Noodle hakkındaki ezberler bozuluyor:Hangi noodle tercih edilmeli?

Noodle denildiğinde birçok tüketicinin aklına katkı maddeleri ve sağlıksız beslenme geliyor. Ancak Fonksiyonel Gıda Uzmanı Dr. Hakan Başdoğan'a göre her noodle aynı değil. Başdoğan, tüketicilerin içerik okuryazarlığını geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, temiz içerikli ve katkısız üretim yapan yerli firmaların dünyaya örnek olacak çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Noodle'ın günümüzde yalnızca pratik bir atıştırmalık olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirten Fonksiyonel Gıda Uzmanı Dr. Hakan Başdoğan, ürünün tarihinin milattan önce 2000'li yıllara kadar uzandığını ifade etti.
Dünyanın en eski gıda ürünlerinden biri olarak kabul edilen noodle'ın bugün yaklaşık 70 milyar dolarlık bir endüstri oluşturduğunu söyleyen Başdoğan, yılda 130 milyar adedin üzerinde tüketildiğine dikkat çekti. Her ülkenin kendi kültürüne göre farklı aromalar ve üretim teknikleri geliştirdiğini belirten uzman isim, temel olarak iki farklı noodle kategorisinin bulunduğunu anlattı.

İki temel noodle türü var
Başdoğan'a göre piyasada bulunan noodle'lar temelde iki ana gruba ayrılıyor.
İlk grup, tüketicilerin en yakından tanıdığı "instant noodle" ürünleri. Bu ürünler önceden pişirilmiş olarak hazırlanıyor ve sıcak su içerisinde birkaç dakika bekletildikten sonra soslarıyla birlikte tüketiliyor.
İkinci grup ise "egg noodle" olarak bilinen, Türk mutfağındaki erişteye oldukça benzeyen ürünlerden oluşuyor. Bu ürünlerin içerisinde sos bulunmuyor ve üretim sürecinde kızartma işlemi uygulanmıyor.
Uzman isim, bu tür noodle'ların genellikle un, su ve tuzdan oluştuğunu, buharda pişirilerek hazırlandığını belirterek, "Aslında bildiğimiz eriştenin farklı bir versiyonu" değerlendirmesinde bulundu.
Türk üreticilerinden dünyaya örnek olan yenilikler
Başdoğan, bazı yerli firmaların Ar-Ge çalışmaları sayesinde noodle üretiminde maden suyu kullanımını yaygınlaştırmaya başladığını anlattı. Özellikle atıl durumdaki doğal maden sularının özel proseslerden geçirilerek üretime dahil edildiğini belirten uzman, bu yöntemle hem ürünün mineral içeriğinin artırıldığını hem de lezzet ve sos emme kapasitesinin yükseltildiğini söyledi.
Maden suyu, un, yumurta ve tuz gibi temel bileşenlerle hazırlanan bu ürünlerin katkısız ve temiz içerikli alternatifler sunduğunu ifade eden Başdoğan, bu ürünlerin hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından güvenle tüketilebileceğini kaydetti.

Katkısız ınstant noodle mümkün mü?
Tüketiciler arasında en çok tartışılan ürün grubunun instant noodle'lar olduğunu belirten Başdoğan, bu kategoride de önemli dönüşümlerin yaşandığını söyledi.
Dünya genelinde instant noodle ürünlerinin büyük bölümünde çeşitli katkı maddeleri bulunduğunu ifade eden uzman isim, buna karşın bazı Türk üreticilerinin tamamen doğal içeriklerle farklı bir model geliştirdiğini anlattı.
Örneğin köri aroması oluşturmak için onlarca farklı baharatın bir araya getirildiğini belirten Başdoğan, renkli noodle üretiminde ise yapay renklendiriciler yerine pancar, bal kabağı ve nar tozu gibi doğal bileşenlerin kullanıldığını söyledi.
Bu yöntemlerin yalnızca daha temiz içerik sunmadığını, aynı zamanda lezzetten de ödün vermediğini vurgulayan Başdoğan, bazı üreticilerin geliştirdikleri teknolojileri patentleyerek uluslararası alanda dikkat çektiğini ifade etti.
"Lezzet için yapay katkılara mecbur değiliz"
Lezzetli ürün üretmenin tek yolunun katkı maddeleri kullanmak olmadığını belirten uzman, güçlü Ar-Ge çalışmaları ve doğru formülasyonlarla doğal içeriklerden de başarılı sonuçlar alınabileceğini söyledi.
Türkiye'nin baharat çeşitliliği açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade eden Başdoğan, karabiberden pul bibere kadar çok sayıda doğal bileşenin doğru kombinasyonlarla kullanılması halinde katkı maddelerine ihtiyaç duyulmadan yüksek lezzet elde edilebileceğini vurguladı.

Market raflarında nelere dikkat edilmeli?
Başdoğan, Türkiye'de ürünlerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sıkı şekilde denetlendiğini ve mevzuata uygun olarak piyasaya sunulduğunu belirtirken, tüketicilerin yine de bilinçli seçim yapması gerektiğini söyledi.
Bir baba olarak kendi tercihlerini de paylaşan uzman isim, özellikle MSG (monosodyum glutamat) olarak bilinen ve halk arasında "Çin tuzu" adıyla anılan bileşenin yer aldığı ürünlerden uzak durmaya çalıştığını ifade etti.
Tercih edilebilecek özellikler
Dr. Hakan Başdoğan vatandaşlara kısa ve anlaşılır içerik listelerine,un, su, yumurta, tuz gibi temel bileşenleri,doğal baharatlarla hazırlanan sosları,yapay renklendirici yerine sebze ve meyve bazlı içerikleri,maden suyu gibi fonksiyonel bileşenlerle zenginleştirilmiş ürünleri önerdi.
İçerik listesi uzun ve karmaşık olan ürünler
Başdoğan, mevzuatın izin verdiği her bileşenin tüketici açısından ideal seçim anlamına gelmediğini belirterek, mümkün olduğunca temiz içerikli ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.
Tüketicilerin yerli üreticilerin geliştirdiği temiz içerikli alternatifleri daha yakından tanıması gerektiğini ifade eden uzman, özellikle çocukların güvenle tüketebileceği ürünlerin piyasada mevcut olduğunu hatırlattı.
Başdoğan, tüketicilerin ürün etiketlerini daha dikkatli incelemesi ve içerik okuryazarlığını geliştirmesi halinde hem daha sağlıklı seçimler yapabileceğini hem de kaliteli yerli üreticileri destekleyebileceğini belirtti.
Doğru içeriklerle üretilen, doğal bileşenler kullanan ve katkı maddelerini minimum seviyede tutan noodle ürünleri güvenle tercih edilebilir alternatifler arasında yer alıyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.