Bölücülük hayali çocukluk masumiyetini yutuyor SDG'nin çocuk askerleri

SDG kontrolündeki bölgelerde çocukların askere alınması, Suriye’ye dönük hırsları ve emelleri bulunan uluslararası güçlerin, bölgede gerginliği sürdürmek için bölücü unsurları nasıl bir araç olarak kullandığının en açık kanıtıdır. Suriye’nin çocuklarını, koca bir neslini böylece heba etmek, ülkenin kaynaklarını sömürmenin ve kaosu uzatmanın başka bir yolundan ibarettir. Suriye halkının farkındalığı ve Suriye devletinin kendi topraklarının her karışını geri alma kararlılığı sayesinde bu kâbus sona erecektir. Ve artık çocuklarımız ait oldukları okul sıralarına geri dönecektir.
Suriye Arap Ordusu, istikrarlı adımlarla kuzey ve doğu bölgelerinde stratejik ilerleyişini sürdürerek, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) saflarında hızlı bir çöküşe yol açan çabuk ve şaşırtıcı bir zafer elde etti.
SDG'nin, uluslararası Kürt partileri ve örgütlerinden (PKK vd.), Amerika Birleşik Devletleri'nden ve Esed rejiminin kalıntılarından aldığı askeri ve lojistik desteğe rağmen bu ittifak işe yaramadı. Halep şehrindeki mahalleleri rekor sürede ele geçiren, peşinden Rakka şehrini kurtarıp Deyrizor ve stratejik Tabka Barajı'nı kontrol altına alan Suriye Ordusu’nun darbeleri, SDG’yi darmadağın etti.
Bu askeri çöküş, Suriye devletinin kendi topraklarındaki hâkimiyetini yeniden tesisiyle son nefesini veren bölücü projenin ne denli zayıf ve kırılgan olduğunu da ortaya koydu.
SDG liderliği mevzilerinden çekilirken ve Suriye halkı örgütün tasallutundan kurtulmalarını kutlarken, sözde "Özerk Yönetim" henüz ergenlik çağında eline silah tutuşturdukları çocukların cesetlerini ailelerine teslim ediyor.
Suriyeliler derin bir nefes çekerek hürriyeti solurken, Haseke, Menbic ve Aynularap’taki aileler kaybettikleri çocuklarının yasını tutuyor. Bu çocukların cesetleri, SDG tarafından üzerine "şehit" yazılı tabutlarla evlerine geliyor. Suriye ordusunun ilerlemesini durdurmak için bu çocukları intihar bombacısı yapan da yine bu örgüt değil miydi? Kendi günahlarını gizleyerek çocuk cesetlerinden medet uman kim?
Emare Halil: Bir annenin yürek yakan çığlığı
Bu hikâyeler arasında Emare Halil'in trajedisi öne çıkıyor. Emare bir asker, bir savaşçı değildi. SDG'nin "Devrimci Gençliği" tarafından kaçırılmadan önce kendi hayatını yaşayan bir kız çocuğuydu.
Annesinin yürek yakan görüntüleri birçok kişiyi gözyaşlarına boğdu. Örgüt tarafından kaçırılan kızının bulunması için bütün dünyaya yalvarıyor ve örgütün o saçma "gönüllülük" safsatasını çürütüyordu. Hayır, bu kız çocuğu o savaşa gönüllü gitmemişti. Ailesinden silah zoruyla koparılıp birileri tarafından ön cepheye bilerek sürülmüştü. Annenin feryatları arşa çıktı fakat bu feryatları kimse duymadı. Emare okuyacak, önce mezuniyet cübbesini, sonra da beyaz gelinliğini giyip annesiyle kol kola mutlu pozlar verecekti ama o savaştan geri dönemedi. İdeolojik saçmalıklara maruz kaldı, kendisine ait olmayan bir savaşa sürüldü ve sonunda bölücü bir hevesin yakıtı haline gelmiş cansız bir beden şeklinde acılar içindeki annesinin kollarına bırakıldı.
"Devrimci Gençlik" yahut ölümün takdisi
Küçük çocukları kaçırıp devşirme operasyonları her zaman "Devrimci Gençlik Hareketi" adı verilen iğrenç bir kol marifetiyle yürür; bu hareket, okullardan ve sokaklardan çocukları kandırıp eline silah tutuşturma konusunda uzmanlaşmıştır.
Okul bahçesinden veya sokaktan kaçırılan çocuklar, en başta gerçeklikle ve elbette aileleriyle olan bağlarını tamamen koparan, o kaskatı ideolojik "beyin yıkama fabrikası"na dönüşmüş kamplara götürülürler.
SDG'nin, çocukların askere alınmasını önleyen Birleşmiş Milletler hukukunu çiğnediğini; dahası uluslararası kuruluşların 2024-2025 yıllarında buna dair onlarca vakayı belgelemesine rağmen "endişe" ifadelerinin ötesinde herhangi bir yaptırımda bulunan olmadığını biliyor muydunuz? Bu konuda aksiyon almayan başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün uluslararası kurum ve kuruluşlar SDG’nin suç ortağıdır.

Sosyal deprem: İnsanlığın geleceği yok ediliyor
Bir çocuğun zorla kaçırılıp askere alınması, üç merhalede insanlığın geleceğine suikasttır:
● Çocuk açısından: Başta ölüm ve kalıcı sakatlık riski olmak üzere, kronik psikolojik travma ve hayata dair değer yargılarında kayıplar söz konusudur.
● Ebeveynler açısından: Sevdiklerini koruyamama çaresizliği, kavuşamama acısı vb. sıkıntılardan doğan ağır psikolojik travmalar.
● Toplum açısından: Ailenin dolasıyla millî dokunun parçalanması, militarize bir toplum yapısına doğru ivmelenme, eğitim ve üretim odaklı bir kültür yerine şiddet odaklı bir kültürün yayılması.
SDG, işgal ettiği bölgelerde hiçbir çocuğa acımamıştır. Kaçırma hâdisesi hem Kürtleri hem Arapları hem de diğer toplulukları hedef almıştır. Kürt çocukları genelde ideolojik güdümlü "intihar operasyonlarında" kullanılırken, Rakka ve Menbic'den kaçırılan Arap çocukları ise Mayar el-Mar'i ve Aya Hammam vakalarında olduğu gibi, çatışmayı sürdürmek amacıyla cephe hatlarında "canlı kalkan" olarak kullanılmıştır.
Uluslararası hırsların insafına kalan çocuklar
SDG kontrolündeki bölgelerde çocukların askere alınması, Suriye’ye dönük hırsları ve emelleri bulunan uluslararası güçlerin, bölgede gerginliği sürdürmek için bölücü unsurları nasıl bir araç olarak kullandığının en açık kanıtıdır.
Suriye’nin çocuklarını, koca bir neslini böylece heba etmek, ülkenin kaynaklarını sömürmenin ve kaosu uzatmanın başka bir yolundan ibarettir. Suriye halkının farkındalığı ve Suriye devletinin kendi topraklarının her karışını geri alma kararlılığı sayesinde bu kâbus sona erecektir. Ve artık çocuklarımız ait oldukları okul sıralarına geri dönecektir.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.