İsmail Kartal 'Kupası yok' diyenlere sinirlendi: 'Benim bir tane kupam var'
09:53, 23/05/2026, CumartesiG: Güncelleme: 10:03, 23/05/2026, Cumartesi

Fenerbahçe'nin başına üç kez geçen ve mevcut teknik direktör adaylarından biri olan İsmail Kartal, verdiği röportajda çarpıcı sözlerle 'kupası yok' diyenlere tepki gösterdi. Fenerbahçe dönemi ile ilgili konuşan İsmail Kartal, Ferdi Kadıoğlu ile ilgili de açıklamalarda bulundu.
Fenerbahçe Kulübü’nde farklı dönemlerde üç kez teknik direktörlük koltuğuna oturan ve sarı-lacivertli camianın mevcut hoca adayları arasında da adı güçlü bir şekilde anılmaya devam eden deneyimli teknik adam İsmail Kartal, Sporcast kanalına gündemi sarsacak nitelikte bir röportaj verdi.

"Benim bir tane kupam var"
Kariyeri ve Fenerbahçe'deki görev süreleri boyunca kendisine yöneltilen "başarısızlık" ve "müzesinde kupa olmadığı" yönündeki eleştirilere oldukça sert ve net bir tonla yanıt veren tecrübeli futbol aklı, "Şimdi şöyle, '3 sefer geldi kupası yok'... Bir kere benim 1 tane kupam var. Galatasaray'ı yenerek Süper Kupa'yı kazandık. Bilmeyenler varsa bunu bir bilsin bir kere.... Bizim kurşunlandığımız sene 3 temmuz süreci devam ediyordu, başkanımız Aziz Yıldırım hapisten çıkmıştı, çok zor günlerdi, ekonomik sıkıntılarımız vardı. Biz her şeye rağmen o takımla son maça kadar şampiyonluk mücadelesi verdik, o sene öyle şeyler yaşandı ki, burada tek tek anlatsam bir çok Fenerbahçeli çok şaşırır. 'Yahu bunlar nasıl oldu, unuttuk' der. Şampiyonluğumuzun nasıl elimizden alındığını ben biliyorum, çok net biliyorum...Şampiyonluğumuzun elimizden alındığını bilen çok iyi biliyor, biz o takımla 74 puan topladık. 3. sene de 99 puan topladık ama şampiyon olamadık." ifadelerini kullandı.

Ferdi Kadıoğlu nasıl sol bek oldu?
Ferdi Kadıoğlu'nun kariyerini değiştiren o meşhur pozisyon dönüşümünü başkan Ali Koç ile yaptığı diyalog üzerinden aktaran deneyimli çalıştırıcı, "Ferdi Kadıoğlu'nun sol bek oynaması kolay olmadı. Ali Başkan'dan istediğimde bir iki oyuncu geldi, istediğim oyuncular değildi. 'Bunlara bu kadar lüzumsuz para vermeyelim, ben takımın içinde bir sol bek çıkarırım' dedim.

'Kimi oynatacaksın?' dedi. 'Ferdi Kadıoğlu' dedim. 'Pereira denedi ama olmadı' dedi. 'Ben şansımı deneyeceğim başkan. Benim farklı bir yöntemlerim var, ben onunla konuşurum' dedim. Ferdi'yi çağırdım, konuştuk, anlattık. Ona hayatımı anlattım. Ben de sol açık, sağ açık, orta saha başlamıştım futbola. Ligin ikinci haftası sağ bek Ünsal abinin kolu kırıldı, Antep'te. Beni sağ beke koydu, o gün bugün sağ bek olduk. Aynısını Ferdi'ye anlattım. 'Bak, benim dediklerimi yap. Sağ bek oynarsan, sol bek oynarsan sen Milli Takım'ın değişmez oyuncusu olursun, Avrupa'nın büyük kulüplerine gidersin' dedim. 'Bana bir hafta müsaade et hocam. Ailemle bir konuşayım, geri geleceğim' dedi. Bir hafta sonra geldi, 'Hoca beni sol bek yap. Bana öğret' dedi. 'Tamam' dedim. Çalışıyorduk, öğretiyorduk falan... Ferdi öyle sol bek oldu." ifadeleriyle genç oyuncuyu nasıl ikna ettiğini anlattı.

"Dzeko ve Tadic ile arkadaş gibiydik"
Takımın lider oyuncularıyla kurduğu sağlıklı diyalog zeminine ve saha içi hiyerarşisine de değinen başarılı teknik direktör, "Dzeko ve Tadic ile arkadaş gibiydik. Onlarla çok net konuşuyordum. Onlar da benle konuşuyordu. Tadić çok soru soruyordu. Her toplantıda el kaldırıyordu. Ben de hepsini detaylı şekilde anlatıyordum. O da, 'tamam' diyordu. Bir yerden sonra artık el kaldırmamaya başladı." şeklindeki sözleriyle takım içindeki taktiksel uyumu nasıl yakaladıklarını örnekledi.

Dünya futbolunun mevcut yapısını ve taktiksel trendlerini de yakından takip ettiğini belirten tecrübeli teknik adam, "Dünya futbolu şu anda içerisinde akışkanlık, savunmadan hücuma hücumdan savunmaya geçişler çok önemli bir hal aldı. Ön alan baskısı zaten onu konuşmaya bile gerek yok. Oyuncuların oyun içerisindeki pozisyondan ziyade asimetrik bir oyun anlayışı hakim oldu. Yani ne demek bu? Oyuncular oyun içerisinde daha fazla rol almaya başladı. Kendi mevkisinin dışında herkes her şeyi yapabilir hale geldi. Ve çok karmaşık gibi görünen ama çok daha bilinçli bunu yapabilen, uygulayabilen takımlar rakiplerine daha fazla üstünlük sağlamaya başladılar. Bence dünya futboluna artık biz de bu taraftan bakmalıyız." değerlendirmesinde bulunarak Türk futbolunun vizyon değiştirmesi gerektiğinin altını çizdi.

"Liverpool Galatasaray'ı şaşırttı"
Avrupa arenalarında oynanan yüksek tempolu ve fizikselliğe dayalı futbol hakkında konuşan İsmail Kartal, "Avrupa'da takımlar yüksek enerjileriyle kaosu kendileri yaratıyor. Örnek; Liverpool - Galatasaray ikinci maç...Liverpool kaos yarattı. Maç sonu çok kötü bitti. Neden? Çünkü buradakinin tam tersini yaptı Liverpool. Sert oynadı. Burada çok yumuşaklardı. Bunu keşfettiler. Ne yaptılar? 'Bu takıma karşı burada çok sert oynamalıyız, yakın oynamalıyız' dediler. Galatasaray'a nefes aldırmadılar. Galatasaray şaşırdı. Burada Liverpool, orada Galatasaray şaşırdı." ifadelerine yer verdi.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.