Yeni dünya düzeni şekilleniyor…

“Küresel dünya düzeni değişiyor” sözü birkaç yıl öncesine kadar çok iddialı ve büyük geliyordu. Artık pek de öyle değil. Zira 2026’nın ilk günlerinde yaşananlar ve devamındaki olası senaryolar bunu güçlendiriyor. Yıla ABD’nin Venezuela müdahalesiyle başladık ve sırada Grönland mı yoksa İran’ın mı olduğunu tartışarak devam ediyoruz. Uzun süredir tartışılan yeni dünya düzeni artık daha güçlü bir söylem haline geldi. Yeni dünya düzeni söylemi analizlerde sıkça yer alsa da nasıl olacağına dair bir belirsizlik hakimdi. Artık yavaş yavaş bu belirsizlik kalkıyor. Çin’in durdurulamaz yükselişi karşısında ABD’nin küresel güç hakimiyetini koruma çabası yeni dünya düzenini şekillendiriyor. Trump’ın “America First” söylemi de bunu daha görünür kılıyor. Trump göreve gelir gelmez 66 uluslararası kuruluştan çıkmayı öngören kararnameyi imzalamış ve neden olarak da bu kuruluşların ABD’nin çıkarlarına hizmet etmemesini ve ABD’nin egemenliğini kısıtlamasını göstermişti. Bu kuruluşların üyeliklerinden ABD’nin çıkması bir anlamda Venezuela müdahalesi, Grönland ve İran’a yönelik olası senaryolar için de bir anlamda zemin hazırlamaktı. Müdahalelerin hedeflerindeki ülkelerin zengin enerji kaynaklarına sahip olması, bu kaynakların ticaretini çoğunlukla kendi para birimleri üzerinden yaparak doları dışlamaları, zengin nadir elementi rezervlerine sahip olmaları, ticaret yollarında kritik öneme sahip olmaları gibi özellikler tesadüf değil. Hepsi “America First” hedefine hizmet eden girişimler. Bu yılki Davos Zirvesi’ne damgasını vuran Kanada Başbakanı Carney’in de dediği gibi “Kurallar bazlı dünya düzeni çöktü ve artık güçlü istediğini yapar, zayıf katlanmak zorunda. Geçiş dönemi değil kopuşun ortası. ABD entegrasyonu bir silah olarak kullanmaya başladı.” Davos’ta bu yönde açıklama yapan tek kişi Carney değildi, pek çok lider ve analist buna benzer açıklama yaptılar. Davos’tan yükselen ses, aslında bir uyanış çağrısıydı. Dolayısıyla yıllardır konuşulan Yeni Dünya Düzeni yıkılıyor. Ama şöyle bir farkla 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan finansal sistem kalıyor. Bu sistemin kalabilmesi için ulusların güvenliğini korumayı amaçlayan diğer yapılar ise yıkılıyor. Altın ve diğer değerli metallerdeki yükseliş de işte tam da buradan geliyor. Z Raporu’nun Şubat sayısıyla dünyada yaşanan bu değişime ve diğer gelişmelere ışık tutmaya çalıştık.
Keyifli okumalar…

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.