Somali'de demokrasi yarım asır sonra güçlü bir şekilde geri dönmeye hazırlanıyor

Somali’de federal hükümetin uzun yıllardır uygulanan 4.5 kabile temelli dolaylı seçim sisteminden, istikrar ve güçlü devlet yapısı vadeden “tek kişi tek oy” modeline geçiş hedefi, ülke tarihinde yeni bir dönüm noktası oluşturuyor. Doğrudan temsile geçişin ilk denemelerinin yapıldığı ülkede hedef güçlü, istikrarlı ve vatandaşlık esasına dayalı temsile geçebilmek.
İdarî sistem Puntland, Jubaland, Güneybatı (South West), Galmudug, Hirshabelle, yeni oluşturulan Kuzeybatı eyaletleri ile tek taraflı bağımsızlık iddiasında bulunan Somaliland'den oluşuyor.

Ülkede uzun süredir uygulanan dolaylı ve kabile temelli "4,5 sistemi"nden "bir kişi, bir oy" esasına dayalı doğrudan seçim sistemine geçiş, tarihî bir adım olarak nitelendiriliyor.
Kabile sisteminde halk doğrudan oy kullanamıyor
Somali'nin dört büyük aşireti olarak bilinen Hawiye, Darod, Dir ve Digil-Mirifle siyasî yönetimde tam katsayı olan 1'er paya sahipken, geriye kalan tüm diğer azınlık aşiretleri ve gruplar ortaklaşa "yarım" pay ile temsil ediliyor. Bu sistemde vatandaşlar doğrudan oy kullanamıyor; milletvekilleri kabile delegeleri tarafından seçiliyor, cumhurbaşkanı ise bu milletvekilleri tarafından belirleniyor.

Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud yönetimi ülkede doğrudan halk oyuna dayalı “tek kişi tek oy” sistemine geçişi savunuyor.
Hükümet, bu modeli Somali’de devletleşme sürecinin tamamlanması ve demokratikleşmenin güçlendirilmesi açısından önemli adımlardan biri olarak değerlendiriyor.
1969'dan bu yana dolaylı seçim ve doğrudan dış müdahaleler
- Somali’de en son doğrudan seçimler 1969 yılında gerçekleştirildi ve aynı yıl yapılan askerî darbenin ardından ülkede uzun yıllar boyunca doğrudan seçim yapılamadı.
Somali'de 1991 yılında Siad Barre rejiminin devrilmesinden sonra ülkenin girdiği kaosun ardından 1992-1995 döneminde ABD ordusunun gelmesi de sonuç vermedi.
Ancak Cibuti'de kurulan yeni yönetim Mogadişu'da otorite icra edemezken, güç mücadeleleri sürdü.
Yusuf, Etiyopya desteğine rağmen hükümetini istikrara kavuşturamadı. Kabile rekabetlerinin ve Eş-Şebab baskısının artmasıyla yönetim istifa etti.
2009’da Etiyopya ordusu da başkenti terk ederken yerine Etiyopya birliklerinin de yer aldığı Afrika Birliği'nin AMISOM gücü geçti.
İkinci kez cumhurbaşkanlığına getirilen Hasan Şeyh Mahmud, hâlen görevde.

Doğrudan seçim süreci
Hasan Şeyh Mahmud cumhurbaşkanlığı sırasında gündeme gelen ve tartışılmaya devam eden doğrudan seçim sistemi, Mahmud'un ikinci kez seçilmesinin ardından önemli vaatlerinden biri oldu.
Böylece "1 kişi 1 oy" seçim sistemi hayata geçirilmeye başladı.
Milletvekili seçimlerinin tüm eyaletlerde yapılmasının ardından da Somali Federal Meclisi'nde cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağı bir model uygulanması hedefleniyor.
Bölgeselden federal düzeye uzanacak sistemde Güneybatı eyaletindeki milletvekilleri dün düzenlenen oturumda 5 yılllık bir görev için eyalet başkanını da belirledi.
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur, gelişmeyi "Somali'nin demokratikleşme süreci açısından tarihî bir adım" olarak niteledi.

Sistem, siyasî partiler üzerinden desteklenecek
Somali’de siyasî partiler ilk olarak 1947'de, İngiliz yönetimi altındayken ortaya çıkmaya başladı ancak 1969'daki darbe ve 1991'de başlayan iç savaş gelişimi engelledi.
Partilerin güçlenmesi, "kabile federasyonu" olan mevcut sistemin gerçek bir "ulusal devlet" mekanizmasına evrilmesi yönünde önemli bir araç olarak görülüyor.
Kabile sadakatinden vatandaşlık esasına geçebilmek, kabile aidiyeti üzerinden yapılan siyaseti ülkenin ekonomi, güvenlik, eğitim ve sağlık alanları gibi ihtiyaçları açısından hizmet önceliğine dönüştüreceği için Somali için yaşamsal önemde.
Ülke kaynakları ve eğitimden güvenliğe tüm kurumların, kabilelere paylaştırılmak yerine seçimler yoluyla denetlenebilen şekilde yönetilebilmesi, kabile temsili yerine hizmet odaklı bir sistem vadettiğinden Somali’nin en büyük ihtiyaçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Siyasî parti sisteminin güçlendirilmesinin bu anlamda, Somali'nin parçalı yapısını, ortak ulusal hedefleri olan yekpare bir siyasî organizmaya dönüştürmeye yardımcı olacağı öngörülüyor.

Seçim sistemini olumsuz etkileyen durumlar
Federal hükümet ülke genelinde halkın doğrudan oy kullanacağı seçim sistemini hedeflese de güvenlik sorunları, altyapı eksiklikleri ve federal eyaletlerle yaşanan siyasî anlaşmazlıklar sürecin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor.
Somali'nin bazı bölgelerinde etkinliğini sürdüren Eş-Şebab, Somali güvenlik güçleriyle çatışmaları sürdürürken kuzeydeki Puntland ile güneydeki Jubaland yönetimleri doğrudan seçimlere karşı çıkıyor.
Söz konusu eyaletler merkezi devlete bağlı olsalar da merkezden aldıkları bütçe dışında kendi seçimlerini uygulayarak ülke bütünlüğüne aykırı hareket ediyor.
Ülke genelinde ulaşım problemleri, elektrik altyapısı yetersizliği gibi etmenler de seçimleri olumsuz etkiliyor.
Başkentte beraberlerinde gelen silahlı unsurların güvenlik güçleriyle çatıştığı eski Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmed ve eski Başbakan Hasan Ali Hayri gibi bazı muhalif liderler, "tek kişi, tek oy" uygulamasının ülkenin mevcut siyasî ve güvenlik durumu nedeniyle yapılamayacağını savunuyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.