Amiral Cihat Yaycı'dan Hürmüz ve Babülmendep boğazı uyarısı: Petrol ve dünya ticareti tehlikede

Haritanın başında programında GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer'in sorularını yanıtlayan Müstafi Tümamiral, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihat Yaycı, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının küresel ticaret ve enerji arzı açısından taşıdığı kritik önemi değerlendirdi. Yaycı, boğazların kapanması durumunda dünya genelinde yaşanacak petrol ve tedarik krizinin devasa boyutlarına dikkat çekti.
GZT YouTube kanalında yayınlanan Haritanın başında programında GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer'in sunduğu programda konuşan Müstafi Tümamiral, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihat Yaycı, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının küresel ticaret ile enerji arzı açısından taşıdığı hayati önemi anlattı.

Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Babülmendep'in, Süveyş Kanalı ile birlikte dünya enerji arzı ve ticareti açısından kritik bir konumda olduğunu belirten Yaycı, "Hürmüz Boğazı'ndan dünya petrolünün yüzde 20'si geçiyor. Burası kapandığı zaman dünyanın beşte biri, günlük dünyaya giden petrolün beşte biri yok oluyor" dedi.

Yaycı, bölgedeki petrol akışına dair çarpıcı rakamlar vererek, "Suudi Arabistan günlük 6-7 milyon, Birleşik Arap Emirlikleri 3,5-4 milyon, Irak 3,5-4 milyon, Kuveyt 2-2,5 milyon, Katar 1-1,5 milyon ve İran 1,5-2 milyon varil petrol gönderiyor. İran'ın teknolojisini geliştirememesi ve yaptırımlar nedeniyle ihracatı kısıtlı. Ancak buradan geçen toplam petrol 20-21 milyon varil civarında" ifadelerini kullandı.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamını değil, sadece gemileri ateşleyebilecek menzile sahip bir kısmını tuttuğunu söyleyen Yaycı, boğazın genişliğinin ortalama 70-80 kilometre olduğunu, bazı yerlerde 30-40 kilometreye düştüğünü hatırlattı.

Bölgede sadece İran'ın olmadığını belirten Yaycı, "Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt ve Irak'ta Amerika Birleşik Devletleri'nin üsleri var. Basra Körfezi'nin diğer tarafını ABD kontrol ediyor. Ancak İran'ın buradan saldırıları, Amerika'nın kontrolünün yetersiz olduğunu gösteriyor" sözlerini sarf etti.

Çin, Japonya ve Yunanistan büyük sıkıntıda
Boğazın kapanmasının ABD iç siyasetine etkisine değinen Yaycı, petrol fiyatları yükseldikçe Amerika'da iç kamuoyunda müthiş bir başkaldırı başladığını ve bu yüzden Trump'ın "Açın şu boğazı" diyerek tepki gösterdiğini belirtti.

İran'ın, Amerika ve İsrail'e yardım eden hiçbir devletin gemisine geçiş izni vermediğini, bu nedenle 300 geminin içeride kaldığını belirten Yaycı, Türkiye, Çin ve Rusya'ya ise geçiş izni verildiğini söyledi.

Ayrıca İran'ın gemi başına 2 milyon dolara yaklaşan bir geçiş ücreti talep ettiğini ve bu ücretin dolar değil Yuan olarak ödenmesini istediğini aktardı.

Bu durumun günde 6-7 milyon varil alan Çin, 4-5 milyon varil alan Hindistan, 2,5-3 milyon varil alan Japonya ve 2-2,5 milyon varil alan Güney Kore gibi büyük petrol alıcılarını zorladığını belirten Yaycı, "Japonya petrol sıkıntısı yüzünden savaşın bir an önce bitmesini istiyor. En ilginç durumlardan biri de Yunanistan. Çin'den sonra en fazla gemisi bulunan devlet Yunanistan ve 70 gemisi burada tıkalı kalmış vaziyette. Bu, ana geliri deniz ticareti ve turizm olan Yunanistan'a büyük bir darbe vurdu" dedi.

'Babülmendep kapanırsa dünya ticareti durma noktasına gelir'
Yaycı, krizin Babülmendep cephesine de sıçrama ihtimaline dikkat çekerek, İran'ın Yemen'deki Husiler ve Somali'den Eritre'ye kadar uzanan diğer vekil güçleri vasıtasıyla bu boğazı da tehdit altında tuttuğu uyarısında bulundu.

Babülmendep'ten dünya ticaretinin yüzde 10'unun, konteyner ticaretinin yüzde 30'unun ve Avrupa-Asya ticaretinin ise yüzde 40'ının geçtiğini vurgulayan Yaycı, "Burası kapanırsa Süveyş de kapanmış olur. Gemiler Ümit Burnu'ndan dolaşmak zorunda kalır ve bu durum seferleri 10-15 gün uzatıp maliyetleri gemi başına en az 1 milyon dolar artırır. Bunun enflasyon etkisini düşünün. Tehlikeli sulardan geçildiği için sigorta fiyatları da artıyor ve bundan sigorta şirketlerini elinde tutan İngiltere nemalanıyor" ifadelerini kullandı.

Son olarak krizin kazananlarına değinen Yaycı, "Petrol fiyatı yükselince Amerika rezervlerini devreye sokup bastırabilir, üstelik petrol satarak kazanır. Herkes Rusya'ya yöneldiği için Rusya da kazanıyor. Birileri kaybederken, birileri bu savaştan nemalanıyor ve fırsatlar doğuyor" dedi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.