Öğrenmekten nefret etmek

Altay Cem  Meriç
Altay Cem MeriçGenç Motto Dergi Yazarı
07:00, 02/06/2026, Salı • GZT Haber Merkezi
Öğrenmekten nefret etmek
Görsel

Okul sistemi, kendi içerisinde sürekli “dış motivasyon” kamçılamakta. “Yaparsan şu notu alırsın, bu kitabı okursan sınıfı geçersin, şu kadar puan alırsan öğrendiğine kanaat getiririz.’’ demekte. Gerçekten de gün gelir talebe öyle bir hâle gelir ki “öğrenmekten keyif almak” denilen şeyi âdeta unutur.

İnsan fıtratı gereği bilmeye meyleden, bilmekten haz duyan bir varlıktır. Onda merak birazcık kamçılandığında dinlerken gözlerinin parıldadığını, gerçekten bir şeyi kavradığında yüzündeki tebessümü fark edersiniz. Küçük bir çocuğun dahi bir şeyler keşfettiğinde yüzündeki mutluluk kolayca okunabilir. Okul, bu öğrenme şevki çiçeğinin üzerinde yıllarca tepinir. Belli bir yaştan sonra tekrar teşvik ederken yapmaya çalıştığımız şey, bu çamura bulanmış, çiğnenmiş çiçeği diriltmeye çalışmaktır. Hiç çiğnenmeseydi işler bu kadar zor olmazdı.

Unutmuyorum! Bir gün lise öğretmenim, kendi siyasi ideolojisi ile uyumlu bir kitabı tüm sınıfa okumayı zorunlu kılmıştı. Bu kitaptan sınav yapacağını söylemişti. Dış motivasyonu görüyorsunuz değil mi? Öğretmenin kendisi dahi dış motivasyonun kolaycılığına alışmış. İdeolojisini merak ettirmek yahut sevdirmek ile uğraşmıyor. Elinde not gibi bir kamçı var, o hâlde onu neden sırtımızda şaklatmasın?

Okumadım kitabı, yazılı sınav yaptı ve oldukça düşük bir not aldım. Yalan olmasın, 20-30 civarı bir not aldığım kalmış aklımda. Ama okumadım ve bundan haz duydum. Sonra aynı senenin yazında, o kitabı bir sebeple merak ettim. 800 sayfalık o kitabı okumam, üç-dört günümü almıştı. İyi puan almadım, kimse aferin demedi ama o kitabı rafıma dizdim. Okuduğum kitaplar arasına aldım. Hâlen de kitaplığımdadır.

Bilgi ve zekâ etiketleri

Okulun ve öğrenimin dış motivasyona bağlanması, başından sonuna kadar öğrenim karşıtlığıdır. Bu dış motivasyon; sertifikasyon, yani diploma odaklıdır. İlerleyen dönemde ünvan ve puan odaklı bir hiyerarşiye evrilecektir. İlerledikçe uzmanlaşmayı ve daha doğrusu uzmanlaşma sertifikasını esas alacaktır. Eğitimin bütün bu eziyetine katlanan öğrencinin tek maksadı, sertifika/diplomadır. Lise talebesinin istediği şey, daha iyi maddi şartlar ve prestij sağlayan bir memurluk ya da işçilik yapabilme sertifikasıdır (diploma). Talep edilen şey, tıp bilmekten çok sertifikasına sahip olmaktır. Kendi nefsimde ve arkadaşlarımda gözlediğim şey buydu.

Elbette buna sebep olan, çoğunlukla ekonomik durumlardır. Burada kınanacak olan şey, talebe yahut ailesi değildir. Sosyal sınıflar içerisinde bir alttan bir üste çıkmanın en bilinen ve risksiz yöntemi, gerçekten de bu eğitim sirkülasyonudur. Bu sebeple yanıma gelen öğrenciler kitap listesi istediklerinde, “Üniversite sınavına çalışın,” derim. Aksi hâlde hayat, insanın posasını sıkmaktadır.

Burada yazdıklarım; bireyler için değil; toplumlar içindir. Toplumlar büyük ırmaklar ise bireyler küçük yapraklardır. Irmağın tersine yüzmek, neredeyse mümkün değildir. O akış içerisinde sağa ya da sola doğru gitmeyi tercih ederek ufak başarılar elde edebilir. Akışın tersi yönde gitmek, pek mümkün değildir. Ben doktor olmasaydım ve aynı şeyleri anlatsaydım, muhtemelen insanların çok daha azı beni dinlerdi. Zira sertifikasyon, bilgi ve zekâ etiketleri oluşturmaktadır. Daha kötüsü doktor olmasaydım muhtemelen sanayide çalışıyor olacaktım. Günde 12 saat çalışarak bütün bunları okumayı ya da anlatmayı isteseydim dahi, buna vakit bulamayacaktım.

Bu yüzden, -bütün bu durumların farkında olmama rağmen- kendi evlatlarımın örgün eğitiminin iyi olmasına da gayret etmekteyim. Ancak bahsettiğim durumların farkında olmak, örneğin çocuklarımın öğrenme isteğinin yok olacağı dış motivasyona karşı uyanık olmamı, öğrenmenin hazzını dışardan benim hissettirmemi, merak duygusunu kamçılama görevini benim üstlenmemi sağlayacağı için faydalı olur. Her söz, makamında anlaşılmalı.

Öğrenmek, müfredatın sonucu mudur?

Okulların yaptığı bir diğer şey, insanları öğrenmenin müfredatın sonucu olduğuna inandırmasıdır. Aslında müfredatlı her eğitim kurumu, kendi yaptığı biçim dışında öğrenimin olmayacağına insanları inandırmaya çalışmaktadır. Bu, doğal bir motivasyondur. Okul, en sistematik öğretim yeri olduğu için en sistematik vurguyu yapan ona bağlı yerlerdir. Ancak okul dışı dinî eğitim kurumları da bu vurguyu yapar. Pek çoğuna göre İslami ilimler, sadece onların sağladığı koşullar altında öğrenilebilir ve başka şekilde öğrenilemez.

Elbette ben, bunların hiçbirine katılmıyorum. Öğrenmek, çoğunlukla örgün eğitim sonucu ortaya çıkan bir şey değildir. Örneğin İngilizce ile alakalı herhangi bir bölümde okuyan birinin İngilizcesi, çoğu zaman aynı süreyi turist beldesinde garsonluk yaparak geçirenden daha iyi değildir. Yahut herhangi bir dinî ilim dalını hevesle okuyan bir mühendis, standart ilahiyat öğrencisi ya da medrese mezununa nazaran, o konuyu çok daha iyi bilebilir. Bu, müfredatlı eğitim kurumlarının tamamının problemidir.

Bunun kaçınılabilir bir problem olduğu kanaatinde değilim. Yani kendim de müfredat hazırlasaydım, bu durum değişmezdi. Ancak bunun farkında olmak, “diplomaların ne’liğini” anlamak açısından faydalı olacaktır. Müfredat hazırlamak, “Şu olsun, buna vakit kalmaz,” biçiminde yapılmaktadır. Herhangi bir ilahiyat fakültesinin ya da ilahiyat dışı herhangi bir öğretim kurumunun müfredatına bakmak, çoğunlukla yeterli olacaktır.

Örneğin İslami ilim dalları hakkında eğitim veren herhangi bir kurumun müfredatını inceleyin. Eğitim süresi boyunca bu müfredatın hadis usulü, kelam, İslam felsefesi, fıkıh usulü gibi branşlara dair toplam öngördüğü saat sayısını ve ele aldığı eserleri kontrol edin. Ön görülen saat sayısı toplamı ve tamamlanması beklenen eserlere baktığınızda, bu eserlerin ve o saat sayılarının, asla bu branşları öğrenmek için yeterli olmayacağını kolayca fark edersiniz. Bu, felsefe ya da sosyal bilimler alanlarında açılmış fakülteler için de geçerlidir.

Bir istişare...

Aslında bu kurumlar, çoğunlukla kulak dolgunluğu, yani malumat düzeyinde giriş bilgileri verirler. Ancak mesele, burada kalmamaktadır. Müfredat halkta, talebede ve hatta çoğu okur-yazar kişide şu hissi oluşturmaktadır: müfredat, müfredat konularını bilen adam yetiştirmektedir. Nasıl yani? Örneğin bir ilahiyat diploması, neyi bilen insan yetiştirir? Ya da hadis usulü bilen insan, tefsir bilen insan... Bunları tek tek sorsak, “Yok yahu, öyle değil!” cevabı alırız.

Zira işin aslı, müfredat hiçbir şeyi iyi düzeyde öğretmez. Hepsinin karışımından bir meleke oluşturmaya çalışır. Bu meleke, elbette faydalıdır ama müfredatın içerdiği hiçbir branşta yeterli değildir. Bunu ısrarla tekrarlıyorum, bu kaçınılamaz bir durumdur. Ancak bir diplomanın mahiyetini anlamak açısından önemlidir.



Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026