı aşkın bir sürece yayılan geniş katılımlı toplantılarla geliştiriyor. Bu yaklaşım, merkezin yalnızca bir mimari yapı değil, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin ortak sesi olarak şekillenmesini sağlıyor.

Topluluk merkezinin açılışı da bu ruhu yansıtıyor. Yerli halkın düzenlediği törensel geçitler ve geleneksel ritüellerle birlikte, binanın yalnızca fiziksel değil kültürel olarak da toplumsal belleğe kazandırıldığı görülüyor.

10.684 metrekarelik bir alana yayılan yapı, kuzeyden güneye doğru uzanan geniş bir çatı formu ile dikkat çekiyor. Bu çatı, çeşitli programları tek bir bütün içinde birleştirirken aynı zamanda çevredeki peyzajın çizgileriyle uyumlu bir mimari ifade sunuyor.
Reklam

Binanın cephesi, beyaz prefabrik beton duvarlar, tabandan tavana cam yüzeyler ve siyah metal çatının bir araya gelmesiyle güçlü bir görünüm kazanıyor. Cephede kullanılan farklı malzemeler, modern bir estetik sunarken yapıyı çevresiyle uyumlu hale getiriyor.

Merkez, iki ana meydan etrafında kurgulanıyor. Yağmur bahçesi ve törensel köprülerle zenginleştirilen Güney Meydanı, ziyaretçileri sanatçı James Harry’nin Miyiwts adlı heykeliyle karşılıyor. Kuzey Meydanı ise daha kentsel ve gündelik buluşmalara imkân tanıyan bir alan olarak tasarlanıyor.


Binanın en dikkat çekici ve davetkâr mekânlarından biri olan geniş bir lobi merkezin girişinde yer alıyor ve tüm programları birbirine bağlıyor. Tabandan tavana uzanan geniş cam yüzeyler sayesinde gün ışığıyla aydınlanan bu yüksek hacim hem şeffaflık hem de doğayla görsel bağlantı kuruyor.

Lobi, yalnızca bir sirkülasyon alanı değil; doğu kanadındaki su sporları bölümleri ile batı kanadındaki spor ve toplum birimlerini birbirine bağlayan merkezi bir geçiş noktası olarak işlev görüyor. Bu özelliğiyle toplumsal bir ‘oturma odası’ işlevi üstlenerek ziyaretçilerin buluşmasına, dinlenmesine ve sosyalleşmesine imkân tanıyan kapsayıcı bir mekân sunuyor.




Ahşap çerçeveler ve akustik paneller, mekâna sıcak bir karakter kazandırırken aynı zamanda gürültüyü kontrol ederek konforlu bir iç ortam sağlıyor.

Binanın doğu kanadı su sporlarına ayrılmış olup, merkezin en dinamik ve yoğun kullanılan bölümlerini barındırıyor. Bu bölümde, uluslararası standartlara uygun sekiz kulvarlı 50 metrelik yarışma havuzu, hareketli taban ve bölme sistemleriyle farklı kullanım senaryolarına olanak tanıyor.
Reklam

Doğu kanadında yer alan eğlence havuzu; tembel nehir, su püskürtme oyun alanları ve çocuk bölümü ile her yaş grubuna hitap ediyor. Ayrıca yetişkin ve aile jakuzileri, sauna ve buhar odaları, ziyaretçilere hem sağlık hem de dinlenme imkânı sunuyor. Soyunma odaları ve servis alanlarının da bu kanatta yer alması, işlevsel bir bütünlük sağlıyor.

Binanın batı kanadı, toplumun farklı ihtiyaçlarına hizmet eden çok amaçlı mekânlardan oluşuyor. Bu bölümde iki büyük spor salonu yer alıyor; salonlar basketbol, voleybol gibi kort sporlarına ev sahipliği yaparken gerektiğinde farklı etkinlikler için de esnek biçimde kullanılabiliyor. Ayrıca fitness merkezi, kardiyo, ağırlık ve fonksiyonel antrenman alanlarıyla ziyaretçilere geniş bir spor deneyimi sunuyor.

Batı kanadında bunun yanı sıra çok amaçlı odalar, sanat, dans, müzik veya dövüş sporları gibi toplumsal etkinliklere imkân tanıyor. Çocuk bakım alanı ve idari ofisler de bu kanatta bulunarak hem işlevsel hem de toplumsal bir düzen sağlıyor.


Doğu kanadındaki su sporları bölümlerine karşılık, batı kanadı daha çok kara sporları, topluluk buluşmaları ve eğitim programlarına odaklanıyor. Böylece bina, iki kanadıyla farklı kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarını dengeli biçimde karşılıyor.

Merkezde hem estetik hem de sürdürülebilirlik açısından öne çıkan masif ahşap yapılar (CLT paneller ve glulam kirişler) yoğun biçimde kullanılıyor. Çapraz lamine ahşap paneller ve lamine ahşap kirişler açıkta bırakılarak iç mekânlara doğal bir sıcaklık ve doğayla bağ kuran biyofilik bir estetik kazandırılıyor.

CLT panellerin çelik kafeslerin alt kirişlerine asılmasıyla tavan boyunca kesintisiz bir ahşap yüzey elde ediliyor, böylece hem yapısal hem de görsel açıdan ustaca bir detay sunuluyor.


50 metrelik yarışma havuzunu örten testere dişi formdaki çatı, çelik kafes kirişler arasına yerleştirilen CLT panellerle tasarlanıyor; bu çözüm hem gün ışığını içeri alıyor hem de doğal havalandırma sağlıyor.
Reklam

Yenilenebilir ahşap malzemelerin gelişmiş enerji sistemleriyle birlikte kullanılması, projeyi düşük karbonlu kentsel mimari için örnek bir yapı haline getiriyor.

təməsew̓txʷ, Kanada’nın ilk tamamen elektrikli ve sıfır karbon sertifikalı su merkezi olma özelliğini taşıyor. LEED Altın sertifikasına aday gösterilen yapı, sera gazı emisyonlarını önceki tesislere kıyasla %90 oranında azaltmayı hedefliyor ve fosil yakıt kullanımını tamamen ortadan kaldırıyor.

Merkezde kullanılan yenilikçi InBlue yerçekimi beslemeli filtreleme sistemi ise Kanada’da ilk kez bu ölçekte uygulanıyor. Bu sistem sayesinde klor kullanımı en aza indirilerek su ve hava kalitesinde iyileşme sağlanıyor, aynı zamanda enerji tüketimi de önemli ölçüde düşürülüyor. Böylece tesis, sürdürülebilirlik ve sağlıklı yaşam standartlarını ileriye taşıyan öncü bir model oluşturuyor.”

Hassas arazi planlamasıyla tasarlanan proje, yürüyüş parkurları ve vadi parkıyla bütünleşen, güneye bakan geniş bir yeşil alan ve yağmur bahçesi sunuyor. Bu düzenleme, yağmur suyu yönetimi ve hidrolojik dengeyle birlikte projeyi ekolojik bağlamına yeniden entegre ediyor.

Tesis, Rick Hansen Vakfı Erişilebilirlik Sertifikası Altın derecesine layık görülüyor. Evrensel tuvaletler, yetişkin bakım odaları, sıfır girişli havuzlar, rampalar, yüksek kontrastlı yönlendirmeler ve erişilebilir fitness ekipmanları ile her yaş ve yetenek grubuna hitap eden kapsayıcı bir tasarım anlayışı benimseniyor.

2024 yılında merkez, Prix Versailles Dünya Şampiyonluğu – Spor Kategorisi İç Mekân Tasarımı Özel Ödülü’ne layık görülüyor.

















Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.