Sinemada gecikmiş aşkın iki yüzü: Mrs. Chan ve Céline

Halil Kirazlı
09:00, 05/03/2026, Perşembe
CategorySkyRoad
Skyroad
Sinemada gecikmiş aşkın iki yüzü: Mrs. Chan ve Céline
Zamanın kıyısında bekleyenler: Mrs. Chan ve Céline

Bazı aşklar yaşanmaz; yalnızca ihtimal olarak kalır, bir anın kıyısında asılı durur. Sinema, tam da bu askıda kalmış duyguların hafızasıdır. In the Mood for Love’daki (2000) Mrs. Chan ile Before Sunset’teki (2004) Céline, aşkı bir başlangıç ya da son olarak değil, gecikmiş bir karşılaşmanın titreşimi olarak deneyimler. Onların hikâyesinde zaman düz bir çizgi gibi ilerlemez; kıvrılır, yavaşlar, bazen de geri dönmek ister gibi duraksar. Kaçırılmış bir an, bütün bir hayatın merkezine yerleşir. Ve o merkez, ne kadar sessiz görünse de içten içe yanmaya devam eder.

Aşk, bu iki filmde de bir olaydan çok bir atmosferdir. Koridorlarda, tren istasyonlarında, kafelerde ve dar sokaklarda dolaşır. Söylenmeyen bir cümle, söylenmiş olanlardan daha ağırdır. Bir bakışın süresi, yılların yükünü taşır. Mrs. Chan ile Céline’in dünyasında asıl trajedi, sevememek değil; sevmenin tam eşiğinde durup geri çekilmektir. Bu geri çekilme, onları kırılgan kılar; ama aynı zamanda hafızalarında silinmeyecek bir iz bırakır.

Mrs. Chan: Bastırılmışlığın zarafeti

Mrs. Chan’in yürüyüşü bile bir iç disiplinin işaretidir. Dar merdivenlerden ağır ağır inerken, sanki her adımını ölçer; arzu fazlası görünür olmasın ister. Wong Kar-Wai’nin kamerası onun yüzünde, boynunda, ellerinde oyalanır; çünkü asıl hikâye sözlerde değil, duraksamalardadır. Evliliğinin ihanetle sarsıldığını öğrendiğinde, kendi duygusunun da bir sınavdan geçtiğini fark eder. Komşusuyla kurduğu bağ, yasaklı bir yakınlaşmadan çok, ortak bir yarayı paylaşma hâlidir. Ama bu paylaşım bile temkinlidir; ikisi de başkalarının yaptığını tekrar etmemek için kendilerini geride tutar.

Mrs. Chan’in arzusu, bastırılmış ama yok olmamıştır. O, sevgiyi yaşamak yerine korur; kirlenmesin, sıradanlaşmasın diye ona mesafe koyar. Belki de bu yüzden aşk, onda bir hatıraya dönüşmeden önce bile nostalji taşır. Zaman onun etrafında ağırlaşır; bir noodle dükkânına yürümek bile sonsuz bir ritüele benzer. Seçimi nettir: arzusuna teslim olmak yerine, onunla yaşamayı öğrenir. Bu tercih, dışarıdan bakıldığında soğukkanlılık gibi görünür; oysa içeride, sürekli ertelenen bir kalp atışı vardır. Mrs. Chan’in yalnızlığı, sesini yükseltmeyen, ama asla susmayan bir özlemdir.

Céline: Konuşarak kaybı onarmak

Céline’in yalnızlığı daha hareketlidir. Yıllar sonra Paris’te Jesse’yle yürürken, sanki zamanın açtığı mesafeyi kelimelerle kapatmaya çalışır. Konuşur, hatırlar, sorgular; geçmişi yeniden kurarak bugünü anlamlandırmak ister. Onun aşkı bastırılmış değil, düşünülmüş bir aşktır. Mrs. Chan’in suskunluğuna karşılık, Céline’in savunma mekanizması konuşmaktır; çünkü konuşmak, duyguyu kontrol altında tutmanın bir yoludur.

Ama kelimeler de her şeyi kurtarmaz. Arada bir, sesi titrer; gözleri bir noktaya dalar ve geçmişin ağırlığı yüzüne yerleşir. Gençlikte kaçırılmış bir tren, yetişilememiş bir buluşma, yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup… Céline için zaman, geri dönmeyen bir nehirdir. Yine de o, nehrin kenarında durup suyun akışını izlemekle yetinmez; içine eğilir, elini suya değdirir. Onun cesareti, arzuyu inkâr etmemesinde yatar. Ama korkusu da aynı yerde saklıdır: Ya bu kez de geç kalırlarsa?

Özlemin iki yüzü

Mrs. Chan ile Céline, aynı eksikliğin iki farklı ifadesidir. Biri susarak derinleşir, diğeri konuşarak hafiflemeye çalışır. Mrs. Chan için aşk, korunması gereken bir iç sırdır; Céline için ise yeniden kurulabilecek bir ihtimal. Biri geçmişi gömmeyi seçer, diğeri geçmişi bugüne taşır. Ama her ikisinin de hayatında, kaçırılmış bir anın gölgesi vardır.

Zaman, Mrs. Chan’in dünyasında ağır bir perde gibi iner; Céline’in dünyasında ise akşamüstü ışığı gibi hızla kayar. Yine de sonuç değişmez: aşk, gerçekleştiği kadar gerçekleşemediği hâliyle de insanı biçimlendirir. Onların hikâyesi, kavuşmanın değil, gecikmenin şiiridir. Ve belki de bu yüzden kalıcıdır; çünkü bazı aşklar, yaşandıkları için değil, tam yaşanamadıkları için unutulmaz olur.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026