Coğrafya ve ekonomi ilişkisi Hürmüz'de yeniden gündemde

Vahit Aygün
12:30, 29/06/2026, Pazartesi
CategoryGenç Motto
Genç Motto
Coğrafya ve ekonomi ilişkisi Hürmüz'de yeniden gündemde
Coğrafyanın ekonomisi, ekonominin coğrafyası: Nil Nehri, Hürmüz Boğazı ve Çanakkale Savaşı

Gittikçe doğayla bağını koparmaya çalışan dünyaya rağmen, -tıpkı binlerce yıldır olduğu gibi- “Global ekonominin büyük ağabeyi, ben ne dersem o olur,” diyor. Bizse bu ay, asırlar süren bir ağabey-kardeş ilişkisini, coğrafya ve ekonomiyi ele alacağız. Tabii bir de bu ilişkinin güncel bir örneğini, Hürmüz Boğazı’nı…

Ekonomi denilince aklımıza çoğu zaman finansal tablolar; aşağı yukarı hareket eden oklar; Wall Street’in duvarlarında bir kırmızı, bir yeşil yanıp sönen rakamlar, yani soyut kavramlar gelir. Ancak bazı anlar vardır ki coğrafya, tüm bu soyut teorileri ve hesaplamaları geride bırakır ve tüm gerçekliğiyle, “Ben buradayım,” der.

Coğrafya, Aristo’dan İbn Haldûn’a kadar pek çok düşünürün vurguladığı gibi bir toplumun karakterini, inançlarını ve en nihayetinde hayatta kalma stratejisi olan ekonomisini belirleyen en temel olgudur. Tarih boyunca coğrafyanın insanlar üzerindeki en erken ve çarpıcı örneklerini medeniyetlerin ortaya çıkmasında görürüz. Bir toplumun nerede ve nasıl yaşayacağını, hangi üretim biçimlerini benimseyeceğini ve hatta nasıl bir siyasi yapı kuracağını belirleyen başat faktör, coğrafi koşullardır.

Antik Mısır örneği üzerinden gidelim. Nil Nehri etrafında şekillenen bu medeniyette, nehrin her yıl düzenli olarak taşması, yalnızca tarımı mümkün kılmakla kalmamış; aynı zamanda ekonomik sistemin işleyişini belirlemiştir. Etrafı aşılması güç çöllerle çevrili, devasa bir vaha devleti olan Mısır’ın o dönem tüm varlığı, ekonomisi ve toplumsal hiyerarşisi tek bir coğrafi unsura, Nil Nehri’ne endekslidir. Nil’in getirdiği alüvyonlar sayesinde toprak sürekli verimli kalmıştır. Bu da Mısır’da kesintisiz ve öngörülebilir bir tarımsal üretim yaratmıştır. Bu istikrar, üretim fazlasını beraberinde getirmiş; ortaya çıkan fazla ürün hem ticaretin gelişmesine hem de toplum içinde iş bölümünün oluşmasına zemin hazırlamıştır. Böylece tarıma dayalı bu ekonomik yapı, merkezî bir devlet organizasyonunun kurulmasını mümkün kılmış; hatta vergi sistemi, bürokrasi ve sulama kanalları gibi büyük ölçekli projeler doğrudan bu coğrafyada yaşamanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Akdeniz Bölgesi medeniyetleri de coğrafyanın geçmişten günümüze ekonomileri nasıl şekillendirdiğine dair önemli bir örnek olarak karşımıza çıkar. Kışları ılıman, yazları kurak olan iklim; zeytin, üzüm ve turunçgil gibi ürünlerin yetişmesine olanak tanımıştır. En kaliteli hâlleri o coğrafyaya mahsus bu ürünler, zamanla bölgesel bir tarım ürünü olmaktan çıkmış; yüksek katma değerli ticari mamullere dönüşmüştür. Yine coğrafi başka bir avantaj olan limanlar sayesinde burada üretilerek dünyanın dört bir tarafına satılan (zeytinyağı başta olmak üzere) ürünler, yıllar boyunca bölge ekonomisinin temel taşlarından biri hâline gelerek Akdeniz insanına müreffeh bir yaşam sunmuştur. Buradan tespit edebileceğimiz üzere coğrafya, asırlar boyunca sadece neyin üretileceğini değil; aynı zamanda nasıl satılacağını, yani ekonomiyi doğrudan belirleyen bir faktör olmuştur.

Günümüze yaklaştıkça dünyanın bunun aksine bir yol izlediğine şahit olmaktayız. Ekstansif (*) tarımdan, intansif (**) tarıma geçmeyi başaran ülkeler; coğrafyanın ve iklim koşullarının ekonomi üzerindeki doğruda etkisini kırmayı büyük bir ölçüde başarmıştır. Örneğin Hollanda, topraklarının büyük bir kısmı deniz seviyesinin altında olmasına rağmen, gelişmiş su yönetimi teknikleriyle denizden toprak kazanarak ve bu alanları verimli tarım arazilerine dönüştürürek coğrafi dezavantajdan etkilenmemeyi başarmıştır.

“Polder” adını verdikleri sistem sayesinde Hollanda, sınırlı coğrafyasına rağmen dünyanın en verimli tarım ekonomilerinden birine sahip olmuştur. Bu örnek, coğrafyanın etkisinin insan müdahalesiyle dönüştürülebileceğini göstermektedir. Tarımda bu etkinin teknolojik atılımlar sayesinde kırılabildiğini görsek de savaşlar ve ekonomik güç dengeleri açısından bunu söylemek, henüz pek mümkün değil. Dur durak bilmeyen teknolojik gelişmeler ve Hollanda gibi başarılı örnekler, coğrafi koşulların öneminin azaldığını düşündürse de ABD’nin elini kolunu bağlayan Hürmüz Boğazı; coğrafyanın hâlen tüm teknolojik gelişmeler üzerinde bir stratejik güç olduğunu bizlere hatırlatıyor. Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan 33 kilometre genişliğe sahip bu dar su yolu, öteden beri küresel ekonominin en kritik arterlerinden biri olarak biliniyordu. Jeopolitik önemi herkesin malumu olsa da bugün İran’ın elindeki koz olarak dünyanın en güçlü devletine karşı savaş kazandırması yönüyle çok önemli bir gerçeği hatırlatmış oluyor: Coğrafya güçtür!

İran’ın Hürmüz'ü kapatma resti karşısında Washington'ın şu an yapabildiği şeyler ise argo laflar ve boğazı dışarıdan ablukaya almaktan başka bir şey değil. Ortaya çıkan bu kriz, her şeyden uzakta arabasına benzin koymak için evden çıkarken “Zam gelmemiş olsun,” diye dua eden bir İsveçliye de başka bir gerçeği hatırlatıyor: Coğrafya, ekonomidir.

Sonuç olarak asırlar geçse de bir kural hiç değişmiyor: Ekonomik güç, coğrafi avantajı elinde tutan veya karşı tarafın o avantajını baypas edebilenindir. Son olayların net bir şekilde gösterdiği gibi tarih boyunca Mısır, Nil’e nasıl mahkûmsa bugünün küresel ekonomisi de Hürmüz gibi dar geçitlere o denli muhtaçtır.

Buradan çıkarılacak en önemli sonuçlardan biri, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajın yeniden hatırlanmasıdır. Coğrafya ve tarih derslerinde sıkça duyduğumuz, zamanla klişeleşen “jeopolitik konum” kavramı, Hürmüz Boğazı olaylarının canlı tanığı olarak bizler için artık somut bir anlam kazandı diyebiliriz. Tarihimize baktığımızda da Türk Boğazları'nın, küresel güçlerin iştahını kabartan, uğruna savaşların yapıldığı ve diplomasinin en sert sınavlarının verildiği düğüm noktaları olduğunu görüyoruz.

Londra Boğazlar Sözleşmesi’nden Çanakkale Savaşı’na, Lozan’daki çetin pazarlıklardan Montrö’ye kadar verilen her mücadele, aslında o günün “Hürmüzlerini” savunma çabasıydı. Türk bürokratların ve askerlerimizin Boğazlar üzerinde mutlak egemenlik konusundaki o tavizsiz duruşu, bugün çok daha net anlaşılıyor. Çünkü yüzyıllar geçse de değişmeyen o kadim kural hâlâ olduğu yerde duruyor: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin dünya, o dar su yollarının, verimli vadilerin ve o geçilmez dağların çizdiği sınırlarda dönmeye devam ediyor. En azından şimdilik...

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026