İslami finans Türkiye’nin Afrika ve Asya’da finans merkezi olma yolunu açabilir

Dünya ekonomisinde finansal sistemler, ekonomik büyüme ve kalkınma üzerinde önemli etkilere sahiptir. İslami finans, faiz yasağı, risk paylaşımı ve etik ilkeler gibi özellikleriyle konvansiyonel finanstan ayrılır. Türkiye, coğrafi konumu ve ekonomik potansiyeli ile hem Asya hem Afrika pazarlarına açılma fırsatına sahip. İslami finansın, Türkiye’nin bu fırsatları değerlendirmesi için önemli bir araç olduğu söylenebilir. Türkiye'nin bölgesinde öne çıkan bir küresel finans merkezi olması için atması gereken adımlar, sermaye piyasaları reformları ve Avrupa Birliği üyeliği yolunda kat edeceği mesafeyle yakından ilgilidir.
İslami finansın gelişme potansiyeli ve Anglo-Sakson modeline yakınlığı
İslami finans hacmindeki büyüme yıllık yüzde 10 civarında seyretmektedir. İslam finansının büyüme potansiyeli, sıkı küresel finansal koşullar altında tartışılması gereken önemli bir konudur. 2022'de İslami finans varlıklarının 4,5 trilyon ABD doları seviyesine ulaştığı ve 2027'de 6,7 trilyon dolara yükselebileceği tahmin ediliyor. İslami finans sektörünün büyümesi, 60'tan fazla ülkenin İslami finans düzenlemeleri benimsemesiyle destekleniyor.
İslami finansın ekonomik büyümeye etkisi üzerine yapılan araştırmalar, risk paylaşımı ve faizsiz işlemler yoluyla uzun vadeli büyümeyi desteklediğini göstermektedir. Anglo-Sakson ve Kıta Avrupası modelleri serbest piyasa ekonomisinin iki başlıca modelidir. Gelişmiş sermaye piyasalarına ve doğrudan finansmanı önceleyen birinci model, 1980 serbest piyasa devrimiyle birlikte ikinciye üstünlüğünü kanıtlamıştır. Türkiye, Kıta Avrupası modeli özellikleri taşıyor. Anglo Sakson modeli özelliklerine daha yakın olan İslami finans, Türkiye’de ve diğer ülkelerde ekonomik kalkınmayı daha fazla destekleyecek bir potansiyele sahiptir. Burada, ekonomik kalkınma, büyümeden daha kapsamlı ancak kalkınmadan daha dar kapsamlı bir sözcük olarak kullanılmaktadır.
İslami finansın kalkınma ve istikrara doğrudan etkileri
Literatürde, İslami bankaların büyüme oranı üzerindeki etkilerinin geleneksel bankalara göre daha istikrarlı olduğu; İslami finans sistemlerinin küresel ekonomik krizlere karşı daha dirençli olduğu; risk paylaşımının ekonomik dalgalanmaları azalttığı ve uzun vadeli yatırımları teşvik ettiği; İslami bankaların KOBİ’lere daha fazla destek verdiği; faizsiz finansmanın reel sektör ile daha entegre olduğu; İslami sukuk piyasalarının altyapı yatırımlarına katkıda bulunmada nispi olarak daha fazla öne çıktığı; faizsiz finansmanın, ekonomik büyümeyi daha sürdürülebilir hale getirdiği; İslami finansın etik temelleri ve sosyal kalkınmayı daha fazla desteklediği; İslami finansın özellikle gelişmekte olan ülkelerde büyümeyi hızlandırdığı ve nihayet İslami bankacılığın finansal sistemlerde istikrarı artırdığı yönünde bulgular mevcuttur.
Reklam
Türkiye’nin Afrika ve Asya’da serbest bölge olması için atılması gereken adımlar
Avrupa Birliğine tam üye adayı olan ve NATO’nun önemli bir üyesi olan Türkiye’nin bu özellikleri Afrika ve Asya’nın serbest bölgesi olma yönünde atacağı adımlar için kaldıraç etkisi yapacaktır.
Reklam
AB üyeliği ve İslami finansın gelişmesi için yapılacaklar

SONUÇ
Türkiye, İslami finansın gelişimini destekleyerek, Asya ve Afrika’da bir finans merkezi haline gelebilir. İstanbul’un finans merkezi olma vizyonu, en az on yıllık bir gecikme ile sekteye uğramıştır. Ancak, İslam ülkelerinin mevcut durumları dikkate alındığında, Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir kıtalararası finans merkezi olma potansiyeli hala güçlü şekilde sürmektedir. İslami ve konvansiyonel finansın büyüme üzerindeki farklı etkileri dikkate alındığında, İslami finansın Türkiye için uzun vadede sürdürülebilir kalkınma sağlayabilecek önemli bir destekleyici hatta yerine göre alternatif olduğu söylenebilir.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.