Galatasaray'da Osimhen var ama oyun yok
10:20, 29/01/2026, PerşembeG: Güncelleme: 13:13, 29/01/2026, Perşembe

Manchester City - Galatasaray maçı analizi
Galatasaray, rakiplere bakıldığında oldukça değerli puanlar topladı. US Gilloise ve Monaco maçları ne kadar hayal kırıklığıysa, Ajax, Liverpool ve A. Madrid maçlarındaki performans da bir o kadar tatmin ediciydi.
Galatasaray, rakiplere bakıldığında oldukça değerli puanlar topladı. US Gilloise ve Monaco maçları ne kadar hayal kırıklığıysa, Ajax, Liverpool ve A. Madrid maçlarındaki performans da bir o kadar tatmin ediciydi.
Elbette daha iyisi mümkün olabilirdi, ancak mevcut tablo da “iş görür” seviyede. Şimdi G.Saray’ı Juventus ya da Atletico Madrid bekliyor. İki eşleşme de denge üzerine kurulu maçlar olacaktır. Oyun profilleri düşünüldüğünde Juventus’u tercih etmek daha makul bir senaryo gibi duruyor.

Gol üretim problemi
Gol üretim problemi
Tabloya daha yakından bakıldığında şöyle bir problem göze çarpıyor. Galatasaray, ilk 24 içerisindeki en az gol atan ikinci takım konumunda. Osimhen gibi bir oyuncuya sahip olan bir takım için bu istatistik kabul edilemez. Problem yalnızca bitiricilikte değil; G.Saray
Osimhen’i oyunun merkezine sokmakta ve onu doğru bölgelerde topla buluşturmakta ciddi sorunlar yaşıyor.
Set hücumlarında üçüncü bölge bağlantıları zayıf, ceza sahasına yapılan koşular sınırlı ve forvetle orta saha arasındaki mesafe çoğu maçta fazla açık kalıyor.Reklam

Reaksiyonun en zayıf olduğu büyük maç
Okan Buruk döneminde G.Saray, büyük takımlara karşı oynadığı birçok maçta güçlü reaksiyonlar verdi. Ama M. City deplasmanı, bu anlamda en tepkisiz performans olarak kayda geçti. Topa sahip olmayı seven, oyunu rakip yarı sahaya yıkan bir takıma karşı bloklar halinde derinde beklemek, savunması kolay bir strateji değil. Üstelik stoperlere baskı kurulmadığında,
Guardiola’nın set oyununu seven ve derin blokları açabilen takımına karşı reaksiyon vermek zor bir iş.

İkinci yarıda G.Saray daha dengeli bir oyun oynadı. Torreira ve Yunus’un oyuna girişi, takımın temposunu net şekilde yukarı çıkardı.
G.Saray merkezde daha dirençli, pas sürekliliği daha yüksek bir yapıya geçti.
Torreira’nın ikamesi yok
Torreira’nın ikamesi yok
Okan Buruk’un Torreira ile başlamadığı bu maçta, G.Saray’ın klasik problemi tekrar ortaya çıktı: Ne önde doğru bir pres yapılabildi ne de derinde sağlıklı bir savunma kurulabildi. Torreira’nın olmadığı denklemde G.Saray hâlâ ciddi sıkıntılar yaşıyor. Uruguaylı oyuncu, sahada kaldığı
23 dakikada 21/21 isabetli pas yaptı.
Torreira sahadayken G.Saray’ın pas frekansı ve merkez kontrolü belirgin şekilde artıyor. Torreira, ikamesi olmayan nadir oyunculardan biri. Okan Buruk’un bu tercihi eleştirilmeyi hak ediyor.

Tüm bu eleştirilere rağmen Galatasaray’ın şu gerçeği net şekilde görülüyor: Sarı-kırmızılılar, Avrupa’nın fizik ve teknik kalitesi yüksek takımlarına karşı reaksiyon verebilen bir takım hâline geldi.
Bu, başlı başına önemli bir kazanım ve takdiri hak ediyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.