İsrail'in Beyrut kuşatmasından sağ kurtulanlar Gazze'de tarihin tekerrür ettiğini görüyor

Ümmühan Kevser Kıpramaz
17:10, 04/01/2024, PerşembeG: Güncelleme: 19:34, 04/01/2024, Perşembe
CategoryMecra
Diğer
Mecra
İsrail'in Beyrut kuşatmasından sağ kurtulanlar Gazze'de tarihin tekerrür ettiğini görüyor
İsrail'in Beyrut kuşatması, Gazze'de tarihin tekerrür ettiğini gösteriyor.

Beyrut sakinleri, İsrail'in 42 yıl önce kuşatma altına aldığı Lübnan’da ortaya koyduğu taktikleriyle bugünkü Filistin’e yönelik işgali arasında büyük benzerlikler olduğunu ortaya koyuyor.

Hamra'nın en parlak dönemi

Uzun süredir Ortadoğu'nun kültürel ve entelektüel merkezi olarak görülen Hamra'da,
Lübnan İç Savaşı
'na giden yıllarda sinema salonlarından yayın evlerine, bölgenin dört bir yanından gelen siyasî muhalifler ve sürgün edilmiş insanlarla dolu kafelere kadar her şey vardı.
Sürgün edilenler arasında Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri
Yaser Arafat
ve ünlü Filistinli yazar ve devrimci
Ghassan Kanafani
de dahil çok sayıda Filistinli vardı.
1970'deki iç savaştan sonra Ürdün'den sürüldükten sonra Filistinli siyasî liderlerin geri kalanıyla birlikte Lübnan'a gelmişlerdi.
İsrail'in Filistin'in büyük bir bölümünü işgal ettiği
1967
’deki savaşının ardından,
1948
'deki
Nekbe
'yle birlikte ikinci bir sınır dışı edilme dalgasıyla yüzleşmek zorunda kalan
yüz binlerce Filistinli, bir kez daha İsrail’in tüm kanlı şiddetiyle evlerinden sürülmüştü.
  • Sürgün edilen Filistinlilerden birçoğu, direniş savaşçılarının İsrail'e saldırılar başlattığı ve sonunda Ürdün'ün onları sınır dışı etmesine yol açan misilleme saldırılarına maruz kaldığı Ürdün de dahil olmak üzere komşu ülkelere gitmişti.
Kasım 1969’da Arafat ve Filistin Silahlı Mücadele Komutanlığı Lübnan'la
Kahire Anlaşmas
ı'nı imzalamıştı; bu anlaşma esasen
Filistinli savaşçıların varlığını ve faaliyetlerini onaylıyor
ve
Filistin'e Lübnan'daki 300 binden fazla Filistinliye ev sahipliği yapan 16 mülteci kampı üzerinde kontrol hakkı
veriyordu.
  • Ancak İsrail, Filistin direnişinin varlığını gerekçe olarak göstererek 1978'de ülkenin güneyinden başlayarak 1982'de başkent Beyrut'a kadar uzanan bölgeyi işgal edip yoğun bombardımanlar eşliğinde şehri kuşatma altına aldı.
İsrail ve Lübnanlı Hristiyan Falanjistlerin, Beyrut’ta hiç Filistinli bırakmama noktasında mutabakata vardığı katliamlardan en korkuncu, 16 Eylül 1982'de başlatılan
Sabra ve Şatilla Katliamı
idi.
20 bin Filistinli mültecinin yaşadığı
Sabra ve Şatilla Mülteci Kamplarına
gerçekleştirilen ve İsrail'in eski Savunma Bakanı Ariel Şaron'un yönettiği üç gün süren saldırılarda,
3 binden fazla savunmasız Filistinli mülteci katledildi
. Çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuklardan oluşan Filistinli mülteciler, milislerin kullandığı ağır silah ve bombaların yanı sıra balta ve kesici aletlerle vahşice öldürüldü.
  • Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan’ın, İsrail Başbakanı Menachem Begin ile yaptığı telefon görüşmesinde
    "holokst"
    olarak adlandırdığı söylenen kanlı kuşatma ve katliamın acısı, bugün, o günleri unutmakta zorlanan Batı Beyrutlular için hâlâ taze.

Beyrut – Gazze arasındaki paralellikler

Pek çok Batı Beyrutlu, 42 yıl önce yaşanan kanlı şiddet ile Gazze'de 3 aydır devam eden soykırım arasında paralellikler görüyor.

“İsrail'in taktiklerine şaşırmadım”
diyen Beyrutlu roman yazarı ve şehrin Sivil Savunma Birimi'nin eski üyesi olan Ziad Kaj,

diyor.




Gazze Şeridi
’nde 7 Ekim'den bu yana yaklaşık yarısı çocuk olmak üzere
22 binden fazla Filistinli
öldürüldü.
Batı Beyrut kuşatmasında
ise Beyrut ve çevredeki banliyölerde, yüzde 80'i sivil olan
yaklaşık 5.500 kişinin öldüğü
tahmin ediliyor.

1982'de İsrailliler ve Lübnan Kuvvetleri, Batı Beyrut çevresinde kontrol noktaları kurarak
elektriği kesmişti
. Telefon hatları kesildiği için de dış dünyayla iletişim kurmak oldukça nadirdi.
İsrailli yetkililer sivillere Batı Beyrut'u terk etmeleri çağrısında bulunmuş ve Arafat ile FKÖ'yü
"sivil perde arkasına saklanmakla"
suçlamıştı.



"Batı Beyrut kuşatılmıştı"
diyen Kaj, o günler için
"Ekmek, su veya gaz yoktu ve karadan, havadan ve denizden neredeyse her gün bombardıman yapılıyordu."
diyor.

70'li yaşlarındaki Hamra sakini Ebu Tarık ise, tıpkı bugün Gazze’de olduğu gibi
"Sabahları ekmek arardık ve çoğu zaman onu bulamazdık. Sebze ve et hiç mevcut değildi.”
diye ifade ediyor.
  • İsrailli yetkililerin Hamas'ı sık sık
    “canlı kalkan”
    kullanmakla suçladığı ve nüfusun yüzde 40'ının açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu
    Gazze'de bugün tarih tekerrür ediyor.

Beyrut'ta su kıtlığı
, sakinlerin mide rahatsızlıklarına neden olan tatlı gazlı içeceklere veya kirli kuyu sularına başvurmak zorunda kalması anlamına geliyordu. Gazze'de de insanlar içilemez
tuzlu su
içmeye zorlanıyor
Tıpkı Gazze'de olduğu gibi Beyrut'ta da
o kadar çok ölü ve yaralı
vardı ki doktorların anestezi yapmaya ne malzemeleri ne de zamanları oluyordu.
Aylarca
toplanmayan çöpler
le birlikte artan fare ısırıklarının sebep olduğu
tifo ve kolera salgını
, Beyrutlu çocuklar arasında kontrol edilemeyen bir yangın gibi hızla yayılmıştı. Stres yaygındı ve bombalaman Beyrutlularda aşırı psikosomatik etkilere yol açmıştı.

Gazze'deki sağlık sistemi çöktüğü için insanlarda menenjit, su çiçeği, sarılık ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülüyor.

ABD'li akademisyen Cheryl A Rubenberg, Filistin Çalışmaları'nda, 1982’de
sabah 4.30'da başlayan ve akşama kadar devam eden
bombardımanın sadece bir haftada
"anoreksi, mide bulantısı, ishal, uykusuzluk, tutarlı bir paragraf okuyamama veya yazamama, sürekli rahim kanaması ve sürekli bir sinirlilik ve gerginlik hissi"
yarattığını yazmıştı.

Batı Beyrut sakinlerinin çoğu şehirden ayrılarak dağlardaki veya Doğu Beyrut'taki bölgelere kaçmıştı, ancak bazıları çalışmak veya yağmacıları mülklerinden uzak tutmaya çalışmak için geride kalmıştı.

"Beyrut'u yok etmek isteyen düşmana karşı direniş, dayanışma ve özgürlük umudu vardı"
diyen 60 yaşındaki Süleyman Bahti, iç savaşın tüm şiddeti ve karanlığına rağmen Hamra’dan ayrılmamıştı.
Bahti,
bu "ışık ve umut" atmosferinin, sahada kalan az sayıdaki gazeteci tarafından her gün dünyaya yeni dehşetlerin aktarıldığı Gazze'de devam eden katliamla tam bir tezat oluşturduğunu
söylüyor.
Beyrut'taki hastaneler, İsrail'in Batı Beyrut'ta
uluslararası yasaklı fosfor bombası
kullanmasının ardından, aralarında Güney Lübnan'dan ülke içinde yerinden edilenlerin de bulunduğu 500 bin kişinin olduğu yanık kurbanlarıyla başa çıkmakta zorlanmıştı.
Uluslararası insan hakları örgütleri, bugün, İsrail'in ABD tarafından sağlanan beyaz fosfor bombasını
7 Ekim'den bu yana Gazze ve Güney Lübnan'da defalarca kez kullandığını belgeledi.

diyor Bahti son olarak.


Kaynak: Aljazeera
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026