"Okul şiddeti görünmez değil, ben geliyorum der!" Uzmanlardan kritik uyarılar

Uzmanlar, son dönemde yaşanan okul şiddeti olaylarını değerlendirerek erken uyarı işaretlerinin çoğu zaman göz ardı edildiğini vurguladı. Psikiyatristler ve klinik uzmanlar, sosyal izolasyon, dijital zorbalık, aile içi iletişim sorunları ve medya etkisinin gençlerde şiddet eğilimini artırabileceğine dikkat çekti.
Okullarda yaşanan şiddet olayları sonrası değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, riskli davranışların çoğu zaman önceden sinyal verdiğini ve erken müdahale ile önlenebileceğini belirtti. Psikiyatri ve psikoloji alanındaki akademisyenler, şiddetin tek bir nedene bağlı olmadığını; bireysel, ailesel ve toplumsal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını ifade etti.
“Şiddet ani değil, süreç içinde gelişiyor”
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin çoğunlukla ani bir patlama değil, önceden gelişen bir süreç olduğunu söyledi. Tarhan, saldırganlık eğilimi gösteren kişilerin önemli bir bölümünün daha önce davranışsal sinyaller verdiğini belirterek sosyal geri çekilme, yoğun öfke ve tehdit dilinin erken işaretler arasında yer aldığını ifade etti.
Tarhan ayrıca, şiddetin önlenmesi için tüm öğrencilere yönelik empati ve duygu kontrolü eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini, riskli öğrencilerin erken tespit edilmesinin ve kriz durumları için okul-aile işbirliğinin güçlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.

“Dışlanma ve izolasyon riski artırıyor”
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Gökşin Karaman, gençlerde dışlanmanın ve sosyal izolasyonun agresyonu artırabileceğini belirtti. Karaman, “Sessiz kalan bir çocuk sorun yok anlamına gelmez” diyerek, görünmeyen risklerin gözden kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
Karaman ayrıca dijital medyanın ve haber dilinin olayların yayılma biçiminde etkili olduğunu, şiddet içeriklerinin yanlış sunumunun olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade etti.

Reklam
“Sosyal dışlanma şiddeti tetikleyebilir”
Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, davranış değişikliklerinin erken uyarı açısından önemli olduğunu belirtti. Ani öfke patlamaları, tehditkâr davranışlar ve sosyal çevreden uzaklaşmanın risk işareti olabileceğini söyledi.
Erdoğan, dijital zorbalığın okul içi şiddetle bağlantılı olabileceğini, dışlanmış hisseden gençlerin görünür olma ihtiyacıyla riskli davranışlara yönelebileceğini ifade etti.

“Şiddet estetikleştirilmemeli”
Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım ise sosyal medya ve dijital kültürün şiddeti daha karmaşık hale getirdiğini söyledi. Yıldırım, şiddetin popülerlik aracı haline getirilmesinin en büyük risklerden biri olduğunu vurguladı.
Yıldırım ayrıca okullarda yalnızca fiziksel güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığını, psikolojik dayanıklılık ve öfke kontrolü çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Toplumsal ve ailevi faktörler öne çıkıyor
Uzmanlar, aile içi şiddet, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, medya etkisi ve dijital zorbalığın gençlerde şiddet eğilimini artırabileceğini belirtti. Okul ve ailelerin birlikte hareket etmesinin, erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesinin ve rehberlik hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasının kritik olduğu ifade edildi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.