Petrodolar sistemi zayıflıyor, dengeler değişiyor

Kadriye N. Tunçsiper
12:00, 11/04/2026, Cumartesi
CategoryZ Raporu
Z Raporu
Petrodolar sistemi zayıflıyor, dengeler değişiyor
Kırılgan hakimiyet

Dolar, uzun yıllar ABD hegemonyasının en önemli silahlarından biri oldu. ABD hükümetlerinin bütçe açıklarını finanse etmesi, küresel nüfuzu ve dış müdahalelerinin şekillenmesine olanak tanıyan petrodolar sistemi, enerji isteyen her ülkenin öncelikle ABD finans sisteminden geçmesi zorunluluğunu ortaya çıkardı. Ancak günümüzde petrodolar döngüsü, ekonomilerdeki dönüşümle beraber ciddi ölçüde zayıflamaya başladı. ABD’nin ithal petrole bağımlılığının zayıflaması, petrol ihraç eden ülke ekonomilerindeki yapısal dönüşümler ve en önemlisi yükselen ekonomilerin dedolarizasyona yönelmesi, petrodolar sisteminin kırılgan bir hâkimiyetinin olduğunu gösteriyor.

Petrodolar, Suudi Arabistan da dahil Körfez İşbirliği Konseyi devletlerinin ABD ile yaptığı; petrolü dolar üzerinden fiyatlandırma ve satış ile elde edilen gelirleri ABD hazine tahvillerine yatırmayı kabul ettikleri, karşılığında da askeri koruma sağladıkları sistemi ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. 70’lerden bu yana dolara yönelik garantili bir talep sağlayan petrodolar, petrol gelirlerini güvenli liman olan tahvil piyasalarına yönlendirirken, ABD’ye de büyük etki gücü sağladı. Bretton Woods sisteminin çöküşünün ardından 1970’lerde kurulan sistem, günümüze kadar en önemli parasal düzenlemelerden biri haline geldi.

Tüm ülkelerin altın değil, dolar cinsinden rezerv biriktirmek zorunda oldukları bir sistem, ABD dolarına baskın ödeme sistemi olarak uzun yıllar büyük ayrıcalıklar sağladı.
Tüm ülkelerin altın değil, dolar cinsinden rezerv biriktirmek zorunda oldukları bir sistem, ABD dolarına baskın ödeme sistemi olarak uzun yıllar büyük ayrıcalıklar sağladı.

Dolar talebi kalıcı hale getirildi

Petrodolar sistemi, ABD Başkanı Nixon’ın yabancı merkez bankalarının değer kaybeden dolarları tutmak konusunda geri adım atması ve dolar rezervlerini altına çevirmeye başlamasının ardından artan enflasyonu kontrol altına almak için 1971’de altın standardını terk etmesi sonrası hayata geçirildi.

1973 petrol krizi, petrolün yalnızca stratejik bir emtia değil, küresel ekonomik düzenin merkezinde yer alan bir güç unsuru olduğunu ortaya koyarken, ABD ile başta Orta Doğu olmak üzere büyük petrol üreticileri arasında geliştirilen finansal ve stratejik iş birlikleri sonucunda petrol ticaretinin dolar üzerinden yapılması benimsendi. Petrol ihraç eden ülkeler gelirlerini büyük ölçüde ABD finans piyasalarında değerlendirmeye yönelirken, ABD de güvenlik ve ekonomik destek sağladı. Bu düzen, petrol satın almak isteyen ülkelerin dolar talebini kalıcı hale getirdi.

Petrol fiyatlarının varil başına neredeyse 150 dolara ulaştığı 2002-2008 yılları arasındaki dönem, petrodoların gücünün zirve noktası oldu. O dönemde ABD dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısıydı ve bu durum, petrol üreten ülkelerin büyük ticaret fazlaları biriktirmesine olanak sağladı. Bu fazlaların büyük kısmı da ABD tahvil piyasasına döndü.

Küresel Petrol Ticaretinde Tahmini Para Birimi Dağılımı
Küresel Petrol Ticaretinde Tahmini Para Birimi Dağılımı

Petrodolar sisteminden ayrılmanın bedeli var

Tüm ülkelerin altın değil, dolar cinsinden rezerv biriktirmek zorunda oldukları bir sistem, ABD dolarına baskın ödeme sistemi olarak uzun yıllar büyük ayrıcalıklar sağladı. Dolar merkezli enerji piyasası üzerindeki doların hâkimiyetinden ayrılmak yönündeki girişimlere ise hiçbir zaman sıcak bakılmadı.

Yeni yılın başında Venezuela’da yaşananlar ve ABD’nin son aylarda İran’a yönelik söylemleri de petrodolara karşı olmanın bir bedeli olduğunu gösteriyor. 2018’de Venezuela sadece dolar cinsinden petrol satışlarının ötesine geçen düzenlemeler peşinde koşarken ABD’nin ciddi yaptırımları ile karşı karşıya kaldı. İran ise petrolünü ihraç ederken farklı para birimlerine yöneliyor. Her iki örnek de geçmişte petrodolar sisteminden çıkma yönünde adımlar atan Irak ve Libya deneyimlerini hatırlatıyor.

2000 yılında Irak yönetimi, Birleşmiş Milletler gözetimindeki petrol satışlarını dolar yerine euro üzerinden fiyatlayacağını açıkladı. Birkaç yıl sonra Irak, kitle imha silahları iddiaları ile ABD öncülüğünde işgal edildi. 2010’da ise Libya lideri Kaddafi, Afrika içinde alternatif bir ödeme sistemi ve altına dayalı para birimi fikrini gündeme getirdi. Aynı dönemde ABD öncülüğünde NATO müdahalesi ile ülkede rejim değiştirildi.

Günümüzde İran’a yönelik ABD baskısının nedenlerinden birinin, petrodolar sisteminde ortaya çıkabilecek zayıflıkları önleme çabası olduğunu belirten ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Enver Arpa, ABD’nin petrodolar sistemi sayesinde küresel ekonomiyi dönüştürdüğünü, ekonomik alanda tartışmasız bir üstünlük sağladığını ve dünya siyasetinde istediği dizaynı yapmak için kullandığını belirtiyor.

ABD’nin küresel rakipleri olan Çin ve Rusya gibi ülkeleri en fazla sıkıştırabildiği konunun enerji sektöründeki bu hâkimiyeti olduğunu söyleyen Arpa, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela ile 4. büyük rezervine sahip İran’ın kendilerine uygulanan ambargoların da etkisiyle geliştirmek zorunda kaldıkları tutumun, ABD tarafından petrodolar hâkimiyetini sarsma şeklinde değerlendirildiğini ifade ediyor. Her iki ülkenin de Çin ile dolar dışı araçlarla petrol satışında bulunduğunu hatırlatan Arpa, ABD’nin Venezuela’da hukuksuz tutumla devlet başkanı Maduro’yu kaçırıp hapsetmesinin ve ardından oluşturulan yeni yönetimle anlaştığını duyurmasının da bu amacının açık bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

İran geriliminin bir sebebi de petrodolar

Prof. Dr. Enver Arpa / ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü
Prof. Dr. Enver Arpa / ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü

ABD’nin İran’la sürdürmekte olduğu gerilim politikası ve savaş tehdidinin önemli bir sebebinin de İran’ın petrodolar sistemini aşındıran tutumu olduğunu söylemek bir kehanet değildir. İran, uzun zamandır maruz kaldığı ambargodan dolayı ekonomisinin can damarı olan petrolü dünyaya satamamaktadır. Bu ambargonun İran ekonomisinde yarattığı ağır tahribat, ülkenin geleceğini tehdit eder bir boyuta ulaşmış bulunmaktadır.

Bu durum, İran yönetimini ekonomisine nefes aldırabilecek her türlü aracı kullanmaya sevk etmiştir. Bu araçlardan biri de dolar dışında kullanılabilecek araçlarla petrol arzında bulunmaktır. Petrol tedarikinde önemli bir döviz (dolar) gideri bulunan Çin’le mal değiş tokuşu veya karşılıklı ulusal paralarla alım satım işi gerçekleştirmeye başlamıştır. İran’ın bu tutumu ABD açısından önemli bir stratejik zaaf sayılmaktadır.

ABD’nin İran’a karşı geliştirdiği bu düşmanca tutumun önemli bir sebebinin de bu husus olduğu söylenebilir. ABD, uygulamakta olduğu bu baskı ve tehditlerle bir yandan İsrail’in güvenliğine yönelik muhtemel adımları engellemek, diğer yandan da ABD’ye küresel rakipleri karşısında önemli bir üstünlük sağlayan bu sistemin aşınmasını engellemeye çalışmaktadır.

ABD Hazine Tahvillerinde Suudi Arabistan (20192025) (Milyar Dolar)
ABD Hazine Tahvillerinde Suudi Arabistan (20192025) (Milyar Dolar)

Petrodolar zayıflıyor mu?

Petrodolar sistemine yönelik karşı girişimler ABD’nin en büyük kabusu olsa da zaman içinde jeopolitik dengelerin değişmesi, yükselen ekonomilerin alternatif para arayışları ve dijital finansal altyapıların gelişmesi bu yapının geleceğini tartışmaya açıyor. Çin’in ekonomik yükselişi, küresel petrol ticaretinin dolar cinsinden fiyatlandırılan yüzdesini azaltmaya başladı. Resmi olmamakla birlikte günümüzde dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 15 ila 25’i euro ve yuan gibi dolar dışı para birimleri ile fiyatlandırılıyor.

Dolar, enerji piyasalarında baskın rolünü sürdürse de yaşanan yapısal dönüşümler, uzun yıllardır uluslararası finans sisteminin temel dayanaklarından olan petrodolar mekanizmasını giderek zayıflatıyor. Bunun en önemli unsurlarından biri, ABD’nin 2021 itibarıyla dünyanın en büyük petrol üreticisi ve net petrol ihracatçısı konumuna gelmesini sağlayan şist enerji devrimi. Ülkenin ithal ham petrole bağımlılığını önemli ölçüde düşüren bu gelişme, petrol gelirlerinin ABD finans piyasalarına geri dönüşünü esas alan petrodolar döngüsünü yavaşlatıyor.

ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Enver Arpa, ABD’nin petrodolar sistemi sayesinde küresel ekonomiyi dönüştürdüğünü, ekonomik alanda tartışmasız bir üstünlük sağladığını ve dünya siyasetinde istediği dizaynı yapmak için kullandığını belirtiyor.
ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Enver Arpa, ABD’nin petrodolar sistemi sayesinde küresel ekonomiyi dönüştürdüğünü, ekonomik alanda tartışmasız bir üstünlük sağladığını ve dünya siyasetinde istediği dizaynı yapmak için kullandığını belirtiyor.

Petrol ihraç eden ülke ekonomilerindeki değişimler de petrodoları zayıflatan bir diğer unsur. Üretici ülkeler petrol gelirlerini giderek daha fazla iç bütçe açıklarını finanse etmek ve ekonomik çeşitlendirme projelerini desteklemek için kullanıyorlar. Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programında olduğu gibi ülkeler, petrol gelirlerini yurtdışına göndermek yerine ulusal yatırımlara yönlendirmeyi tercih ediyorlar. Bu nedenle petrodolar sistemini yaşatan ABD finansal varlıklarına yapılan yeniden yatırım oranlarında belirgin düşüşler söz konusu.

Gerçekte Suudi Arabistan’ın petrol politikası, 2024 Haziran ayı itibarıyla ABD ile Suudi Arabistan petrodolar anlaşmasının yenilenmediği haberleri ile de manşetlere konu olmuştu. Gerçekte ise iki ülke arasında resmen bir anlaşmanın bulunmadığı belirtiliyor. Ayrıca Riyad yönetimi, resmi ve kapsamlı bir politika değişikliğine de gitmedi. Bununla beraber ekonomisini çeşitlendirmek isteyen OPEC’in lideri Suudi Arabistan, günümüzde daha yüksek sesle petrolünü farklı para birimleri ile satabileceğini dile getiriyor.

Petrolün dolarla satılması ABD’yi nasıl güçlendiriyor?

Mehmet Bozkuş / Stratejist / Siyaset Bilimci
Mehmet Bozkuş / Stratejist / Siyaset Bilimci

Petrodolar sistemi ABD’ye üç temel avantaj sağlamaktadır.

Birincisi, sürekli dolar talebi yaratmasıdır. Petrol gibi vazgeçilmez bir emtianın dolar ile satılması, doların küresel dolaşımını ve rezerv para statüsünü güçlendirir. Çünkü petrol almak isteyen her ülke öncelikle dolar bulmak zorundadır; bu da dolara kalıcı bir talep oluşturur.

İkincisi, ABD’ye düşük maliyetli borçlanma imkânı sunar. Dünya enerji ticareti ve rezerv ihtiyacı nedeniyle ABD hazine tahvillerine yöneldiği için Washington, yüksek bütçe ve cari açıklarını görece düşük faizlerle finanse edebilmektedir. Bu durum, petrodolar gelirlerinin yeniden ABD finans sistemine dönmesiyle daha da pekişir.

Üçüncüsü ise yaptırım gücüdür. Dolar merkezli ödeme sistemleri üzerindeki kontrol, ABD’ye küresel finansal yaptırımları etkin bir şekilde uygulama kapasitesi kazandırmaktadır. İran, Rusya ve Venezuela örneklerinde görüldüğü üzere enerji gelirlerine erişimin kısıtlanması ciddi ekonomik ve siyasi baskı yaratabilmektedir.

Kısacası, petrodolar sistemi doların küresel hâkimiyetini güçlendirirken, ABD’ye hem finansal avantaj hem de jeopolitik etki alanı kazandıran stratejik bir mekanizma olarak öne çıkmaktadır.

Dolara güven azalıyor

Petrodolar sisteminin çözülmesine katkı sunan bir diğer gelişme de enerji ticaretinde dolar dışı para birimlerinin kullanımının artması. Çin’in yuan cinsinden petrol ticaretini desteklemesinin yanı sıra Rusya ve İran gibi ABD yaptırımlarına maruz kalan ülkelerin enerji ticaretini dolar dışı para birimleri ile yapması, petrodoların etkisini sınırlandırıyor.

Doların yoğun biçimde yaptırım aracı olarak kullanılmasının, özellikle yaptırım altındaki ülkeleri dolar dışı alternatifler aramaya yönelttiğini söyleyen stratejist ve siyaset bilimci Mehmet Bozkuş’a göre bu noktada Çin’in petro-yuan hamlesi dikkat çekiyor. Çin, enerji ithalatında yuan kullanımını teşvik ederken, İran gibi yaptırım altındaki üreticilerle yerel para üzerinden anlaşmalar yapıyor.

ABD’nin artan kamu borcu, kredi notu indirimi ve tahvil piyasasında yaşanan dalgalanmalar, doların mutlak finansal üstünlüğüne dair soru işaretleri yaratıyor.
ABD’nin artan kamu borcu, kredi notu indirimi ve tahvil piyasasında yaşanan dalgalanmalar, doların mutlak finansal üstünlüğüne dair soru işaretleri yaratıyor.

“Çin’in Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle geliştirdiği enerji iş birlikleri de çok para birimli ticaretin önünü açıyor. Bu gelişmeler, doların yerini hemen başka bir para biriminin alacağı anlamına gelmese de sistemin aşınmaya başladığını gösteriyor. Enerji ve para arasındaki bağ stratejiktir. Petrolün hangi para birimi üzerinden fiyatlandığı, o para birimine küresel talep yaratır ve finansal güç üretir. Bu nedenle petrol piyasaları yalnızca enerji güvenliği değil, aynı zamanda parasal egemenlik alanıdır” şeklinde konuşan Bozkuş, petrodoların ABD’nin küresel liderliğinin finansal altyapısını oluşturduğu gibi petro-yuanın da Çin’in yükselen güç statüsünü parasal düzleme taşıma girişimi olarak okunması gerektiğinin altını çiziyor.

Petrodoların güç kaybında kuşkusuz dolara olan güvenin zayıflamasının da rolü bulunuyor. Dünyanın en baskın rezerv para birimi ve küresel ticarette en çok kullanılan para birimi olma özelliğini korumasına rağmen, ABD dolarının hâkimiyeti aradan geçen 25 yıllık sürede ciddi ölçüde geriledi. 2000’li yılların başında yüzde 73 seviyelerine ulaşan dolar rezervleri ilk kez yüzde 57’nin altına düştü.

Atlas Üniversitesi Rektör Başdanışmanı ve enerji uzmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın’a göre ABD dünyanın en büyük ekonomisi olsa da mali yapısı ciddi bir baskı altında bulunuyor. “ABD’nin ulusal borcu 38 trilyon doları aşmış durumda ve yalnızca faiz ödemeleri bile devasa bir yük haline gelmiş bulunuyor. Bu durum, doların uzun vadeli değerine yönelik soru işaretlerini artırıyor. Bununla birlikte ABD’nin doları dış politika aracı olarak kullanması da güveni zedeliyor. Bazı ülkelerin rezervlerine el konulması ya da dondurulması, ‘dolar tutmak ne kadar güvenli?’ sorusunu gündeme taşıdı. Bu nedenle birçok ülke, rezervlerini altın ve farklı para birimleriyle çeşitlendirmeye başladı” şeklinde konuşan Yalçın, küresel petrol ticaretinin büyük bölümünün hâlâ dolar üzerinden yapıldığını, ancak yerel para birimlerinin payının her geçen gün artış gösterdiğini ve birçok ekonominin ticarette dolara bağımlılığı azaltmak için alternatif ödeme sistemleri geliştirdiğini sözlerine ekliyor.

Yıllara Göre Dolar Rezervlerinin Payı (%)
Yıllara Göre Dolar Rezervlerinin Payı (%)

Petrodolar sisteminin devamlılığının, petrol ihracatçılarının petrollerini satarken ABD dolarını ödeme birimi olarak kabul etme tercihlerine bağlı olduğunu ifade eden Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Zeynep Burcu Uğur ise Bretton Woods sisteminin fiilen sona ermesinin doların altınla bağını kopardığını ve dolara itibari para niteliği kazandırdığını vurgulayarak, doların değerinin küresel aktörlerin ona duyduğu güvene bağımlı hale geldiğini ifade ediyor. Bu güvenin doların uluslararası ticarette ve finansal işlemlerdeki kullanımı ile merkez bankalarının rezerv tercihleri üzerinde belirleyici olduğunu söyleyen Uğur, zaman içerisinde konumunu bir miktar kaybetse de doların hâlen küresel ölçekte en önemli rezerv para birimi olduğunu, bunun da yakın vadede ortadan kalkmasının mümkün olmadığını belirtiyor.

Uğur’a göre ABD doları baskın rolünü sürdürse de petrodolar sisteminin zayıflama eğilimi de gerçekliğini koruyor. Örneğin dolar, ABD’nin küresel ekonomideki payından daha büyük bir finansal ağırlık taşımaya devam ediyor; ABD dünya GSYH’sinin yaklaşık dörtte birini oluştururken, küresel rezervlerin yarısından fazlası dolar cinsinden tutuluyor. Ancak küresel ekonomik güç giderek daha çok kutuplu bir yapıya evrilirken Çin başta olmak üzere bazı ülkeler ticarette yerel para birimlerini kullanma ve rezerv çeşitlendirme yönünde adımlar atıyor. Çin’in yuan kullanımını teşvik eden swap anlaşmaları, enerji ticaretinde alternatif para birimleri ve BRICS ülkelerinin yerel para girişimleri, dolara olan talebi uzun vadede sınırlayabilecek gelişmeler olarak görülüyor. Suudi Arabistan’ın para birimi çeşitlendirme stratejisi ve dijital ödeme sistemlerine yönelimi de bu dönüşümün bir parçası.

Öte yandan ABD’nin artan kamu borcu, kredi notu indirimi ve tahvil piyasasında yaşanan dalgalanmalar, doların mutlak finansal üstünlüğüne dair soru işaretleri yaratıyor. Rusya’ya yönelik yaptırımlar sırasında rezervlerin dondurulması ise finansal sistemin jeopolitik bir araç olarak kullanılabileceğini göstererek ülkeleri dolar bağımlılığını azaltmaya ve alternatif ödeme mekanizmaları geliştirmeye yönlendiriyor.

“ABD’nin yüksek kamu borcu, sürekli bütçe açıkları, uzun vadede doların güvenilirliği konusunda bazı ülkelerde soru işaretleri oluşturuyor. Yine de, özellikle kriz dönemlerinde dolar güvenli liman olarak görüldü. Ancak, 2025 yılında Trump’ın birçok ülkeye ekstra gümrük vergisi açıklamasıyla bir ilk gerçekleşti. Trump’ın oluşturduğu bu küçük kriz döneminde yatırımcılar ABD tahvillerine yönelmek yerine ellerindeki tahvilleri satmaya başladılar. Bu satışlar tahvil faizlerinin yükselmesine neden olurken, ABD tahvil piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Ayrıca Mayıs 2025’te kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD’nin kredi notunu AAA’dan AA1’e düşürdü. Bu not indirimi, yatırımcıların ABD ekonomisinin mali disiplinine olan güvenini sarstı ve tahvil piyasasında daha fazla satışa yol açtı. Tahvil faizlerindeki yükseliş hem kamu borçlanma maliyetlerini artırdı hem de büyüme beklentilerini zayıflattı. Yani, ABD ekonomik gücünün sonsuz olmadığını test etmiş oldu” şeklinde konuşan Uğur, tüm bu gelişmelerin ABD’nin dış finansman maliyetini artırarak Trump yönetiminin beklemediği türden bir piyasa tepkisi doğurduğunu da belirtiyor.

Dünya enerji sistemini dönüştürürken, para sistemi de kaçınılmaz olarak değişiyor.

Prof. Dr. Şenay Yalçın / Atlas Üniversitesi Rektör Başdanışmanı, Enerji Uzmanı
Prof. Dr. Şenay Yalçın / Atlas Üniversitesi Rektör Başdanışmanı, Enerji Uzmanı

Yaklaşık yarım yüzyıldır küresel ekonomi denildiğinde akla gelen en temel yapı taşlarından biri petrodolar sistemiydi. Petrolün yalnızca ABD dolarıyla satılması, doların dünya ticaretinin merkezinde yer almasını sağladı. Ancak bugün bu düzen sessiz ama kararlı bir şekilde değişiyor. Enerji piyasalarındaki dönüşüm, jeopolitik gerilimler ve ABD’nin mali sorunları, petrodoların artık eskisi kadar güçlü olmadığını gösteriyor.

Petrodolar sistemi bir gecede ortadan kalkmayacak. ABD doları, önümüzdeki yıllarda da enerji ticaretinde ve küresel finans sisteminde önemli bir rol oynamaya devam edecek. Ancak bu rol, geçmişte olduğu gibi mutlak bir hâkimiyet olmayacak. Daha çok para biriminin kullanıldığı, enerji ticaretinin farklı yollarla finanse edildiği ve ülkelerin rezervlerini çeşitlendirdiği bir dünya düzenine doğru ilerliyoruz.

Bu durum, ABD’nin aldığı faiz kararlarının tüm dünyayı sarsma gücünü azaltabilir ve ülkelerin kendi ekonomik koşullarına daha uygun hareket etmesini sağlayabilir. Bugün yaşananlar, doların çöküşünden çok küresel ekonominin daha çok merkezli, daha esnek ve enerji dönüşümüyle uyumlu bir yapıya evrilmesi olarak okunmalı.

Kısacası, petrodolar devri kapanmıyor ama artık sahneyi tek başına doldurmuyor. Yeni perde, çok para birimli ve enerji odaklı bir küresel düzen için aralanıyor.

Çin’in ucuz petrole erişimi dolar için de tehdit

Çin’in küresel ticarette en önemli maliyet avantajlarından biri olan indirimli petrol kaynaklarına yönelmesi de dolar dışı ödeme kanallarının genişleyebileceğine işaret ediyor. Bu gelişme, teorik olarak enerji ticaretinde doların payını sınırlayabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

ABD doları petrol ve diğer emtialar da dahil olmak üzere küresel ticarette baskın konumunu korurken, dolar dışı para birimlerinin kullanımına doğru kademeli bir geçiş yaşanıyor. Rusya, İran ve Çin gibi büyük gelişmekte olan ekonomiler başta yuan ve ruble gibi farklı para birimleriyle emtia ticareti yapıyor. Bu eğilim kısmen ABD yaptırımlarından ve dolara olan bağımlılığı azaltma isteğinden kaynaklanıyor. Örneğin, Rusya ve Çin petrol işlemlerinde yuan kullanımını artırdı; iki ülke arasındaki ticarette doların payı ciddi şekilde gerilerken yuanın payı hızla yükseldi .

Petrodoların güç kaybında kuşkusuz dolara olan güvenin zayıflamasının da rolü bulunuyor. Dünyanın en baskın rezerv para birimi ve küresel ticarette en çok kullanılan para birimi olma özelliğini korumasına rağmen, ABD dolarının hâkimiyeti aradan geçen 25 yıllık sürede ciddi ölçüde geriledi.
Petrodoların güç kaybında kuşkusuz dolara olan güvenin zayıflamasının da rolü bulunuyor. Dünyanın en baskın rezerv para birimi ve küresel ticarette en çok kullanılan para birimi olma özelliğini korumasına rağmen, ABD dolarının hâkimiyeti aradan geçen 25 yıllık sürede ciddi ölçüde geriledi.

2023’te Rusya, Çin’in en büyük ham petrol tedarikçisi haline gelirken, ödemelerin çoğu yuan cinsinden yapılmaya başlandı. Grafiklere göre Çin’in en büyük 3’üncü tedarikçisi olarak görülen Malezya’nın ise İran ve Venezuela petrolü için aktarım merkezi olduğu ifade ediliyor.

Küresel ekonomik hâkimiyet konusunda Çin ile rekabet içinde olan ABD ise Rusya ve İran’dan yapılan petrol ticaretine yönelik kısıtlamaları ile en büyük enerji ithalatçılarından olan Çin’in ucuz petrole erişimini engellemek istiyor. Çin, Rusya ve İran gibi yaptırım altındaki ülkelerden aldığı indirimli petrol sayesinde maliyetlerini azaltırken, ABD bu can suyu akışını kesmek için baskıyı artırıyor.

Kısacası Rusya, İran ve Çin arasındaki petrol ticareti giderek artan bir oranda yuan veya yerel para birimleri üzerinden yapılırken bu durum, küresel petrol ticaretinin temel direği olan petrodolar sistemine doğrudan bir tehdit olarak algılanıyor. Nitekim Çin’in petrol ticaretinde yuan kullanımını artırma çabaları, doların enerji piyasalarındaki hâkimiyetini zayıflatabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Küresel ekonomi çok kutuplu evrede

Doç. Dr. Zeynep Burcu Uğur / ASBÜ Ekonomi Bölümü
Doç. Dr. Zeynep Burcu Uğur / ASBÜ Ekonomi Bölümü

IMF’nin Nisan 2025 Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre küresel GSYH’nin yaklaşık yüzde 25,8’i ABD’ye, yüzde 16,6’sı Çin’e aittir; euro bölgesi ve diğer büyük ekonomilerle birlikte bu tablo, küresel ekonomik gücün giderek daha çok kutuplu hale geldiğini göstermektedir. Çin ekonomisinin büyümesiyle birlikte uluslararası ödemelerde yuan kullanımını artırma yönündeki girişimler hız kazanmış; swap anlaşmaları, enerji ticaretinde yuan kullanımı ve BRICS ülkelerinin yerel para birimlerine yönelmesi dolara olan talebi potansiyel olarak sınırlayabilecek gelişmeler olarak öne çıkmıştır.

Suudi Arabistan ise petrol ticaretinde kullandığı para birimlerini çeşitlendirmeye yönelik bir yaklaşım sergilemektedir. Bu, Suudi Arabistan dış politikasını ve ekonomik ilişkilerini ABD’den başka ülkelerle de genişletmeyi hedefleyen bir stratejinin parçası denebilir. Bu bağlamda, krallığın BRICS ülkelerine katılma isteği ile birlikte sınır ötesi ödemelerde merkez bankası dijital para birimlerinin (CBDC) kullanımı amacıyla Çin ve diğer ülkelerle iş birliğini artırması sürpriz değildir.

Petroyuan ne kadar gerçekçi?

Yakın gelecekte petrodolar sisteminin çökmesini beklemediğini, ABD dolarının derin finansal piyasaları, hukuki güven ortamı, yüksek likiditesi ve küresel kabulü ile hâlen rakipsiz olduğunu belirten stratejist ve siyaset bilimci Mehmet Bozkuş, petrol ticaretinin dolar merkezli uzun vadeli sözleşmeler, sigorta ve finansman ağları üzerine kurulu olduğunu belirtiyor.

Bununla beraber önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte sistemin aşınmasının mümkün olduğunu söyleyen Bozkuş, ABD’nin yaptırım politikalarının genişlemesi, Çin’in yerel para ile ticaret girişimleri, Rusya ve İran’ın zorunlu dedolarizasyon çabaları, BRICS+ ülkelerinin alternatif ödeme sistemleri geliştirme arayışları ve dijital para teknolojilerinin çok para birimli bir enerji-finans düzenine doğru geçişi hızlandıracağını ifade ediyor.

“Bu süreç muhtemelen tek bir yeni rezerv para doğurmayacaktır. Daha olası senaryo, doların küresel rolünü koruduğu ancak tek başına belirleyici olmadığı çok merkezli bir finansal mimaridir. Petro-dolar sistemi ABD için vazgeçilmez bir yapısal güç kaynağıdır ve kısa vadede korunacaktır. Ancak sistem statik değildir. Küresel güç dağılımındaki değişim, enerji jeopolitiğindeki dönüşüm ve finansal alternatiflerin çoğalması, dolar merkezli yapıyı kademeli biçimde aşındırmaktadır” şeklinde konuşan Bozkuş, geleceğin enerji-finans düzeninin büyük olasılıkla dolar merkezli fakat tek kutuplu olmayan bir yapı olacağını, artık temel sorunun petrolün hangi para birimiyle satıldığından ziyade hangi jeopolitik kriz ortamında, hangi finansal blok üzerinden fiyatlandığı olacağını sözlerine ekliyor.

Çin’in Petrol Tedarik Ettiği Ülkeler (2025)
Çin’in Petrol Tedarik Ettiği Ülkeler (2025)

Küresel rezervlerde yüzde 2 orana sahip yuanın yaygın kabul gören bir para haline gelmesi için “petroyuan”ın önünde hâlâ uzun bir yol olduğunu belirten Uğur’a göre de rezerv para statüsü yalnızca ekonomik büyüklükle değil, finansal derinlik, hukuki güven ve ağ etkileriyle belirleniyor. Dolayısıyla ABD doları, euro-dolar piyasası ve küresel finansal altyapı sayesinde petrol gelirlerinin dünya genelinde hızlı ve likit biçimde değerlendirilmesine imkân tanıyor.

Buna karşılık yuan cinsinden elde edilen petrol gelirleri, şu an için dolar kadar geniş ve serbest bir küresel yatırım alanına sahip değil. Çin sermaye piyasaları hızlı büyümüş olsa da hâlen ABD piyasalarına kıyasla daha küçük ve daha az likit durumda bulunuyor.

Uğur, Çin’in dünya ekonomisindeki yüzde 16,6’lık payının, artan enerji talebinin, küresel ticaretteki güçlü konumunun ve finansal piyasalarının kademeli derinleşmesinin petroyuanı destekleyecek unsurlar olduğunu da ifade ediyor. “Küresel ticaret payları incelendiğinde ABD’nin yüzde 11,42 ile ilk sırada yer aldığı, Çin’in ise yüzde 10,96 ile onu çok yakından takip ettiği görülmektedir” diyen Uğur, bu yakınsamanın Çin’in enerji ithalatında yuan cinsinden ödeme mekanizmalarını genişletme kapasitesini artırdığını sözlerine ekliyor.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026