Türkiye’den seri katil çıkar mı: Şahsiyet dizisiyle açılan tartışma

Son dönemde online platformlarda boy gösteren Türk dizileri arasında, bir seri katil hikâyesini odağına alan Şahsiyet de yer alıyor. Senaryo yazarlığını romanlarından tanıdığımız Hakan Günday, yönetmenliğini Onur Saylak, başrol oyunculuklarını ise Haluk Bilginer ve Cansu Dere’nin üstlendiği dizi, emekli bir adli kâtip olan Agâh Beyoğlu isimli karakterin emeklilik günlerinde sürpriz şekilde bir seri katile dönüşmesini konu alan gerilimli hikâyeyi ekrana taşıyor. Puhu TV’de gösterime giren polisiye-dram türündeki dizi, çarpıcı hikâyesi, gerçekçi karakterleri ve oldukça etkileyici görsel yönetiminin yanı sıra retro tarz mekân, dekor ve kostüm seçimleriyle de kült bir yapım olmaya aday bir dizi olarak dikkat çekiyor.
Türkiye’den seri katil çıkmaz mı?

Zira internette yapılacak basit bir araştırma, cinnetin yansıması olan adlî vakalar dışında, Türkiye’nin yakın tarihinde onlarca seri katilin var olduğunu ortaya koymaya yetiyor.
Şiddet ve temsili

Reklam
Diğer şiddet türleri gibi büyük oranda içgüdüsel ya da çevre etkenlerinden kaynaklanan cinayet olgusu, özel şiddet olmanın yanı sıra kaba kuvvet, bedensel ya da ruhsal acı çektirme ve işkence vb. davranışlar içerdiği durumlarda “fiziksel/bedensel şiddet” türlerini de kapsayabiliyor.
Cinayet olgusunun bir birey eliyle süreklilik kazanmasını ima eden katl vakaları ise amacı doğrultusunda en az üç cinayeti benzer yöntem, araç/silah ve ritüel/tören ile işleyen suçlunun “seri katil” olarak anılmasına neden oluyor. Bu farklı kategorilendirme sonucu, seri katiller diğer katl faillerinin aksine, bu kimlikleri nedeniyle her zaman “daha çok korkulan ve ilgi gören” olmayı başarıyorlar. Peki, seri katillerden neden daha çok korkuluyor ve neden onlar daha çok ilgi görmeyi başarıyorlar?
- Yani şiddetin ne olduğundan öte, failin eylemini meşrulaştırma, gerekçelendirme biçimini daha dikkate değer buluyor. Dolayısıyla, cinayetlerini süreklilik, yöntem, silah ve tören ile işlemeleri nedeniyle “seri katil” olarak anılan failler, uyguladıkları “özel şiddet”in yanı sıra farklı tarzları nedeniyle şiddeti temsil ve savunmalarında eylemlerini meşrulaştırma gerekçeleri ve biçimleriyle de farklı bir yere oturup, “daha çok korkulan” olarak ilgi görmeyi başarıyorlar.
Bu bağlamda, Şahsiyet dizisinin odağında yer alan Agâh Beyoğlu karakteri, tüm bu tanımlamaları fazlasıyla üzerinde taşıyan bir isim olarak, seri katil merkezli polisiye ve dram türlerine meraklı izleyiciler için gerilimli ve heyecanlı bir seyre kapı aralıyor.
Şahsiyetten bir kez ödün verince

Hastanede konulan teşhis sonucu Alzheimer olduğunu ve yakında her şeyi unutmaya başlayacağını öğrenen Agâh Bey, unutkanlığın kendisini vicdanıyla baş başa kalmak zorunda bırakmayacağını düşünerek, görüp uzun yıllar susmak zorunda kaldığı yanlışların hesabını görmeye yöneliyor ve seri cinayetler işlemeye başlıyor.
Reklam
Hastalığıyla birlikte aradığı fırsatı bulduğunu düşünen Agâh Bey, onlarca yıl çok önemsediği şahsiyetini kaybetme ve vicdanıyla baş başa kalma korkusunu geride bırakarak, yıllardır yaşadığı dilemmaya bir son veriyor. Beyefendi tavırları, zekâsı, derin bilgisi ve derinliği, olaylara yaklaşımdaki gerçekçiliği ile dikkat çeken Agâh Bey, işlediği cinayetler sonrası etrafından üzerine yönelebileceğini düşündüğü şüpheleri savuşturmak adına ortaya koyduğu pragmatizmle bambaşka bir karaktere bürünüyor.
Hayatının normal seyrettiğini göstermek, eylemlerini gizlemek ve şüpheleri savuşturmak adına birbiri ardına söylemek zorunda kaldığı yalanlar sonucu şahsiyetinden ödünler vermeye başlayan Agâh Beyoğlu, edindiği yeni kimliğin şahsiyetine yapacağı olumsuz etkileri de görmezden gelme yoluna gidiyor.
Dizi karakterlerini tanımaya başladığımız ve Agâh Beyoğlu’nun cinayetleri neden işlediğini anlamakta zorlandığımız ilk üç bölümünün ardından ise tüm suç ve şiddet dalgasını tetikleyen sır perdesinin aralanmaya başladığına ve büyük bir suç zinciri ve dram barındıran çok aktörlü travmatik bir geçmişe tanık oluyoruz.
Geçmiş asla silinmez

Dizideki diğer ana karakterlerden Nevra Elmas ise idealizmi nedeniyle özel sektördeki başarılı kariyerini bırakarak polisliği tercih etmiş bir isim.
Cinayet Büro Amirliği’ndeki tek kadın polis olan Nevra, cinsiyetçiliğin neden olduğu mağduriyetleri yaşayan, cinayet büronun basit kâğıt işlerini yapması istenen, halkla ilişkiler ve PR aracı olarak kullanılmanın dışında bir görevde değerlendirilmek istenmeyen ancak kendisini bir anda seri katil soruşturmasının merkezinde bulan bir isim.
Nevra karakterini bu soruşturmanın merkezine oturtarak vazgeçilmez kılacak durum ise ustaca cinayetler işleyen ve her cinayetinde mesajlar göndermeyi ihmal etmeyen Agâh Beyoğlu’yla ortak bir geçmişe ve paralel hayatlara sahip olmaları.
Reklam
Meşhur Çin özdeyişinde olduğu gibi “asla silinmeyen geçmiş”, o geçmişi hiç unutmayan ve sanki bugünler için hazırlanmışçasına titizlikle hareket edip seri cinayetler işleyen Agâh Bey ile bir yandan kendisine hatırlatılacak, diğer yandan da polisliğini icra etmek durumundaki Nevra’yla yeniden kesişen hikâyelerinde billurlaşacak.
Synthwave ve retro tarz farkı
AY Yapım imzalı, her biri ortalama 80’er dakikalık 12 bölümden oluşan Şahsiyet, ana karakterleri Agâh Beyoğlu ve Nevra Elmas’ın yanı sıra başarılı oyunculuklarıyla dikkat çeken birçok gerçekçi karaktere sahip oluşu, kurgusu, merakı sürekli diri tutan sürükleyici ve çarpıcı hikâyesi, çeşitli bireysel ve toplumsal sorunlara incelikle değinmesinin yanı sıra mükemmel görselliği, synthwave tarzı müziği, oldukça beğeni toplayan jeneriği, retro mekânları, dekorlar ve kostümleriyle de ulusal ölçekli yapımların çıtasını biraz daha yükseğe taşıyan bir dizi olarak dikkat çekiyor.
Alternatif Dizi Önerileri
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2025/10/14/04/35/resized_751c5-07607085resized_7f1c694ab1821impulse.jpg- Impulse, yakın zamanda gösterime giren yapımlar arasında en ilginç hikâyeye sahip diziler arasında yer alıyor. Kendini yaşıtları arasında her zaman farklı hisseden Henrietta isimli genç bir kız, ışınlanma yeteneğine sahip olduğunun farkına varıyor. Clay isimli bir çocukla kavgası sırasında bu gücünü istemsizce kullanan Henrietta, Clay’in komaya girmesine neden oluyor. Olayı anlamaya çalışan Clay’in babası ve çevresinin bir sır sakladığını düşünmeleriyle kaçmak zorunda kalan Henrietta, zorlu mücadelesinde yalnız olmadığını da keşfetmeye başlıyor. YouTube Premium’da gösterime giren Impulse, 10 bölümden oluşuyor.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2025/10/14/04/35/resized_655b9-7c9158e9resized_0c0135eef9aefsuccession.jpg- Ünlü distopik dizi Black Mirror’ın ilk sezonunda imzası bulunan İngiliz yazar ve senarist Jesse Armstrong’un yeni dizisi Succession, HBO tarafından ekrana taşındı. Yıllar önce ünlü medya devi Rupert Murdoch ve ailesiyle ilgili senaryosuyla Hollywood’un kapısını çaldığında yapımcı desteği bulamayan Armstrong, 10 bölümlük yeni dizisinde, dünya çapında güce sahip medya imparatorluğunun başındaki kurgu karakter Logan Roy’un sağlığının kötüye gitmesi sonrası, dört yetişkin çocuğunun miras kavgasına tutuşmasını eğlenceli karakterleri ve komik hikâyesiyle ele alıyor.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2025/10/14/04/36/resized_16186-62757304resized_df625677b639ayellowstone.jpg- Ünlü aktör Kevin Costner’ın başrolünde yer aldığı Yellowstone, ABD’de sürekli saldırı altındaki en büyük bitişik çiftliği kontrol eden Dutton ailesi ile en büyük arazi planlamacıları, politikacılar, büyük petrol ve kereste şirketleri ve Kızılderili bölgesi arasında süren acımasız mücadele eşliğinde, şiddet dolu bir dünyayı ekrana taşıyor. Dutton ailesinin gözünden Amerika’nın en iyi ve en kötü hâllerine kapı aralayan western türündeki dizi, yapımcı ve senarist John Linson ile son iki yılın en iyi filmleri arasında yer alan Hell or High Water (2016) ile Wind River’ın (2017) senaristi Taylor Sheridan imzalı usta işi bir yapım.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.