Ezber bozan karar: Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor, Yargıtay tazminat hesabında son noktayı koydu

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazalarıyla ilgili önemli bir karara imza atarak hem çalışanları hem de işverenleri yakından ilgilendiren yerleşik bir algıyı değiştirdi. Uzun süredir “kalıcı engel yoksa tazminat da yok” şeklinde bilinen yaklaşım, bu içtihatla birlikte geçerliliğini yitirdi.
Söz konusu karar, yalnızca tek bir dosyayı değil, benzer durumda olan tüm çalışanların haklarını etkileyen kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine düşen bir işçinin 11 yıl süren hukuk mücadelesi sonrası verilen kararın detaylarını Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş köşesine taşıdı.
11 yıllık hukuk süreci
Olay, 2014 yılında bir bakım-onarım çalışması sırasında meydana geldi. Merdivenin kayması sonucu düşen işçi, omurgasında kırıklar oluştuğunu, yüzde 26 oranında malul kaldığını ve psikolojik olarak da zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat davası açtı. İşveren ise gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini ve kazanın işçinin dikkatsizliğinden kaynaklandığını savundu.
Yerel mahkemeden ret kararı
İlk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak işçinin sürekli iş göremezlik oranını yüzde 0 olarak değerlendirdi. Kalıcı bir sakatlık bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebini reddeden mahkeme, yalnızca 30 bin lira manevi tazminata hükmetti.
Yargıtay’dan emsal nitelikte değerlendirme
Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararını bozarak dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Yüksek mahkeme, işçinin kalıcı bir engeli bulunmasa dahi, tedavi sürecinde çalışamadığı dönemde uğradığı gelir kaybının maddi zarar kapsamında olduğunu vurguladı.
Kararda, raporlu olunan sürede çalışamayan sigortalının bu dönemde yüzde 100 iş göremez kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu süreçte oluşan ücret kaybının bilirkişi aracılığıyla hesaplanması ve varsa SGK ödemelerinin düşülerek kalan zararın belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Çalışanlar ve işverenler için ne anlama geliyor?
Karar, iş kazası geçiren çalışanlar açısından yalnızca kalıcı sakatlık oranının değil, iyileşme sürecinde yaşanan gelir kaybının da tazminat konusu olabileceğini ortaya koyuyor.
İşverenler açısından ise işçinin iyileşip işine dönmesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığına işaret ediyor. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alınmasının, benzer maddi yükümlülüklerin önüne geçilmesi açısından kritik olduğu vurgulanıyor.
Bu içtihatla birlikte yargı, sadece kalıcı zararları değil, kaza sonrası iyileşme sürecinde yaşanan ekonomik kayıpları ve mağduriyetleri de koruma altına alan daha geniş bir yaklaşım benimsiyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.