Aksiyon filmleri intikam duygusunu nasıl işler?

Ömer Yalçınova
14:00, 20/06/2026, Cumartesi
CategorySkyRoad
Skyroad
Aksiyon filmleri intikam duygusunu nasıl işler?
John Wick olamamak

İntikam konusunu işleyen belki binlerce film çekilmiştir ama bunların arasında belki on, belki de yirmi tanesi hariç, gişe rekorları kıran yoktur.

Aksiyon filmleri zannedildiği üzere kolay çekilen ve başarı imkânı yüksek olan filmler değildir. Kolay başarı diye bir şey yok zaten. Ama sanki bu tür filmler, basit bir hikâyeyi sinema sanatının bütün klişelerini kullanmak suretiyle kolayca popülerleşirler. Öyle sanılır. İntikam en bilinen konudur mesela. İntikam olayına bir de aşk ilişkisi eklediniz mi, değme keyfine. İntikam yaraları sağaltır; aşk ise yeni bir hayatın başlangıcını oluşturur. Formül kolay. Ama hadi yap dediğinizde, bu binlerce yıllık tragedya konusunu işlemek, güncellemek ve filme çekmek, zannedildiğinden daha zordur. O yüzden intikam konusunu işleyen belki binlerce film çekilmiştir ama bunların arasında belki on, belki de yirmi tanesi hariç, gişe rekorları kıran yoktur. Film izleyicisi, aslında bir yerde oldukça sıradan kişilerden oluşan bir kitledir. Bir yerde ise aslında hiç de kül yutmamaktadır.

Peki işin birçok boyutundan, psikolojik olanı nedir? Şunu sormaya çalışıyorum: “Jason Bourne”, “John Wick”, “Rambo”, açıyı biraz daha genişletelim, Matrix, Maymunlar Cehennemi, Yüzüklerin Efendisi gibi seri halde çekilen kahramanlık hikayeleri neden kitleleri etkilemektedir? Aristoteles’in tragedya için tespit ettiği “arınma” mı söz konusudur? Biz bu filmleri izleyip kendimizde bir arınma mı hissederiz? Bizim de alınmamış intikamlarımız vardır. İçimizdeki ukdeler, karşılığını veremediğimiz haksızlıklar, “Bir gün elbet benim de elime bir fırsat geçer ve o gün size gösteririm.” dediğimiz anlar… Yok mu? Var. Yaşıyorsak, hayattaysak bu tür yaralarımızın olması normal. Sıradan bir şey hatta. Olmazsa sıkıntı vardır. Bu yaralar, tabii bir noktadan sonra enfeksiyon kapıyor, büyüyor, genişliyor, derinleşiyor. Artık iyileşme umudu kalmayacak bir noktaya geliyor. Şekil değiştiriyor. Ona farklı duygular da ekleniyor. Öfke, nefret, garez, hınç, haset gibi. Daha fenası kendini küçümseme, acizlik, zayıflık, başarısızlık duygularıdır. Bunlar da ekleniyor ve artık yara karşı tarafa bir tehdit olmaktan çıkıyor, açıldığı bünyeye zarar veriyor. Mesela artık duygu ve düşünceleri yerli yerince kullanamaz oluyorsunuz. Bir şey karşısında ne hissedip ne düşünmeniz gerektiğini de bilemiyorsunuz.

Ömer Yalçınova

Binlerce yanlış anlama sökün edip geliyor ardından. Sevmeyi unutma, becerememe, herkese karşı çekinceli davranma da bu kangren olmuş yaraların sonuçlarından bazıları.

Aristoteles işte bu duygu durumunun zamanında müdahale edilip iyileştirilmesi için tragedyanın faydalı olduğunu savunur. Bence müthiş bir tespittir bu. Ve büyük puntolarla SANAT çatısı altındaki bütün çalışmaları kapsar. Şiir en başta gelendir; sonra müzik, resim, tiyatro, minyatür, hat, mimari… Aklınıza sanat diye gelen her ne varsa, hepsi de benzer bir etkiye sahiptir. Ahmet Sarı’nın Edebiyatın İyileştirici Gücü (Ketebe Yay., 2020) kitabı çıktıktan sonra da -şahit olanlar vardır- “Yok öyle bir şey, edebiyat iyileştirmez, ilaç mıdır ki iyileştirsin?” veya “Tabii ki edebiyatın da tedavi edici gücü vardır, boşa mı uğraşıyoruz o kadar!” tarzında tartışmalar yapılmıştı. Bu tartışmaların yeni olmadığını görüyoruz, Aristoteles’in Poetika’sını (Remzi Kitabevi, 2006) okuduğumuzda. Ve hakikaten bunun edebiyatı da içine dahil ederek düşündüğümüz zaman sanat çatısı altında toplanan bütün alanların “arındırıcı”, “iyileştirici”, “teskin edici”, hiç olmazsa yarayı “pansuman edici” gücü olmasa neden bin yıllardır icra edildiği muallakta kalabilir.

John Wick ve Jason Bourne örneklerine yeniden dönelim ve kendimize lütfen şu soruyu soralım: “Ben de bir John Wick olmak istemez miyim?” İstemem, diyenler bile içten içe istediklerini fark edeceklerdir. Alınmamış onlarca intikamımız var çünkü. Alınmamış intikamlarla yaşamak zor. Hele ki takıntılı bir şekilde sürekli onları düşünüyorsak, nefes almak bile zorlaşır. Ve bizim yerimize, -film dahi olsa- John Wick, Jason Bourne gibi tiplerin, mükemmel bir şekilde, adeta içimizi soğuturcasına vurup kırması, döküp saçması, sonuca ulaşması, bizi, yukarıda söz ettiğim, yaranın kangren olmasından korur. Çünkü istesek de bir John Wick ve Jason Bourne olamayız. Onları izlemek, onlarla nefesimizin sıkışması, sonra da genişlemesi, biraz da hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğimiz şeyleri, onların yapması değil midir? Daha doğrusu, onlar gibi olamamak değil midir?

Bu yazının başlığı, yazardan bağımsız olarak editoryal şekilde hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026