Macar yönetmen Béla Tarr, Kárhozat filmiyle insanın yalnızlığını anlattı
08:00, 21/10/2021, PerşembeG: Güncelleme: 16:36, 18/09/2025, Perşembe

Béla Tarr, Macar sinema yönetmeni, yapımcısı ve senarist.
1955’te Macaristan’ın Pécs şehrinde doğan, on altı yaşındayken 8 mm filmler çekmeye başlayan, üniversitede felsefe okumasına izin verilmeyen, filmleri yüzünden genç yaşında rejimle sorunlar yaşayan Béla Tarr; Béla Balász Stüdyosu’nun yardımlarıyla ilk uzun metrajlı filmi Aile Yuvası’nı / Családi Tüzfészek (1979) bitirir. Bir sene sonra Mafilm’le ortak iş tutarak Yabancı (Szabadgyalog) adlı filmi, ardından da Prefabrike İnsanlar / Panelkapcsolat(1982) isimli yapımıyla adını Macarlara telaffuz ettirir.
Kim yönetti?
İlk filmlerinde
kendini toplumsal meselelerin
içinde daha sonrasındaki işlerinde ise memleketinde yoksulluğun
içinde kalan insanların
arasında, varoluşsal
soruların
merkezinde bulan Béla Tarr
; her şeyin bir nedeni olduğuna inanır ve insanı da bu neticede evrenin
en küçük parçalarından biri olarak görür. 1988
’de Lanet (Kárhozat), 1994’te -450 dakikalık- Şeytan Tangosu (Sátántangó)
ve 2000’
de çektiği Karanlık Armoniler (Werckmeister Harmóniák)
filmleriyle Macar
yönetmenin
adı
, dünya çapında telaffuz
edilir hâle gelir.
Ne yönetti?
“Çok basit. Kárhozat filminde tamamen
yalnız bir adamımız
vardı. Biz sadece bu adamın toplumdaki
ve evrendeki
yalnızlığını
göstermek istedik. Bu nedenle tabiat
, doğal çevre
ve zamanı
da işin içine sokmamız gerekti. Adamın, sürekli kaybolduğunu gördük
, sonunda kurduğu iletişim tamamen bozuldu
ve bir köpeğe havlar
hâle geldi. Doğaya gitmesinin
nedeni de buydu. Artık daha fazla konuşmak istemiyordu, çünkü yaşamı sona eriyordu.
Sadece bu. Bu iş her zaman çok basittir.”
Cümleleriyle Béla Tarr neyi yönettiğini anlatıyor aslında. Ülkesinin iç bölgelerinde bir maden kasabasında
geçen bu nemli film
, romancı
Laszlo Krasznahorkai'nin
senaryosundan
uyarlanmış; tıraşsız
, önyargısız
bir alkolik olan Karrer’in Titanik Bar
’da şarkı söyleyen isimsiz
, evli bir kadına
olan duygularıyla hayat kalma hikâyesi…
Nasıl yönetti?

Son yıllardaki açıklamalarında
hiç senaryo yazmadığına
dikkat çeken, asıl senaryonun birlikte yaşanılan sokaklar ve insanlar olduğuna inanan, film çekmek için senaryonun bir ihtiyaç olmadığını düşünen
, film çekerken çeşitli notlar
aldığı cebindeki küçük kâğıt
parçalarına kopya çekiyormuş
gibi bakarak filmlerini kaydeden Béla Tarr’ın bu filminin de müzikleri
tıpkı o dediği sokakları
ve insanları
çoğu melodisinde hissettirebilen Mihály Vig’e
ait
. István Szabó
yönetimdeki 1985
Avusturya-Macaristan ortak yapımı Colone Redl
filminin de yapımcılığı yapan József Marx’ın
yapımcılığını üstlendiği filmin kurgusunda; Márta Mészáros’un 1981 Fransa-Macaristan
ortak yapımı Anna
filminden tanınan ve Béla Tarr’ın tüm filmlerinde yer alan Ágnes Hranitzky
bulunuyor. Görüntü yönetmenliğinde ise; Andrei Schwartz’ın 1997 Alman
yapımı Wastelan (Auf Der Kippe)
ve András Jeles’in 2018 Macar
yapımı Sinister Shadow (A Rossz Árnyék)
filmlerinde yer alan Gábor Medvigy
bulunuyor. Filmin oyuncu kadrosu; Székely B. Miklós, Vali Kerekes, Gyula Pauer, György Cserhalmi ve János Derzsi
gibi isimlerden
oluşuyor.Neden yönetti?
Bir başka
Macar yönetmen Miklós Jancsó
gibi uzun planlarıyla ve siyah-beyazdan
vazgeçmeyen görüntü yönetimiyle izleyenleri “hiç”lerine hayran bırakan, mistik ve felsefi derinliğiyle
öne çıkan, Eski Ahit’ten
beri yeni bir hikâye anlatılmadığına inandığı için film izlemeyen, filmlerinde hikâye anlatmaya kalkmayan, senaryo
ve storyboard
gibi süreçleri “aptalca”
bularak kendine özgü bir film üretme şekli benimseyen, son filmi Torino Atı’ndan / A Torinói Ló (2011)
sonra sinemayı bıraktığını açıklayarak bir kez daha şaşırtmayı başaran Béla Tarr, -acemiliğinden
de olabilir- bu filmin yolculuğunda kendisine şaşırır. László Krasznahorkai
ile ilk kez bu filmde beraber çalışan Macar yönetmen, Kárhozat
filmi için başta kadın şarkıcı hikâyesi olarak yola çıksa da sürecin sonunda tamamen yalnız bir adamın bir köpeğe havlar hâle gelişine varır.

Ne zaman yönetti?
1987
yılında çekimlerine başlanan, siyasi ve ekonomik
sebeplerle 1988
yılında çeşitli festivallerin
ardından çok az sinema salonunda gösterime
giren, aslında çok eski bir dostluktan
başlayan 122 dakikalık filmin
yapım sürecini Béla Tarr
şöyle anlatıyor:“
…85’te Akademi’deki bazı arkadaşlarım bana Laszlo Krasznahorkai’den
bahsetmişlerdi
. Daha sonra onunla tanıştık ve çok iyi dost olduk. Elbette ilk olarak aklımızda Sátántangó
vardı, Laszlo’nun
ilk kitabı… Hikâyeye kesinlikle bayılmıştım ve çekmek istemiştim ama bu derece girift
, büyük bir hikâyeye girişmek için yeterli bütçeyi
bulamayacağımı biliyordum. Biz de bunun üzerine çok daha basit ve ucuza mâl
edebileceğimiz bir senaryo
yazmaya karar verdik; Kárhozat işte böyle doğdu.
Fakat film Berlin Film Festivali’nde
gösterildiğinde Macaristan’daki
hemen hemen herkes nefret
etti, Özellikle de politikacılar
. Bana gayet net bir şekilde şunu söyleyen dahi oldu: Bir daha burada asla film çekemeyeceksin!”
Nerede yönetti?
Mekânın önemi
hakkında kararsız
kalınan bu filmin çekimleri Macaristan’ın
iç kesimlerinde gerçekleştirilmiş ve söz konusu barın
adı gerçekten de Titanik Bar.
Kameranın
, Titanik Bar'daki konukları
taramasından sonra Karrer'e
, ardından şarkıcıya ve son olarak grup üyelerine
yakınlaştığı kısımda giren şarkı: “Bitti, hepsi bu. Başkası olmayacak.”
Filmle mükemmel
bir şekilde birleşen, yönetmenin tüm filmlerinin altında yatan ruh hâlini ifade eden bu kısım aslında tüm mekânları; zihnen önemsiz, hikâyenin içinde ise önemli hâle getiriyor.

Kerrer’den parçalanma üzerine: Güzel bir aile hikâyesi.
Ama bu hikâye de diğer hikâyeler gibi bitiyor. Çünkü hikâyeler hüzünlü biter. Bütün parçalanma hikâyelerinin hikâyesi. Kahramanlar hep parçalanır
ve onlar hep aynı şekilde parçalar. Yapmasalardı, parçalanma olmayacaktı adı, diriltme olacaktı.
Ama ben diriltmeden bahsetmiyorum, dediklerim parçalanma üzerine. Dönülmez bir parçalanma...
Yani burada gerçekleşmek üzere olan şey milyonlarca yıkıntının içinden sadece biri.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.