GZT ÖZEL | Dünyanın gözü Ankara'da! NATO Zirvesi öncesi Doç. Dr. Furkan Kaya'dan dikkat çeken analiz: 'Kumanda artık Türkiye'de'

7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gözler Türkiye'ye çevrildi. GZT YouTube kanalına konuşan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya, zirvenin NATO tarihinin en kritik toplantılarından biri olacağını savundu. Kaya, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD gerilimi ve Donald Trump'ın NATO politikalarının masaya yatırılacağı zirvede Türkiye'nin "merkez ülke" konumunun öne çıkacağını belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO liderlerini ağırlamaya hazırlanırken zirvenin gündemi yalnızca ittifakın geleceğiyle sınırlı kalmayacak. Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD hattındaki gerilim, Avrupa'nın güvenlik arayışları ve Donald Trump'ın NATO yaklaşımı zirvenin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

GZT YouTube kanalına konuşan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya ise Ankara'daki toplantının sıradan bir NATO zirvesi olmayacağını savundu. Kaya, zirvenin küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekilleneceği kritik bir dönüm noktası olacağını ifade ederek Türkiye'nin yeni dönemde üstleneceği role ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Doç. Dr. Furkan Kaya: "Bu sıradan bir NATO toplantısı olmayacak"
Kaya, 7-8 Temmuz'daki zirvenin NATO açısından tarihi önem taşıdığını belirterek, bunun yalnızca Türkiye'nin ev sahipliği yapmasından kaynaklanmadığını söyledi. Konuşmasında, "Temmuz ayındaki toplantılar NATO tarihinin en değerli, en kritik, en hayati zirvesi olacak. Bu sıradan bir ittifak toplantısı olmayacak." ifadelerini kullanan Kaya, küresel sistemin yeni yönünü aradığı bir döneme girildiğini dile getirdi.

"NATO'nun önünde üç kritik dosya var"
Kaya'ya göre zirvenin gündeminde üç temel başlık bulunuyor. Bunların ilki 2022'den bu yana devam eden Rusya-Ukrayna savaşı. İkinci başlık ise İran ile ABD arasında devam eden gerilim. Üçüncü ve en önemli unsurun ise Donald Trump'ın NATO politikalarına ilişkin yaklaşımı olduğunu belirten Kaya, Trump'ın ilk başkanlık döneminden itibaren NATO'nun görev tanımını sorguladığını ve bunun ittifak içinde belirsizlik oluşturduğunu ifade etti.

"Türkiye üç kıtanın coğrafi menteşesi"
Türkiye'nin jeopolitik konumunun NATO açısından yeniden tanımlanacağını savunan Kaya, şu değerlendirmede bulundu: "Asya kıtasını saydım, Avrupa kıtasını saydım, Afrika kıtasını da saydım. Bu üç kıtanın da coğrafi menteşesi Türkiye. Menteşe demek birleştirici demek. Menteşe kırılırsa kıta çöker."
Kaya, Türkiye'nin artık yalnızca NATO'nun güneydoğu kanadında yer alan bir ülke olarak değil, "merkez ülke" olarak değerlendirileceğini öne sürdü.
"Kumanda Türkiye'de olacak"
Batı'nın güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolünün arttığını savunan Kaya, Avrupa'nın askeri kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Avrupa'nın kendi savunma açıklarını kısa sürede kapatamayacağını söyleyen Kaya, Türkiye'nin yerli savunma sanayii sayesinde farklı bir konuma ulaştığını ifade ederek, "Kumanda Türkiye'de olacak. Mikrofon Türkiye'de olacak." dedi.
"Türkiye'siz plan mümkün değil"
Kaya, yeni küresel güvenlik mimarisinde Türkiye'nin dışlanmasının mümkün olmadığını savundu. Konuşmasında, "Yeni küresel mimari inşa edilirken Türkiye'siz bir plan mümkün değil." ifadelerini kullanan Kaya, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılmasına yönelik tartışmaların gerçekçi olmadığını dile getirdi.
"Yeni NATO arayışları var"
Kaya, konuşmasının devamında NATO'nun klasik güvenlik anlayışının değiştiğini savunarak, enerji koridorları, göç, deniz güvenliği ve vekil örgütlerin yeni güvenlik başlıkları arasında yer aldığını söyledi. Kaya ayrıca, "Yeni NATO arayışları var." değerlendirmesinde bulunarak, ittifakın yalnızca Rusya merkezli güvenlik anlayışıyla hareket edemeyeceğini ifade etti.
İran gerilimi ve Trump-Netanyahu ilişkisine dikkat çekti
Kaya, İran-ABD gerilimiyle ilgili değerlendirmesinde Donald Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasındaki ilişkiye de değindi. Netanyahu'nun savaşın devamından yana olduğunu öne süren Kaya, Türkiye'nin NATO Zirvesi'nde diplomatik çözüm çağrısını ön plana çıkaracağını savundu.
"Türkiye artık bekleme odasında değil"
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin dış politika vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, Ankara'nın yeni dönemde hem savunma sanayisinde hem de diplomatik girişimlerde daha etkin rol üstleneceğini söyledi. Kaya, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Yeni dünya düzeninde Türkiye bekleme odasında değil, karar masasında."
Röportajın tamamını izlemek isteyenler için:



Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.