Öğretmenliğe övgü

Savaş Ş.  Barkçin
Savaş Ş. BarkçinCins Dergi Yazarı
10:00, 20/09/2025, Cumartesi • GZT Haber Merkezi
Öğretmenliğe övgü
Son asrın en büyük siyasetçisi Ömer Nasuhi Bilmen’dir çünkü yazdığı ilmihal ile milyonlarca insanı Allah’a imana ve Resulullah’ın yoluna bağlar.

Hayatımda ilkokuldan doktoraya kadar birçok öğretmenim oldu. Yurtiçinde ve yurtdışında... Bunların büyük kısmının ismini hatırlayamıyorum. Aklımda kalan birkaç hocadır. En başta ilkokul öğretmenim merhume Azamet Salur gelir. Anlı-şanlı başkentimiz Ankara’nın ortasındaki fakirlik adası Yenidoğan’da yaşıyorduk. 1973’te oradaki Yıldırım Beyazıt İlkokulu’nda ilkokula başladım. O yıl Cumhuriyet’in 50. kuruluş yılıydı. Her teneffüste 50. Yıl Marşı’nı hoparlörlerden yayınlıyorlardı. Ezberlemiştik artık. Birinci sınıfı bodrumda, kömürlük boşaltılarak oluşturulmuş bir sınıfta okudum. Doğal olarak sınıfın penceresi yoktu. Sadece üst tarafta eskiden kömür dökmek için yapılmış mazgallar vardı. Oradan günışığı ancak sızıyordu. Artvin Şavşatlı Azamet Hanım altmış altı öğrenciyi okutmaya bu sınıfta başladı. Hepimize disiplin ve şefkat ile yaklaşan güzel bir insandı.

Okulu çok seviyordum, hastayken bile kalkıp gitmek istiyordum. Çünkü okumayı ve öğretmenimi çok seviyordum. Bugün de çocuklara hangi dersleri sevdiklerini sorun. Söyledikleri dersler aslında öğretmenini sevdikleri derslerdir. Peki, bir öğrenci bir öğretmenin neyini sever? Önce karşılıksız sevgisini... Sonra dikkatini ve ihtimamını... Ona değer vermesini... Yani kısacası insanlığını... Her öğrenci bir âlemdir. Saygıyı, sevgiyi ve ilgiyi hak eder. Bunu bilmeyen ve içselleştirmeyen kişiden öğretmen olmaz. Eğitim ile ilgileniyorsanız her bir çocuğu veya genci bir değer olarak görmeniz gerekir. O yüzden öğretmen daha en başında öğrenci ile muhabbet köprüsü kurmalı. Bu köprüyü kurduktan sonra ona her bilgiyi aktarabilir. Zaten unutamadığımız öğretmenler bu muhabbet köprüsünü kurmuş insanlardır.

Gençliğimden beri öğrenmeyi ve öğretmeyi çok severim. İlk derslerimi 1991 yılında sendika eğitimlerinde işçilere verdim. Daha sonra devlete yeni alınan genç uzmanlara eğitimler verdim. Doktoramı alınca bu kez üniversite derslerim başladı. Yıllar içinde Bilkent’te, Gazi’de, Şehir’de, Üsküdar’da, Marmara’da, Sabahattin Zaim’de müzikten tarihe, siyasetten mimariye kadar muhtelif dersler verdim. Uzunca bir süredir çeşitli yerlerde aylık kültür ve eğitim programları yapıyorum. Ayrıca Youtube’daki “MyMecra” kanalında kendi programlarımı üretiyorum.

Derslerimde, sohbetlerimde insanlara çarpıcı, akılda kalan ve işe yarar bir şeyler aktarmayı isterim. Entelce konuşmaktan hoşlanmam, karşımdakinin seviyesini esas alarak anlatmaya çalışırım. Derse ciddi hazırlık yaparım ama derse girince notlarımı bir kenara atar, içimden geldiği gibi konuşurum. Öğrencileri sıkacak tarzda ders vermekten kaçınırım. Temel ilkem şudur: “Ben öğrenci olsaydım ve bir hoca dersi benim anlattığım gibi anlatsaydı sıkılır mıydım?” Bu soruyu kendime sorarak anlatacağım dersi ve örnekleri şekillendiririm. Genellikle oyunlar, canlandırmalar ve şakalar ile dersi renklendirmeye çalışırım. Oyunlar üzerinde uzun uzun düşünürüm, oyun tasarlarım veya bildiklerimi konuya adapte ederim. Bir dönem soyut konuları öğrencilere anlatmak için oyun tasarımı atölyeleri de yapmıştım.

Öğretmenliği çok severim. Eğer bürokrat olmasaydım kesinlikle üniversitede hoca olmak isterdim. Çünkü bir öğretmenin doğruyu benimsetme imkânı bir siyasetçiden, bir memurdan veya başka bir meslekten insandan çok daha fazladır. Etkisi doğrudandır, gözle görülür. Bunun için sohbetlerimde, derslerimde ve imza günlerimde karşımda öğretmenleri veya öğretmen adaylarını görürsem çok mutlu olurum. Arada bir öğretmenler için yaptığım “Çarpıcı Öğretim Yöntemleri” atölyelerini çok önemserim.

Öğrencileriniz, öğretmenler olunca aslında etkinliğiniz katbekat artar. Çünkü tek bir öğretmene bile yeni bir bakış açısı veya bilgi kazandırabilirseniz, onun hayatı boyunca okutacağı on binlerce insanı da etkilersiniz. Allah izin verirse, bu etki siz ölüp gitseniz bile katlanarak nesilden nesile aktarılır. Öğretmenlik tarım yapmaya benzer. Öğrenci bir tarla gibidir. Öğretmen oraya tohumu eker, bakımını yapar. Tohum bakıldıkça gelişir, boy verir, toprağın üzerinde kendini göstermeye başlar. Öğrencide daha önce görülmeyen düşünceler, hâller, sözler, davranışlar ortaya çıkar. Hasadı ise 15-20 yıl içinde yapılır. Hasat mevsimini görmeye belki öğretmenin ömrü vefa etmez ama toplum mutlaka görür. O yüzden öğretmenler hasatçı değildir; tohumcudur, ekincidir. Ekim işini güzel yaparsa Mevla’mız ona olsun, topluma olsun mutlaka hasadı nasip eder.

Bir öğretmenin en önde gelen özelliği muhabbet ve sonra sabırdır. Sabretmek demek çabayı çoğaltmak, beklentiyi azaltmak demektir. Bir kişiye bir tek iyi ve doğru bir şey aktarabilseniz bile bu büyük bir başarıdır. Çünkü eğitimde bir rakamı çok büyük bir rakamdır. Neye göre? Sıfıra göre. Çünkü bir rakamı, sıfıra göre sonsuz bir rakamdır. Çünkü yokluğa göre varlık sonsuz büyüktür. Öğretmen bunu asla unutmamalı. Şevkini kırmamalı, şevkini kırmaya çalışan her kişiye, kuruma, olumsuz duruma karşı direnmeli. Öğretmenliğin dünyadaki ve ahiretteki kârını bilen birisi bunu daha kolay yapar.

Ülkemizde her şeyi siyasete bağlama âdeti vardır. Böyle yapanları kınayamıyorum çünkü maalesef çoğu kere haklıdırlar. Siyaset dendi mi günlük siyasi haberler, nutuklar, hakaretler, iftiralar, bağırtılar, çağırtılar akla gelir. Oysa parti siyaseti, gerçek siyaset değildir. Gerçek siyaset, insan olmak ve insan inşa etmektir. Terbiye ve eğitim insan inşa etme işi olduğu için en önde gelmelidir. Öğretmenler, hocalar, mürşitler, ana-babalar, yazarlar-çizerler, bize doğruyu benimseten herkes gerçek siyasetçidirler. Paraya-pula, yalana-dolana, makama-mülke bakanlar değil insana bakanlar toplumu dönüştürürler. Hem de particiler gibi yalancıktan, göstermelik değil. İçten ve kökten... Olumlu değişim ancak eğitim ve terbiye ile mümkündür. Bir konferansımda dinleyicilere sormuştum: “Ülkemizde son asırda gelen en büyük siyasetçi kimdir?” diye. Çoğu meşhur politikacıların isimlerini saydılar. Ben her söyledikleri isme “Hayır.” diyordum. En son dedim ki: “Son asrın en büyük siyasetçisi Ömer Nasuhi Bilmen’dir. Çünkü yazdığı ilmihal ile milyonlarca insanı Allah’a imana ve Resulullah’ın yoluna bağlar.”

Binalar, duvarlar, sıralar insan yetiştirmez. Bunlar araçtır. İnsanı insan inşa eder. O yüzden dünyayı değiştirmek isteyenler kesinlikle öğretmeni ve eğitimi en başa almalıdır. Bizde yapılmayan bu... Eğitim bizde kanayan bir yara. Çünkü eğitmek için her bir insanı değerli görmek lazım. İnsanı insan olarak görmeyenler, insan yetiştiremezler. Onlar yat deyince yatacak, kalk deyince kalkacak sürü yetiştirmek isterler. Böyleleri için eğitim bir inşa değil inşaat işidir.

Öğretmenlik çilelidir. Ülkemizde bu çileye bir de eğitimdeki çalkantılar, kurumsal zaaflar, liyakat eksikliği, adaletsizlik, kayırmacılık gibi çileler ekleniyor. Maaşlar yapılan işe göre düşük. Hayat çok pahalı. Sistem başarılı olan ve olmayanı ayırmıyor. Milli Eğitim Bakanı olarak atananlara acırım. Çünkü kafalarında birçok proje ile koltuğa otururlar ama bir ay içinde bakanlığın dev iş yükünün altında kalırlar. Zira bu bakanlık bir politika bakanlığından ziyade bir personel ve ihale bakanlığıdır. Yüzbinlerce öğretmenin atama, terfi, nakil, tayin, soruşturma dosyalarından kafalarını kaldırıp etkili bir öğretim sistemi kurmaya vakit bulamazlar. Bu mazeret değil ama yapının mutlaka değişmesi gerekir.

Bugün okullar öğrencileri hayata değil sınavlara hazırlıyorlar. Okullar maalesef gençlerin işsizler ordusuna katılmasını geciktirmek için bekletildikleri bekleme salonları gibi... Bu anlayışla eğitim yapmanın imkânı yok. Eğitimde bazı temel işleri yapsak bile işler bugünkünden iyi hâle gelir. Birincisi, eğitim ciddi bir iş, tatille, bahaneyle, sloganla geçiştirilmemeli, disiplin ve düzen esas olmalı. İkincisi, liyakatli insanların öğretmen olması sağlanmalı. Üçüncüsü, öğrenciler kabiliyetlerine göre ortaokuldan itibaren akademik ve mesleki eğitime yöneltilmeli. Dördüncüsü, öğretmen kalitesini artırmak için onları yetiştiren eğitim fakülteleri adam edilmeli. Beşincisi, eğitim anlayışını her on yılda bir Batılı modele göre değiştirmekten vazgeçip kendi değerlerimizi esas alarak sil baştan tasarlamak gerekli.

Bu devir öğrencinin öğretmene değil, öğretmenin öğrenciye teşekkür edeceği devirdir. Ben genelde derslerimin sonunda öyle yaparım. Çünkü onlar çoğu insan gibi futbol, dedikodu, magazin, oyun ve particilik peşinde koşmuyorlar, kendilerini aşmaya çalışıyorlar. Sayıları az ama değerleri yüksek. Gelecekte toplumda bir yerlere gelecek, erdemleriyle, donanımlarıyla, kişilikleriyle fark yaratacak insanlar da onlar...


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026