Karamanoğulları’ndan bugüne Barış Manço mirası

Yıldırım  Ağanoğlu
Yıldırım AğanoğluDerin Tarih Dergi Yazarı
10:00, 08/02/2026, Pazar • GZT Haber Merkezi
Karamanoğulları’ndan bugüne Barış Manço mirası
"Bıyıklarımı Göktürklerden, saçlarımı Oğuzlardan aldım."

Vefatının üzerinden 27 yıl geçmiş olsa da kültür ve sanat tarihimize adını yazdırmış bir Türk ozanı olarak Barış Manço bugün yeni nesiller arasında da seviliyor, dinleniyor. Unutulmaz eserleri, Türk kültürüne ve tarihine bağlılığı, Karamanoğullarına uzanan aile kökleri ve daha pek çok yönüyle kendisini yad ediyoruz.

İsmail Hakkı Bey ve Rikkat Uyanık Hanım’ın çocuğu olarak 2 Ocak 1943’de İstanbul’da dünyaya gelen ve 1 Şubat 1999’da 56 yıllık ömrünü yine bu şehirde noktalayan Manço, âşıklık geleneğinin çağdaş bir temsilcisi olarak görülür. Halk kültüründen, sanatından ve edebiyatından istifade etmesi, söz konusu geleneğin biçim ve temalarını sıklıkla kullanması, eserlerinde toplumsal mesajlar vermesi, şarkılarının son dörtlüğüne -âşıkların yaptığı gibi- kendi adını eklemesi bu kanaati destekler niteliktedir. Bu çerçevede, Manço’nun geleneği, dönüştürerek yeniden ürettiği söylenebilir. Uğraşları saymakla bitmez: aranjör, besteci, söz yazarı, TV program yapımcısı ve sunucusu, gazeteci, sinema oyuncusu, seyyah, kültür elçisi ve devlet sanatçısı… Milliyet gazetesinde 14 Kasım 1993 ile 23 Nisan 1995 tarihleri arasında “Oku Bakiim” başlığı altında köşe yazarlığı da yapmıştı. Kısacası o, kabına sığmayan, 7’den 70’e tüm Türkiye tarafından sevilen bir şahsiyetti.

Barış Manço’nun Savaş, İnci ve Oktay adlarında üç kardeşi vardı. Baba tarafı Rumeli kökenli olup annesi Adana Kozan doğumludur. İlk adı “Mehmet” olan sanatçımız, II. Dünya Savaşı yıllarında sulha duyulan özlemle konulan “Barış” ismiyle şöhret kazanmıştır.

Barış Manço, 1958 yılında ilk grubu Kafadarlar’ı kurdu. Ortaokul yıllarında faal olan grup rock’n roll coverları icra ederken, Barış Manço bu yıllarda ilk bestesini yaptı. İlk konserini ise 1959’da Galatasaray Lisesi’nin konferans salonunda verdi. Belçika Kraliyet Akademisi’nde “resim-grafik-iç mimari” bölümünü birincilikle bitirdi.

Türkiye’de 1960’lar yeni arayışların olduğu bir dönemdi. Farklı müzik türlerinin birleşimiyle yeni müzik türleri ortaya çıkmıştı. Türk sanat müziği, Türk halk müziği gibi geleneksel müziklerden beslenen Anadolu rock veya Anadolu pop gibi... Manço da bu dönemde bazı halk türkülerini ve klasik Türk müziği parçalarını rock müziğe uyarlayarak farklı türler arasında köprü kurdu. 1965’te Paris’te Olympia Konser Salonu’nda Fransızca ve İngilizce şarkılar söyledi. Ancak Fransız bir müzisyenin, Manço’nun Fransızca aksanını beğenmediği için plağının çalınmasını yasaklaması onu derinden etkileyecekti. Bu ırkçı tutum, Manço’nun Avrupa kariyerini sona erdirirken, kendi kültürüne daha sıkı sarılmasına vesile oldu. İlk Türkçe besteleri 1967 tarihli “Kol Düğmeleri” ve “Seher Vakti”dir. 1968 başında Mazhar Alanson ve Fuat Güner’le birlikte “Kaygısızlar” grubunda yer aldı. Bu grup, Anadolu türküleri, Doğu ezgileri ve çağdaş Batı müziğini birleştirerek özgün bir tarz oluşturmuştu. Barış Manço, Türkiye şartlarında giyim kuşamı, uzun saçları, bıyığı ve yüzükleriyle marjinal bir görünüme sahip olduğu için başta yadırgansa da, zamanla herkesin kalbinde taht kurdu. “Bıyıklarımı Göktürklerden, saçlarımı Oğuzlardan aldım” derdi.

Popülerliğinin doruk noktası

1970 Kasım’ında Dağlar Dağlar plağını çıkardı. Plağa adını veren şarkı, Barış Manço’nun gitarı ve Cüneyd Orhon’un kemençesi ile kaydedilmişti. Manço’nun sadece rock ile sınırlı kalmayan müzik tarzının başlangıcı olarak kabul edilen bu plak, 700 binden fazla sattı. 1970’te Moğollar ile güçlerini birleştirme kararı aldı. 1972 Şubat’ında adını İstanbul’dan Güneydoğu’ya giden trenden alan Kurtalan Ekspres’i kuran Manço, 1972 Mayıs’ında grubuyla “Ölüm Allah’ın Emri” ve “Gamzedeyim Deva Bulmam” adlı şarkıları kaydetti.

Şubat 1973’te yayımlanan Küheylan şarkısı, Manço’nun siyasal konumuna ilişkin olarak “sağcı” olduğu yönünde bir algının oluşmasına neden oldu. Parçada geçen bazı sözler Orta Asya özlemi olarak algılanmıştı. Askerliğinin sonlarında Hey Koca Topçu/Genç Osman plağını çıkardı. Genç Osman’ın bir serhat türküsü olması, Manço’nun bu defa da “ülkücü” olarak eleştirilmesine neden olacaktı. İlk video klibini bu dönemde “Hey Koca Topçu” şarkısı için çekti ki klipte Manço ve Kurtalan Ekspres üyeleri yeniçeri ve mehter kıyafetleri içinde boy göstermişti. 70’lerin ortalarına doğru Cem Karaca solun, Barış Manço ise sağın sembolü olarak görülüyordu. Ancak Barış Manço, ülkücüler kendisine tezahürat yapınca, sol yumruğunu kaldırıp kimsenin adamı olmadığını ve bütün Türk halkına hitap ettiğini vurgulayacak kadar cesurdu.

1982 yılında Türk ilerici rock şarkılarından biri olarak kabul gören “Dönence” ve günümüzde “Dağlar Dağlar”dan sonra en popüler şarkısı olarak kabul edilen “Gülpembe”nin yer aldığı Sözüm Meclisten Dışarı albümüyle birlikte popülerliğinin doruk noktasına ulaştı. 24 Ayar (1985) albümüyle birlikte Manço’nun ezgisi değişmeye başladı. O dönemde dünyada rağbet gören elektronik pop, tekno-pop ve yeni akım etkileşimiyle dikkat çeken bu albümdeki “Lahburger” adlı parça, Doğu-Batı gerilimine ve sanatçının bu iki kültürün tam ortasında yer alışına vurgu yapmaktadır. Sahibinden İhtiyaçtan (1988) ve Darısı Başınıza (1989) albümleri ve “Domates Biber Patlıcan”, “Kara Sevda”, “Can Bedenden Çıkmayınca”, “Nane Limon Kabuğu” gibi hit parçaları döneme damgasını vurdu. Mega Manço (1992) albümünde “Ayı”, “Süleyman” şarkılarıyla yine sıra dışı tavrını ortaya koydu. Müsaadenizle Çocuklar’ı (1995) takip eden Mançoloji albümü vefatının hemen ardından çıktı ve 2,6 milyon satarak 1999 yılının en çok satan albümü oldu.

7’den 77’ye herkesin beğendiği program

1975 yapımı Baba Bizi Eversene, sanatçının tek sinema filmidir. Bu filmde başrol oynayıp müzikleri yaptı. Ekim 1988’de TRT 1 kanalına, o güne kadar benzeri yapılmamış bir program önerdi. Çocuk ve aileye yönelik eğitici-eğlendirici bir dünya belgeseli olan ve yayına girdiği günden itibaren milyonları ekrana kilitleyen “Barış Manço ile 7’den 77’ye” 1998 yılının haziran ayında, 378. kez ekrana gelerek Türk televizyonculuğunda ulaşılması zor bir rekora imza attı.

Barış Manço bu programda ekibiyle 150’den fazla ülkeyi ziyaret edip tanıttı. Programın “Adam Olacak Çocuk” adlı bölümünde çocuklara yeteneklerini sergileme fırsatı verip dönemin en başarılı televizyon yüzü oldu. Programın bir başka bölümü olan “İkinci Kahvaltı”da ileri yaştaki izleyicileri misafir etti. “Dönence” ve “Dere Tepe Türkiye” ile de seyyah yönüyle gönüllere yerleşti. “Ekvatordan Kutuplara” isimli programda ekibiyle birlikte beş kıtada 100’ü aşkın bölgeye gitti. “4×21 Doludizgin”de ise muhtelif alanlardaki konuklar ağırladı.

Ertuğrul Fırkateyni’nin Japonya’ya gönderilmesinin 100. yılı münasebetiyle 1990 yılında düzenlenen “Türk-Japon dostluğu” etkinlikleri kapsamında Japonya’da ilk konserini verdi. Bu konseri Japon veliaht prensi de izledi. 1991’de Tokyo Soka Üniversitesi’ndeki konser sırasında Manço’yla birlikte Soka Üniversitesi Rektörü ve Soka Vakfı başkanı Daisaku İkeda’nın bayraklarla “Kara Sevda” şarkısını söylemesi Türkiye’de konserin ilgi görmesini sağladı. 1995 tarihli Japonya turnesini, 1996’da konser albümü Live in Japan takip etti.

Türk kültürüne ve sanatına hizmetle geçen ömrü 1 Şubat 1999’da nihayete eren Manço, her yaştan binlerce seveninin katıldığı cenaze merasiminin ardından, vasiyeti üzerine doğduğu şehir olan Ankara’da bulunan Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilmiştir. Ruhu şad olsun.

“Karamançozadeler”

Savaş Manço’nun anlattığına göre Karamanoğlu İbrahim Bey’in dört oğlundan biri olan Osman Bey, Alanya’da Gedik Ahmed Paşa’ya esir düşer ve aman dileyerek Osmanlı hizmetine girer. Fatih Sultan Mehmed de ona Rumeli’de Selanik’e bağlı Serfice boylarında bir uç beyliği bahşeder. Karamanzade Osman Bey, yeni memleketinde çok sevildiğinden ailenin adına, mahallî ağızda sevilen insanlar için sıkça kullanılan “-ço” eki ilave edilir. Karamanzade Osmanço Bey’den sonra ailenin adı Karamançozadeler olarak anılır. 1875’te bölgedeki huzursuzluk sebebiyle Karamançozadeler İstanbul’a göç etmek zorunda kalırlar. “Gülpembe” ve “Süper Babaanne” gibi otobiyografik şarkılar ailenin bu büyüklerine yazılmıştır. Soyadı kanunu gelince aile, “kara” kelimesini atarak “Manço”yu soyadı olarak kullanmaya başlar.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026