Hürmüz'deki kriz, Babül Mendeb Boğazı'nın önemini bir kez daha ortaya koydu

Yemen'deki İran destekli Hûsîlerin, ABD/İsrail-İran Savaşı'na dahil olmasıyla Hürmüz'de krizlerin yaşandığı dönemde Babül Mendeb Boğazı'nın önemi yeniden gündeme geldi. Daha önce füze ve İHA saldırılarıyla Babül Mendeb'de birçok kez farklı ülkelere ait gemileri hedef alan Hûsîlerin savaşa dahil olmasıyla Kızıldeniz’deki ticari gemi trafiğine yönelik tutumları da önem kazandı.
Hûsîlerin, 28 Şubat'ta başlayan savaşa 28 Mart'ta İsrail'e füze atarak dahil olması, Hürmüz Boğazı'nda krizlerin yaşandığı dönemde gözleri Babül Mendeb Boğazı'na çevirdi.
Hûsîler, İsrail'i hedef alan saldırılar düzenlese de henüz Babül Mendeb Boğazı'na yönelik bir adım atmadı.
Boğazın Yemen tarafındaki kıyı şeridinin önemli bir kısmını elinde tutan Hûsîler, daha önce füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla birçok kez farklı ülkelere ait gemileri hedef aldı.
Hûsîlerin savaşa dahil olması, Hürmüz'deki durum nedeniyle enerji krizi yaşanan bir ortamda daha büyük krizlere yol açabileceği tartışmalarına yol açtı.

Babül Mendeb Boğazı
Kızıldeniz'in güney ucunda, Arap Yarımadası ile Afrika arasında yer alan Babül Mendeb Boğazı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu ile birleştiriyor. Boğaz, ayrıca deniz ticaretinde Asya, Afrika ve Avrupa'yı birbirine bağlıyor.
En dar noktası yaklaşık 26 kilometre genişliğinde olan boğaz, Mısır'ın kuzeyinde Süveyş Kanalı'nın inşa edilmesiyle Akdeniz ile Doğu Asya arasındaki bağlantının bir parçasını oluşturarak stratejik ve ekonomik önemini artırdı.
Babül Mendeb, dünyanın en kritik deniz ticaret hatlarından biri olarak öne çıkıyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 10'u buradan sağlanıyor. Günlük yaklaşık 4 milyon varil petrol ve petrol ürünü, Babül Mendeb üzerinden dünya pazarlarına ulaşıyor.
Bu durum, varil fiyatının ortalama 70-80 dolar bandında hesaplanması halinde 300-350 milyon dolarlık enerji akışı anlamına geliyor.

BM Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre de küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12’si, Süveyş hattını kullanırken Babül Mendeb'in bu hattın giriş ve çıkış noktalarını oluşturması önemini artırıyor.
Dünya Bankası'na göre Kızıldeniz hattı, küresel konteyner trafiğinin önemli bir oranı için kritik bir koridor konumunda bulunuyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı'nda süregelen jeopolitik gerilimle Babül Mendeb'in stratejik önemini ortaya koyuyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki krizin ardından Süveyş hattının devre dışı kalmasının hem enerji hem de ürün tedariki açısından yeni bir krizin habercisi olacağı belirtiliyor.
Hûsîlerin, Babül Mendeb Boğazı'ndan geçişleri engellemek için atabileceği olası adımlar, Süveyş hattını kullanan gemilerin, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’na yönelmeye mecbur kalması anlamına geliyor.
Hûsîler, 28 Mart’tan sonra İsrail’i balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları ile hedef aldı.

Hûsîlerin Babül Mendeb'deki etkisi
Yemen’in Kızıldeniz kıyısının büyük bölümünü kontrol eden Hûsîler, hat üzerindeki Hudeyde gibi stratejik limanları da elinde tutuyor.
Daha önce füze ve İHA saldırılarıyla Babül Mendeb'de birçok kez farklı ülkelere ait gemileri hedef alan grubun savaşa dahil olmasıyla Hûsîlerin, Kızıldeniz’deki ticari gemi trafiğine yönelik tutumları da önem kazandı.
Haziran 2025'te İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), Babül Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'nde ABD bağlantılı ticari gemiler için yüksek tehdit bulunduğunu bildirmişti.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.