Yatırımcıların gözü kulağı bu haberde: Altın alınır mı, satılır mı?
12:06, 19/03/2026, PerşembeG: Güncelleme: 14:53, 19/03/2026, Perşembe

Altın piyasasında son günlerde yaşanan sert geri çekilme, yatırımcıların “alım mı satım mı?” sorusuna yönelmesine neden oldu. Küresel piyasalarda ons altındaki düşüşe paralel olarak iç piyasada da gram altın fiyatlarında dalgalanma dikkat çekiyor.
Uzman değerlendirmelerine göre, jeopolitik risklerin bir miktar azalması ve doların güçlenmesi altın üzerinde baskı oluştururken, bu durum kısa vadeli satışların hızlanmasına yol açtı. Buna karşın bazı ekonomistler, yaşanan düşüşlerin kalıcı olmayabileceğini ve piyasanın hâlâ yüksek oynaklık içerdiğini vurguluyor.

Güvenli limanda dengeler değişiyor mu?
Gram altın fiyatı, geçen yıl spot piyasa verilerine kıyasla yaklaşık yüzde 100 prim yaparak 5.951 TL seviyesinden kapanış gerçekleştirdi.
2026 yılının ocak ayında ise gram altın, 7.811 TL ile tarihi zirvesini görerek rekor seviyeye ulaştı. Bu zirvenin ardından piyasalarda bir dengelenme süreci başladı ve fiyatlarda aşağı yönlü hareketler ön plana çıktı.
Orta Doğu’daki çatışmaların üçüncü haftaya girmesi ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizleri sabit tutarak belirsizlik sinyali vermesinin ardından, 19 Mart 2026 işlemlerinde gram altın fiyatı TSİ 09.30 itibarıyla 6.850 TL seviyelerine yakın seyretti.

Altın alınır mı satılır mı?
Gram altın fiyatındaki hareketlilik büyük ölçüde ons altın tarafındaki dalgalanmalardan etkileniyor. Ons altın, bu yıl içinde 5.602 dolar seviyesine kadar yükselerek zirve görürken, 19 Mart işlemlerinde 5.000 doların altındaki seyrini sürdürdü. Gün içi işlemlerde ise ons altının 4.800 dolar seviyelerine yakın hareket ettiği belirtiliyor.
Piyasadaki bu oynaklık, yatırımcıların “alım mı, satım mı?” sorusuna yönelmesine neden olurken, küresel finans çevrelerinden de farklı yorumlar gelmeye devam ediyor.

'Belirsizlik ortamı oluştu'
Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıyı artırdığına dikkat çekerek, merkez bankalarının sıkı para politikasında temkinli duruşunu koruduğunu belirtiyor. Hansen’e göre piyasaların “daha uzun süre yüksek faiz” beklentisine yönelmesi, getiri sağlamayan varlıklar arasında yer alan altın üzerinde baskı oluşturan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Mevcut durumda sermayenin dolar cinsinden varlıklara yönelme eğilimde olduğunu belirten Hansen, “Bu durum da altının geleneksel güvenli liman rolünü kısmen sulandırdı. Altında önemli teknik seviyelerin altına inilmesi de ivme odaklı satışları tetiklerken, yatırımcılar da likiditeyi artırmak için kârlı pozisyonları azalttı” değerlendirmesinde bulundu, bütün bu kombinasyonun altın için kısa vadede belirsiz bir ortama sebep olduğunu aktardı. Ons altının 50 günlük hareketli ortalamanın altına düştüğünü belirten Ole Hansen, 4.840 dolar ve 4.660 dolar seviyelerini önemli destekler olarak gösterdi.

Öte yandan Londra merkezli CRU Group’un yayımladığı analizde, kıymetli metallerde son dört yılda görülen yükselişin; para birimlerine duyulan güven kaybı, artan küresel borçluluk ve faiz oranlarındaki değişimlerle birlikte şekillenen bir “yeniden fiyatlama süreci”ne işaret ettiği belirtildi.
Raporda, altın fiyatlarının yukarı yönlü seyrini sürdürebileceği ve önümüzdeki yıl 6.000 dolar seviyeleri civarında dengelenebileceği yönünde beklentilere de yer verildi.
ABD’li JP Morgan 2026 sonu için ons altın hedefini 6.300 dolar olarak açıklarken, Alman Deutsche Bank ise 6.000 dolar seviyesini öngördüğünü duyurmuştu.



Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.