ÖZEL | Balkanlarda tarihi akşam: GZT Balkan Editörü Kayhan Gül, Kosova - Türkiye maçını değerlendirdi: "Kosova halkı, Türkiye'nin 2014'teki jestini hiç unutmadı"

Türkiye ve Kosova, Dünya Kupası'na katılmak için tarihi bir maça çıkıyor. İlk kez büyük bir turnuvaya katılma eşiğine gelen Kosova'nın ruh halini, Priştine’deki maç atmosferini ve iki halk arasındaki kopmaz bağları GZT Balkan Editörü Kayhan Gül değerlendirdi. Rakamların ötesinde bir mücadelenin portresini çizen Gül; Vedat Muriqi’den Fisnik Asllani’ye, 2014’teki unutulmaz dostluk jestinden Prizren sokaklarındaki Türkçe seslerine kadar, kazananı kim olursa olsun dostluğun baki kalacağı bu özel eşleşmenin tüm şifrelerini veriyor.
2026 Dünya Kupası'na katılmak final maçına çıkacak Kosova ile Türkiye bugün saat 20:45'te tarihi bir maçta karşı karşıya gelecek. Sorularımızı yanıtlayan GZT Balkan Editörü Kayhan Gül, sadece bir futbol müsabakası olmanın ötesinde, bu maçı derin tarihsel bağlar ve toplumsal duygular zemininde de yorumladı.

Nasıl bir maç bekliyorsunuz? Kosova taraftarı bu maça nasıl hazırlandı? Ülke için tarihi bir maç. İlk kez büyük bir turnuvaya katılma şansı geldi.
'Kosova bizim gibi mücadelesi bir takım'
Kayhan Gül: Açıkçası, Türkiye için kolay bir maç olmasını beklemiyorum. Evet, bir tarafta 2 milyonluk küçük bir Balkan ülkesi, diğer tarafta ise 86 milyonluk kocaman bir ülke var. Evet, Kosovalı futbolcuların değeri 110 milyon avro civarındayken, Millilerimizin değeri 440 milyon avrolarda… Ama rakamların lehimize olması, sahada işlerin kolay olacağı anlamına gelmiyor. Kosova, diri ve hareketli bir takım. Ayrıca, tıpkı bizim gibi mücadeleci bir takım. 2016 yılında UEFA ve FIFA’ya üye oldular ve o günden beri her yıl üzerine katarak daha iyi oldular. İlk kez büyük bir turnuvaya katılmaya bu kadar yakınlar. Dolayısıyla taraftarla da futbolcular da bu maça özel hazırlandı. Biletler kısa sürede tükendi. Sadece başkent Priştine değil, tüm ülke bu maça kenetlendi. Rakibin “dost ve kardeş” olarak nitelendirdikleri Türkiye olması, tabii ki onlar için de ayrı bir anlam ifade edecek. Ayrıca, Kosova’da çok fazla Türkiye’de oynayan ya da oynamış futbolcu da var. Kanımca Türkiye net favori, ama böyle maçlarda önceden galibi bilmek çok zor. Zira taktik veya diziliş dışındaki faktörler de çok etkili olacaktır.

Kosova milli takımı büyük emekler vererek buralara geldi. Siz, takımın ruh halini nasıl ifade edebilirsiniz? oyuncuların formunu nasıl görüyorsunuz?
'Ruh halleri ve özgüvenleri yüksek'
Kayhan Gül: Kosova 2008 yılında bağımsız oldu. Ülke çok zorlu bir dönemde geçti, geçmeye de devam ediyor. Genel olarak altyapı açısından istenilen noktada henüz değil. Milli Takım’daki futbolcularının çoğu, Kosova’daki savaş nedeniyle farklı ülkelerde doğmuş ya da oralarda yetişmiş isimler. Ancak her şeye rağmen, küçük bir ülkeyi, futbolun en önemli turnuvasına götürmelerinin önünde sadece bir maç kaldı. Dolayısıyla ruh halleri, özgüvenleri ve moralleri yüksek. Avrupa’nın üst düzey takımlarında oynayan çok fazla isimleri yok. Hepimizin tanıdığı Vedat Muriç, hiç şüphesiz sahdaki en önemli silahları olacak. Aynı zamanda, yine hücum hattında görev yapan ve kısa bir süre önce adı Barcelona ile anılan Fisnik Asllani de etkili bir oyuncu. Ama bireysel olarak değil de takım olarak bakmamız gerek ve Kosova takım olarak iyi bir seviyede.

Reklam
Bu maç biraz da futbolun ötesinde tarihsel bağları güçlü bir şekilde devam eden iki ülkenin karşılaşması…Kosova halkı Türkiye’ye karşı nasıl bir yakınlık hissediyor?
'Kosova'nın birçok yerinde Türkçe resmi dil'
Kayhan Gül: Türkiye, 2008 yılında Sırbistan’da ayrılan Kosova’yı “bağımsız bir devlet” olarak tanıyan ilk ülkelerden biri. Aynı zamanda, Kosova’da NATO çatısı altında görev yapan Kosova Gücü bünyesinde de önemli sayıda Türk askeri, Kosova’da barışı koruma faaliyetleri yürütüyor. Siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz de her geçen yıl artıyor. Ama tüm bunların ötesinde, Kosova ve Türk halkları arasında yaklaşık 7 asır öncesine dayanan kuvvetli bağlar var. Türkçe, Kosova’nın birçok yerinde resmi dil. Hala Prizren’de, Mamuşa’da, Priştine’de, Mitroviça’da yaşayan binlerce Türk var. Buradaki Türk nüfus, Osmanlı döneminden beri bölgede yaşayan ve bugün Türkiye ile Kosova arasında güçlü bir köprü vazifesi üstlenen önemli bir faktör. Futbol özelinde bu dostluğu görmek mümkün. Zira Kosova henüz ne FIFA’ya ne de UEFA’ya üye iken Türkiye A Milli Futbol Takımı Kosova’ya gelmiş ve dost ve kardeş Kosova ile Mitroviça şehrinde özel bir maç yapmıştır. Türkiye’nin 2014 yılındaki bu jesti, Kosovalı futbolseverler tarafından hiçbir zaman unutulmamıştır.

Bu eşleşmenin sokağa ve Kosova insanına veya genel anlamda Balkan ülkelerinin toplumuna yansıması nasıl oldu?
'Türkiye, Kosovalıların “dost” hatta “ağabey” olarak gördükleri bir ülke'
Kayhan Gül: Türkiye de kısmen bir Balkan ülkesi olduğundan buradaki atmosferi anlamamız mümkün. Bu insanlar da tıpkı bizim gibi duyguları ile hareket eden insanlar. Dolayısıyla bu eşleşmenin sokağa ve Kosova insanına yansımasını da bu minvalde değerlendirebiliriz. Türkiye, Kosovalıların “dost” hatta “ağabey” olarak gördükleri bir ülke. Ama Kosova Milli Takımı, ilk kez büyük bir şampiyonaya, hatta en büyüğüne katılmaya sadece bir adım uzakta. Genel olarak maçtan önce ya da sonra büyük bir gerginlik beklemiyorum, ama yine de bir takım taraftar gruplarının taşkınlık çıkarması mümkün. Zira Arnavutlar da bizim gibi duyguları ile hareket ediyorlar. Dolayısıyla maçı kaybetmeleri halinde, umarım yanılırım, birtakım ufak tefek olaylar çıkması olası. Onun dışında maç öncesinde son derece ılımlı ve olumlu bir ortam olacağını düşünüyorum.

Balkanlar’daki Arnavutlar, Türkler ya da Boşnaklar, Türkiye Millî Futbol Takımı’nı izlerken kendi takımlarını izliyormuş gibi hissediyor mu? Bölge insanının böylesi güzel duygular yaşadığına şahit oluyor musunuz?
'Bölgenin Müslüman halkının Türkiye'yi desteklediğine çok kez şahit oldum'
Kayhan Gül: Tabii ki. Eğer Türkiye’nin rakibi kendi ülkelerinin milli takımları değilse bölgedeki Müslüman halkların Türkiye’yi desteklediğine birçok kez şahit oldum. Ayrıca Balkan ülkelerinden çok sayıda futbolcu ya da basketbolcunun Türk takımlarında forma giydiğini dikkate alırsak, Türkiye ve Türk takımlarının durumu da burada yakından takip ediliyor.

Reklam
Bu maçta kazanan kim olursa olsun, sizce aslında kazanan şey ne olacak?
'Türkiye’nin Kosova’ya yakınlığı, Kosova’ya desteği geçici değil, kalıcıdır'
Kayhan Gül: Her şeyden önce bunun sadece bir futbol karşılaşması olduğunu unutmamak gerek. Sosyal medyanın yoğun kullanıldığı böyle bir dönemde karşılıklı provokatif paylaşımlar yapıldığını görüyoruz. Rekabet, tabii ki çok normal. Hele hele Arnavut halkının da tıpkı bizim gibi milliyetçi ve duyguları ile hareket eden bir millet olduğunu dikkate alırsak… Ancak iki ülke halkları da şunun farkındadır ki maçı kazanan kim olursa olsun, kalıcı olan dostluktur, kardeşliktir. Zira Türkiye’nin Kosova’ya yakınlığı, Kosova’ya desteği geçici değil, kalıcıdır. Zaman zaman kopukluklar olsa da biz hep buradaydık, burada olmaya da devam edeceğiz. Zira bizim Kosova’ya bakışımız Batılı bazı ülkelerin bakışı gibi çıkar odaklı ve kısa vadeli değil. Kosova da tıpkı Bosna Hersek gibi tıpkı Sancak bölgesi gibi güçlü bir Türkiye istemektedir. Dolayısıyla maçta kazanan kim olursa olsun, Türkiye – Kosova dostluğu ve kardeşliği güçlenmeye devam edecektir.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.