Ünlü ekonomistten gayrimenkulde ezber bozan uyarı: 'O devir kapandı, otomatik kazandırmıyor'
15:52, 10/07/2026, Cuma

Ekonomist Prof. Dr. Ali Hepşen, 2026 yılının ikinci yarısında gayrimenkul yatırımı yapmak veya ilk evini almak isteyenler için kritik bir yol haritası açıkladı. Konut fiyatlarının reel olarak gerilediğini ancak yüksek faiz engelinin sürdüğünü belirten Hepşen arsa, konut ve nakit üçgenindeki en karlı seçeneği değerlendirirken, ev alımı için takvimdeki en kritik göstergeyi paylaştı.
Yatırımcıların ve ev sahibi olma hayali kuran milyonlarca vatandaşın gözü kulağı piyasalardaki fiyat dalgalanmalarına çevrilmişken, gayrimenkul sektörüne yönelik hayati uyarılar geldi.
Tgrthaber'in haberine göre Ekonomist Prof. Dr. Ali Hepşen, konut piyasasında yaşanan büyük kabuk değişimini anlattı. Gayrimenkulün artık "otomatik kazandıran" bir yatırım aracı olmaktan çıktığını vurgulayan Hepşen, 2026 yılı içerisinde nakit gücünü doğru yönetmek isteyenlere kritik tavsiyelerde bulundu.
"Sorun konut fiyatından çok o konutu finanse edebilmek"
Piyasadaki son durumu ve gerçek ihtiyaç sahipleri için oluşan tabloyu özetleyen Prof. Dr. Ali Hepşen, konut fiyatlarından ziyade finansman sorununa dikkat çekti. Hepşen, "Aslında son iki yıldır konut piyasasında en belirgin değişim, yatırımcıdan çok gerçek ihtiyaç sahibinin yeniden öne çıkması oldu. Konut fiyatları nominal olarak artmaya devam etse de reel olarak geriliyor. Bu da fiyatların gelir artışına göre daha ulaşılabilir hale gelmesini sağlıyor. Ancak finansman tarafındaki yüksek faizler hâlâ önemli bir engel. Dolayısıyla bugün sorun, konut fiyatından çok o konutu finanse edebilmek. Faizlerde kademeli gerileme başladıkça, gerçek ihtiyaç sahipleri açısından daha sağlıklı bir piyasa oluşacağını düşünüyorum" dedi.
"Bugün ihtiyaç duyulan şey genel bir kredi genişlemesi değil"
İlk kez ev alacaklar için tasarlanacak olası finansman modellerinin piyasa üzerindeki etkisini değerlendiren Hepşen, desteğin sınırlandırılması gerektiğini savundu. Hepşen, "Burada tasarım çok önemli. Eğer destek bütün piyasaya yayılırsa fiyatları yukarı itebilir. Ancak yalnızca ilk kez ev alacakları, belirli gelir grubunu ve belirli fiyat aralığındaki konutları hedefleyen bir model kurulursa hem sosyal amacına ulaşır hem de fiyatlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaz. Bugün ihtiyaç duyulan şey, genel bir kredi genişlemesi değil; hedefi doğru belirlenmiş finansman modelleridir" ifadelerini kullandı.
"Konut otomatik kazandıran bir varlık olmaktan çıktı"
Konutu hala bir güvenli liman olarak gören küçük yatırımcılara 2026'nın ikinci yarısı için önemli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Ali Hepşen, eski dönemlerin kapandığını belirtti. Hepşen, "Eskiden konut almak tek başına kazanç anlamına gelebiliyordu. Bugün aynı dönemde değiliz. Artık doğru lokasyon, doğru fiyat ve doğru finansman olmadan yapılan alımlar beklenen getiriyi sağlamayabilir. Konut hâlâ uzun vadeli güçlü bir yatırım aracı olabilir ama otomatik kazandıran bir varlık olmaktan çıktı. Bu nedenle yatırım kararının mutlaka kira getirisi, bölgesel gelişim ve alternatif yatırım araçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor" uyarısında bulundu.
"Arsa ve arazi yatırımlarının daha fazla konuşulacağını düşünüyorum"
Yatırımcıların en çok kararsız kaldığı arsa, konut ve nakit seçeneklerini karşılaştıran Hepşen, tek bir doğru cevabın olmadığını vurguladı. Hepşen, "Tek bir doğru cevap yok. Kısa vadede likiditeye ihtiyaç duyan yatırımcı için nakitte kalmak hâlâ önemli bir seçenek. Düzenli kira geliri hedefleyenler için doğru fiyatla alınmış konut öne çıkabilir. Ben, önümüzdeki dönemde özellikle planlı gelişim bölgelerindeki arsa ve arazi yatırımlarının daha fazla konuşulacağını düşünüyorum. Ancak burada da eskisi gibi kulaktan dolma bilgilerle değil, profesyonel analizle hareket etmek gerekiyor" dedi.
"Doğru konut her zaman piyasadaki en doğru tarihten daha değerlidir"
2026 yılı içinde ev almak için en uygun tarihi kollayanlara da seslenen Prof. Dr. Ali Hepşen, ihtiyaç sahiplerinin beklememesi gerektiğini ifade etti. Hepşen, "Ben konut alımında tek bir tarih vermenin doğru olmadığını düşünüyorum. Asıl takip edilmesi gereken gösterge, faizlerdeki yön değişimi olacaktır. Faizlerin aşağı geldiği dönemde hem krediye erişim kolaylaşacak hem de ertelenmiş talep yeniden devreye gelecektir. Bu nedenle gerçekten ihtiyacı olanlar, uygun evi bulduklarında sadece takvime bakarak beklememeli. Çünkü doğru konut, her zaman piyasadaki 'en doğru tarihten' daha değerlidir. Buna karşılık yatırım amacıyla alım yapacakların ise faizlerdeki düşüş sürecini ve fiyatların buna vereceği tepkiyi dikkatle izlemesinde fayda var" diyerek sözlerini tamamladı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.