İran füzeyle o üssü vurdu, yağış başladı: ABD ve İsrail yağmurlarımızı mı çalıyor?

İran'ın Afganistan Büyükelçiliği hesabından atılıp silinen bir tweet, Orta Doğu'da suları ısındırdı. İddiaya göre İran füzeleri, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir radar üssünü vurduktan sonra İran ve Irak'taki kuraklık aniden bitti ve yağışlar başladı. İklimin bir silah olarak kullanılarak komşu ülkelerin yağmurlarının çalındığı yönündeki bu çarpıcı iddialar, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Türkiye'nin güney sınırlarının hemen ötesinde, İran ve Irak'ta son haftalarda yaşanan ani meteorolojik değişimler, siber uzayda çarpıcı bir iddiaya dönüştü. İran'ın Afganistan Büyükelçiliği’ne ait resmi sosyal medya hesabından paylaşılan ve dakikalar içinde silinen bir mesaj, bölgedeki jeopolitik gerilimi iklim tartışmalarıyla birleştirdi. Silinen tweette, İran füzelerinin Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) konuşlu AN/TPY-2 radar üssünü yerle bir ettiği ve bu hedefin vurulmasının ardından uzun süredir kuraklık çeken İran ile Irak topraklarında aniden şiddetli yağmurların başladığı öne sürüldü.

İklim manipülasyonu ve BAE radar üssü iddiası
Söz konusu diplomatik krizin ardından sosyal medya platformlarında yayılan söylentiler, vurulduğu iddia edilen askeri tesisin yalnızca balistik füzeleri izlemediğini, aynı zamanda hava şartlarına da doğrudan müdahale ettiğini ileri sürüyor. Dolaşıma giren senaryolara göre; bu üs, yüksek frekanslı dalgalar yayarak atmosferde yapay basınç alanları oluşturuyor ve yağmur yüklü bulutların rotasını değiştiriyordu. Ortaya atılan iddialar, bu "iklim silahı" teknolojisinin, başta İran olmak üzere bölgesel su kaynaklarını kurutmak, tarım ile hayvancılığı bitirmek ve geniş coğrafyaları insansızlaştırarak çöle çevirmek amacıyla kullanıldığını savunuyor.

Tahran'ın taşınması planı
BAE'deki üssün faaliyet dışı kaldığı iddiasının yayılmasıyla eş zamanlı olarak, Irak ve İran'da periyodik olarak her hafta yoğun yağışların başladığı ve hava sıcaklıklarının savaş öncesi döneme kıyasla 5 derece düştüğü rapor ediliyor. Özellikle İran'ın son yıllarda mücadele ettiği derin su krizi göz önüne alındığında, bu meteorolojik tablo bölgesel aktörler için daha da dikkat çekici hale geliyor. Bilindiği üzere, su kaynaklarının tükenmesi nedeniyle yaşanan ağır kuraklık, Tahran hükümetini başkenti ülkenin güney kesimlerine taşımayı resmi makamlarda ciddi olarak tartışmaya itmişti. Yağışların aniden geri dönmesi, bölge halkındaki "yağmurlarımız çalınıyor" şüphelerini daha da alevlendirdi.
ABD daha önceden bunu silah olarak kullandı mı?
Meteorolojik olayların bir askeri strateji aracı olarak kullanılması, uluslararası savunma literatürü için tamamen yeni bir tartışma değil. Bugün BAE ve İsrail ekseninde ortaya atılan "yağmur hırsızlığı" iddialarını destekleyenler, Amerika Birleşik Devletleri'nin geçmiş savaş tecrübelerini referans gösteriyor. Resmi askeri belgelere de yansıyan kayıtlara göre ABD ordusu, Vietnam Savaşı sırasında iklimi etkili bir silah olarak kullanmış; düşman kuvvetlerinin lojistik yollarını çamura bulamak için muson yağmurlarını yapay olarak manipüle etmişti. Günümüzde yeniden alevlenen bu teknolojik savaş iddiaları, Orta Doğu güvenliğinin artık sadece konvansiyonel mühimmatlarla değil, atmosferik kontroller üzerinden de şekillendiğini gösteriyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.