GZT ÖZEL | Hantavirüs nasıl yayılıyor? Uzman isimden kritik cevaplar: Belirtileri gribe benziyor ama...

Dünya genelinde endişeye yol açan Hantavirüs vakaları sonrası "Yeni bir salgın mı başlıyor?" sorusu gündeme oturdu. GZT Özel İçerik Editörü Rana Çayır sordu, Doç. Dr. Hüsrev Diktaş yanıtladı: "Hantavirüs yeni keşfedilmiş bir virüs değil ancak erken tanı konulması gereken, gerçekten ağır seyredebilen bir enfeksiyon hastalığı" diyen Diktaş; farelerden bulaşan virüsün böbrek, akciğer ve kalp-damar sistemi üzerindeki hayati risklerini tüm detaylarıyla anlattı.
Dünya genelinde sağlık otoriteleri ve kamuoyu, son dönemde adı sıkça duyulan bir virüs nedeniyle yeniden teyakkuza geçti. Bir gemide görülen vakalarla gündeme gelen ve pek çok ülkede endişeye neden olan Hantavirüs, hafızalardaki pandemi korkusunu bir kez daha tetikledi. Farelerden insanlara bulaşan ve vücutta iki farklı ağır klinik tabloya yol açan bu virüs, erken teşhis edilmediğinde hayati risk taşıyor.
Peki, Hantavirüs gerçekten yeni bir Covid-19 vakası olabilir mi? GZT Özel İçerik Editörü Rana Çayır sordu, Doç. Dr. Hüsrev Diktaş bu gizemli virüsün şifrelerini ve merak edilen tüm detayları anlattı.

Esas kaynak kemirgenler
Hantavirüs’ün yeni keşfedilmiş bir virüs olmadığını belirten Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, virüsün tıbbi açıdan en önemli özelliğinin kemirgenlerle birlikte bulunması olduğunu vurguladı. Virüs; enfekte farelerin idrar, dışkı veya tükürükleri (çıkartıları) ile doğrudan temas edilmesi sonucunda insanlara bulaşıyor.
Şimdi bu iki farklı klinik tabloya yol açıyor. Birincisi; bizim ülkemizde ve Avrupa'da gözlenen böbrek tutulumuyla seyreden kanamalı bir ateş tablosu. İkincisi ise özellikle Amerika'da gözlenen; akciğerleri ve kalp-damar sistemini etkileyen çok daha ağır bir tablo. Her iki tablo da nadir görülüyor ancak gerçekten ağır seyredebilen ve erken tanı konulması gereken bir enfeksiyon hastalığı diyebiliriz. İlk başlangıcı grip benzeri belirtiler oluyor; ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı... Bazen bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal bulguları da eklenebiliyor. Daha ağır vakalarda ise genellikle hızlı ilerlediğinde nefes darlığı, öksürük, akciğer ödemi, tansiyon düşüklüğü, böbrek fonksiyonlarında bozulma, nadiren de olsa kanama bulgularıyla gözlenebiliyor.

İki farklı klinik tablo: Böbrek ve akciğer tehlikesi
Virüsün seyri, görüldüğü coğrafyaya göre iki farklı tehlikeli klinik tabloya yol açıyor. Dr. Diktaş bu tabloları şöyle detaylandırıyor:
Birincisi (Türkiye ve Avrupa): Genellikle böbrek tutulumuyla seyreden, kanamalı bir ateş tablosu ön planda.
İkincisi (Amerika Kıtası): Akciğerleri ve kalp-damar sistemini etkileyen, çok daha ağır bir süreç gözleniyor.
Her iki tablonun da nadir görüldüğünü ancak oldukça ağır seyredebildiğini belirten uzmanlar, erken tanının hayati önem taşıdığının altını çiziyor.

Belirtileri neler?
Hantavirüs enfeksiyonunun ilk evrelerinde ateş, halsizlik, kas ağrısı ve baş ağrısı gibi grip benzeri semptomlar görülüyor. Bazı vakalarda bu duruma bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal bulguları da eşlik edebiliyor. Hastalık hızla ilerlediğinde ise şu ağır belirtiler ortaya çıkabiliyor:
Nefes darlığı ve öksürük,
Akciğer ödemi ve tansiyon düşüklüğü,
Böbrek fonksiyonlarında bozulma ve nadiren de olsa kanama bulguları.

Bir salgın bizi bekliyor mu?
Kamuoyundaki en büyük korku olan "Yeni bir salgınla mı karşılaşıyoruz?" sorusuna da açıklık getiren Doç. Dr. Diktaş, mevcut bilgilere göre Hantavirüs'ün Covid-19 veya grip gibi insandan insana çok yoğun bulaşı olan bir hastalık olmadığını belirtti. Virüsün genel olarak insandan insana kolay bulaşmadığını ifade eden Diktaş, bu durumun küresel bir salgın ihtimalini düşürdüğünü vurguladı.
En büyük korkumuz "Acaba Covid-19 gibi yeni bir salgınla mı karşılaşıyoruz?" diye korkuyoruz. Yapılan incelemelerde şu anki bilgilerimiz; Covid-19 veya grip gibi böyle çok yoğun bir bulaşı olan hastalık değil. Genel olarak insandan insana kolay bulaşan bir virüs değil bu aslında.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.