ABD–Çin müzakerelerinde zaman Çin’in lehine işliyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimden sonraki ilk 100 günlük icraatları sonrasında Trump’a desteğin ciddi şekilde azaldığı yönünde veriler gelmeye başladı. Amerikalıların yüzde 59’u yönetimin gümrük vergisi artışlarını onaylamazken, yüzde 39’u onaylıyor. Yüzde 55’i yönetimin federal departman ve kurumlarda yaptığı kesintileri onaylamazken, yüzde 44’ü onaylıyor.
Trump’ın yürütme yetkisini kullanması da eleştiriliyor: ABD’li yetişkinlerin yüzde 51’i Trump’ın yürütme yetkisi yoluyla çok fazla politika belirlediğini söylüyor. Çok daha küçük bir kesim ise Trump’ın kararnameler yoluyla doğru miktarda (yüzde 27) ya da çok az doğru (yüzde 5) şey yaptığını söylüyor. Müzakerelerde süreç ilerledikçe, Trump yönetimi el düşürme veya geri vites yapma emareleri gösterirken, Çin ise soğukkanlılığını ısrarla koruyor.
Trump’ın 90 günlük süresinin 40. gününde bile herhangi bir ülke ile müzakere sonuçlanmamış hatta pek ilerlememiş olmaması yine ABD kamuoyunda ve ekonomi çevrelerinde ağır rahatsızlığa sebep olmakta. Trump yönetimi ağır şekilde suçlanmakta, sorgulanmaktadır. Hatta döneminin bitiş günü için geri sayım bile başlattılar.
Ancak Çin cenahında iş yerlerinde kısmi çalışma ve işten çıkarmalar olmasına rağmen Şi Cinping hakkında genel bir kamuoyu olumsuzluğu yok. Görev süresi tartışılmıyor. Şunu diyebilirsiniz Çin’de yeterince konuşma özgürlüğü var mı?
Reklam
Sistem analizi
Kapalı-katı sistemlerin uzun vadede ani kırılmalara gebe olması daha muhtemelken kısa vadede duruşları daha etkin, kararlı ve stratejileri ile uyumludur.
Açık sistemler; ABD demokrasisi gibi, esnek yapıları sayesinde uzun vadede nispeten daha sürdürülebilir, daha az kırılganken kısa vadede politik popülizmin gerektirdiği mecburiyetler ve kısa süreli seçim dönemleri nedeniyle kısa vadede kırılgandırlar. Bu onları farkında olmadan edilgen hale getirir.
Tahminim o ki; Çin müzakere masasına oturmak ile ilgili ilk adımı atan taraf olmak istemezken amaçladığı gelişme şudur:
Sabırla geçirdiği zaman neticesinde Trump ve yönetiminin ABD küresel firmaları, medyası ve sonuçla kamuoyu tarafından iyice hırpalanması ve pazarlık gücünü kaybetmesi. Daha üç hafta evvel Amazon pazar yerine koyduğu ifade ABD yönetimi için dehşet vericiydi. Fiyat artışlarının sebebinin konan tarifeler olduğu yönündeki ibaresi Trump yönetimince tepki aldı. Siyasi bulundu. Ve kaldırılmak zorunda bırakıldı.
Elbette ABD’nin sonuçta devlet olarak yürüttüğü “Ticaret Savaşı’nda” bu adım kabullenilemezdi. Neredeyse bir ihanet gibi. Bahsettiğim iki yönetim şeklinin arasındaki dayanım farkı işte bu örnekte kendini göstermiş oldu.
Yaklaşık 20 ay sonra ABD ara seçimleri var. ABD’de bir sonraki ara seçimler (midterm elections) 3 Kasım 2026 Salı günü yapılacak. Bu seçimler, Başkan Donald Trump’ın ikinci, ardışık olmayan döneminin ortasında gerçekleşecek ve Kongre’nin kontrolü açısından kritik öneme sahip olacak.
Reklam
2026 ara seçimlerinde neler oylanacak?
-Temsilciler Meclisi: 435 sandalyenin tamamı seçime girecek.
-Senato: 100 sandalyeden 33’ü (2. sınıf senatörler) ve bazı özel seçimlerle birlikte toplamda 35 sandalye oylanacak.
-Valilik Seçimleri: 36 eyalet ve 3 ABD bölgesinde valilik seçimleri yapılacak.
-Eyalet ve Yerel Seçimler: Çeşitli eyalet yasama organları ve yerel yönetim pozisyonları için seçimler düzenlenecek.
Eğer müzakerelerin sonuçları uzar ve ekonomi üzerine baskı artarsa meydana çıkan gelişmelerin ara seçimler üzerine etkisi Trump yönetimi adına çok olumsuz olacaktır. Böylesi bir duruma düşmemek için Trump yönetiminin ani bir geri çekilme yapması ve Çin’in kazanımı ile sonuçlanan bir döneme girilmesi olasılığı güçlenir.
Bu senaryo gerçekleşirse, Batı dünyasının duraklama döneminden gerileme dönemine geçişi sabitlenmiş olacaktır. Belki de tarihte ilk kez demokrasi sırtlarında bir yük olarak kaderlerini değiştirecektir.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.