Hak eden kazandı

Fenerbahçe, Tedesco yönetiminde yükselen bir form ve oyun grafiğine sahip. Bunu Galatasaray karşısında da kullandılar ve farkı kaçırarak kupaya uzandılar.
Domenico Tedesco'nun Fenerbahçe'si her geçen gün oyununu ilerletiyor ve bu sonuçlara da yansıyor. Fenerbahçe en son İsmail Kartal döneminde bu kadar iştahlı oynuyordu. Mourinho döneminde birkaç maç dışında böyle görmemiştik sarı lacivertlileri.
Guendouzi'nin ayağının tozuyla ilk 11'de sahaya çıkması, ilk golü atması, takımın savunma direncini artırması ve 2. bölgede +1 pas istasyonu olarak hücumdaki arkadaşlarını rahatlatması, onun daha ilk maçtan ne kadar doğru bir transfer olduğunu gösterdi. Ben bu tür transferleri sadece maddi açıdan eleştiriyorum. 3 büyük takım da Süper Lig şampiyonluğuyla elde edemeyeceği paralara transferler yapıyor. Sadece Süper Lig şampiyonluğu için bu kadar para harcaman hiç mantıklı değil. Bu kadar para harcanıyorsa Avrupa'da en az yarı final oynanmalı ama o da yok.
Dönelim Süper Kupa'ya. Fenerbahçe, Galatasaray'ı o kadar iyi analiz etmiş ki resmen top oynatmadı rakibine. Ederson kariyerinin en rahat maçlarından birini oynadı belki de. Bunda iki takımın teknik direktöründen malzemecisine kadar motive olma şekli de önemliydi. Okan Buruk, Atatürk Olimpiyat Stadı'ndan nefret ediyor ve bunu her fırsatta dile getiriyor. Açıkçası bu stadı seven biri yok zaten ama Okan Buruk orada oynamaktan ekstra etkileniyor ve bu ruh haline yansıyor. Onun ruh hali de takıma yansıyor. Uzun yıllardır mottosu "Konsantrasyon" olan Galatasaray'ı hiç bu kadar konsantrasyonu bozuk şekilde görmemiştim.
Reklam
Sahada oyunuyla, coşkusuyla, motivasyonuyla kupayı kazanmayı hak eden bir takım vardı ve o kazandı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.