Trilyoner Elon Musk'ın vergi taktiği: Al, borçlan, öl

SpaceX'in halka arzıyla dünyanın ilk trilyoneri olan Elon Musk'ın serveti 1,3 trilyon doları aştı. Ancak bu devasa rakamın neredeyse tamamı Tesla ve SpaceX hisselerinde duruyor. Peki Musk, hisselerini satmadan nasıl harcıyor ve neden çoğu çalışandan daha düşük oranda vergi ödüyor? Yanıt, zenginlerin yıllardır kullandığı "al, borçlan, öl" stratejisinde gizli.
Dünyanın en zengin insanı Elon Musk, roket üreticisi SpaceX'in tarihindeki en büyük halka arzla birlikte bir ilki başardı ve net serveti rekor seviyeye, 1,3 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam, kabaca 60 trilyon liraya denk geliyor ve dünyada yalnızca 19 ülkenin yıllık ekonomik üretimini geçiyor. Ancak bu servetin asıl ilginç yanı, Musk'ın cebindeki nakitte değil; tablonun tamamen hisse senetlerinden oluşmasında. ForbesServetin neredeyse tamamı hisselerde
Musk'ın serveti kâğıt üzerinde devasa görünse de elinde harcanabilir nakit olarak çok az para bulunuyor. SpaceX'teki payı yaklaşık 821 milyar dolar, Tesla'daki hissesi ise 350 milyar doların üzerinde. Bu serveti likit paraya çevirmenin tek yolu hisse satmak; ama hisse satmak, beraberinde yüklü bir sermaye kazancı vergisi getiriyor. ABD'de bu oran çoğu yatırımcı için yüzde 20'ye kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla Musk için hisse satmak, en pahalı para bulma yöntemi.
Satmıyor, borçlanıyor
Bunun yerine Musk, sahip olduğu hisseleri bankalara teminat gösterip kredi çekiyor. 2022'de Twitter'ı satın alırken de aynı yöntemi kullanmıştı: Hisse satmak yerine bunları teminat göstererek borçlandı; çünkü borç, gelir sayılmadığı için vergilendirilmiyor. Trilyon dolarlık şirketleri teminat olarak gören bankalar, bu kredileri oldukça düşük faizle veriyor. Vergi uzmanlarının "al, borçlan, öl" (buy, borrow, die) olarak adlandırdığı bu strateji, ABD'nin en zengin isimlerinin yıllardır başvurduğu bir yöntem. Oracle'ın kurucu ortağı Larry Ellison de hisselerinin 30 milyar dolardan fazlasını kredi teminatı olarak göstermiş durumda.
"Evi yok"
Musk'ın gayrimenkulle ilişkisi de bu mantığın bir parçası. Mayıs 2020'de "Neredeyse tüm fiziksel mülklerimi satıyorum. Hiç ev sahibi olmayacağım" diye paylaşım yaptı ve sözünü tutarak Kaliforniya'daki evlerini yaklaşık 130 milyon dolara elden çıkardı. Mülk sahibi olmak, her yıl düzenli emlak vergisi ödemek anlamına geliyor; oysa hisse senetleri gibi finansal varlıklar bu tür yıllık bir vergiye tabi değil. Yine de tablo göründüğü kadar net değil: Musk'ın bugün Teksas'taki evlerinde, doğrudan kendi adına değil, kendisine bağlı şirketler (LLC) aracılığıyla oturduğu biliniyor.
Rakamlarla vergi tablosu
Bu sistemin sonucu, somut rakamlarda görülüyor. ProPublica'nın hesaplamasına göre Musk'ın bir dönem "gerçek vergi oranı" yüzde 3,7 seviyesindeydi. Bunun temel nedeni, kredilerin gelir sayılmaması ve varlıkların değer kazanırken vergilendirilmemesi. Öte yandan tablo tek yönlü değil: Musk, 2021'de Tesla opsiyonlarını kullandığında 11 milyar dolar federal ve eyalet vergisi ödediğini açıklamıştı. Yani zenginler vergiden tamamen kaçmıyor; ancak sistemi, vergiyi mümkün olduğunca erteleyecek ve azaltacak şekilde kullanıyor. Eleştirmenler bunu artan eşitsizliğin bir göstergesi sayarken, savunucular uzun vadeli yatırımı ve girişimciliği teşvik ettiğini ileri sürüyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.