Yaşlılar aileden kopuyor, gençler yeteneksizleşiyor!

Gençlerin zekâları geriliyor, insanlar yalnızlığa mahkûm oluyor, evlilik modern hayatın içinde gereksiz ve ertelenebilir bir vâkıa olarak görülüyor ve yaşlılar aileden birer birer ayrılıyor. Araştırmalara göre işte şu anda toplumun içinde olduğu durum kabaca böyle.
Fakat ertelenen yalnızca evlilik değil. Aile kurma geciktikçe birlikte büyüme ihtimali de öteleniyor. Çocuk doğumu gecikiyor, kuşaklar arasındaki yaş farkı açılıyor, büyükanne-büyükbaba halkası zayıflıyor. Bunun neticesi yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda ilişki kuramama anlamına gelen bir kara delik. Yalnız yetişen çocuklar, yalnız yaşlanan yetişkinler ve hafızasını kaybeden toplumlar…

Gençler ailesinden geride
Reklam
Hafızamızı kaybediyoruz
- çocuk sayısı azalıyor,
- akrabalık bağları kopuyor ve
- yaşlı kuşakla temas zayıflıyor.
Bu kopuş yalnızca duygusal değil; öğrenmeyi sağlayacak bilginin aktarıldığı zinciri de kopartıyor.
Araştırmalar kuşaklar arası bağın hem çocuklar hem de yaşlılar için anlamlı sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Emory University ve University of Cambridge bünyesinde yürütülen çalışmalar, büyükanne-torun etkileşiminin empati, hafıza ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu ortaya koyuyor.
Yalnızlar çoğalıyor, tahammül azalıyor
Türkiye gibi toplumların hâlâ tamamen kaybetmediği bir refleks var: birlikte yaşama kültürü. Bu basitçe bir nostalji değil; sosyal dayanıklılığın bir biçimi. Çocuk aile büyüklerinden sabrı öğrenir, yetişkin sorumlulukla derinleşir, yaşlı ise aileye anlam verir. Bu döngü zayıfladığında yalnızlar çoğalır; yalnızlardan oluşan toplum ise daha kırılgan ve dış etkilere açık hale gelir.
Reklam
Çözüm yalnızlıkta değil
Yeniden hatırlamamız gereken basit bir hakikat var: İyiyi kötüsüne katmadan, eksikle yaşamayı öğrenmeden ne sağlam aile kurulur ne güçlü nesil yetişir.
Medeniyet dediğimiz şey de biraz budur: Kuşakların birbirine temas edebildiği, yalnızlığın zannedildiği gibi kader değil, istisna olduğu uzun soluklu bir hayat ortaklığı.

İnsan yaşlanınca nereye gider?
İstanbul’da özel huzurevi tarifeleri yeni düzenlemeye göre aylık taban ücret 20 bin 250 TL, en yüksek fiyat ise 106 bin 616 TL’ye kadar çıktı. Ücretlere ayrıca yüzde 10 KDV ekleniyor.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre açıklanan rakamlar yalnızca bakım ve konaklama hizmetini kapsıyor. Fizik tedavi, diyaliz gibi ek sağlık hizmetleri ayrıca ücretlendiriliyor. Sektör temsilcileri, “İstanbul’da 20 bin liranın altında nitelikli özel huzurevi bulmak zor” diyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinde oda fiyatları ortalama 10 bin TL’den başlıyor. Belediye tesislerinde ise ücretler daha düşük seviyede. Ancak buralarda da yer bulabilene aşk olsun.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.