Kafein uykuda beyin aktivitesini artırıyor
19:00, 28/04/2026, SalıG: Güncelleme: 20:59, 28/04/2026, Salı

Görsel
Uyanık tutma özelliği sayesinde dünya genelinde en çok tüketilen psikoaktif maddelerden biri olan kafein; kahve, çay, çikolata ve enerji içecekleri gibi pek çok gıdada yer alıyor. Ancak yapılan son araştırmalar, kafeinin uyanıkken değil; uyku hâlinde de beyin üzerinde şaşırtıcı etkilere yol açtığını ortaya koyuyor.
Kafeinle uyumak mümkün mü?
Bilim insanları, yapay zekâ ve elektroensefalografi (EEG) kullanarak gerçekleştirdikleri bir çalışmada, katılımcıların beyin aktivitelerini kafein aldıkları ve almadıkları iki farklı gecede inceledi. Elde edilen veriler, kafein tüketen bireylerin uyku esnasında beyinlerinin daha aktif çalıştığını ve dolayısıyla uykularının daha az dinlendirici olduğunu gösteriyor. Buna göre gündüz saatlerinde odaklanma ve uyanıklık için olumlu etkiler sağlayan kafein; gece saatlerinde ise beynin rahatlamasını, yenilenmesini ve sağlıklı bir şekilde toparlanmasını engelleyebiliyor. Bu da uzun vadede uyku kalitesini düşürerek zihinsel ve fiziksel performansı olumsuz etkileyebilir.
Deniz suyunda çözünen plastik
Plastiğin doğada 400 yıldan fazla sürede yok olması, canlılar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle okyanuslarda oluşan çöp ve plastik adaları, yaban hayatına büyük zarar veriyor. Bu da bilim insanlarını uzun süredir doğada çözünebilen plastikler geliştirmeye yöneltiyor. Son olarak Japon araştırmacılar, deniz suyunda yalnızca birkaç saat içinde çözünebilen bir plastik geliştirdi. Yeni geliştirilen bu plastik hem diğerleri kadar dayanıklı hem de tuzlu suda çok daha hızlı parçalanıyor ve geride hiçbir kalıntı bırakmıyor. Üstelik yalnızca deniz suyunda değil, karada da çözünebiliyor. Yaklaşık beş santimetrelik bir parça, toprakta da tuz bulunduğu için 200 saat içinde parçalanmaya başlıyor.
Gece görüşlü kontakt lens
Kızılötesi (infrared) sensörler sayesinde cisimlerin sıcaklık farklarına dayanarak görüntü oluşturabilen yeşil ekranlı gece görüş gözlükleri, yerini kontakt lenslere bırakmaya hazırlanıyor. Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesindeki araştırmacıların geliştirdiği bu yeni nesil lensler hem görünür ışığı hem de kızılötesi ışığı algılayabiliyor. Harici bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan çalışan bu lensler, şeffaf yapıları sayesinde doğal görüşü engellemiyor. Üstelik gözler kapalıyken bile çalışabiliyor. Çünkü kızılötesi ışık göz kapaklarından geçebildiği için kullanıcılar, bu ışığı gözleri kapalıyken dahi algılayabiliyor. Bu durum, özellikle acil durumlarda ya da düşük görüş koşullarında kullanıcılara önemli avantajlar sağlayabilir. Renk körlüğü dâhil birçok alanda istifade edilmesi planlanan bu lensler, özel olarak tasarlanmış gözlüklerle birlikte kullanıldığında görüntü kalitesi artırılabiliyor.
Dökülen saçlara yeni tedavi yöntemi
Bilhassa erkeklerde sıkça görülen kellik, saçların kısmen ya da tamamen dökülmesiyle kendini gösteriyor. Soruna çözüm arayanlarsa ilaç, saç ekimi ve doğal destek ürünleri gibi yöntemlere yöneliyor. Kaliforniya Üniversitesinden (UCLA) bilim insanları ise bu soruna farklı bir çözüm bulmak için kolları sıvadı. Buna göre kellik yaşanan bölgede, -herhangi bir saç ekimi gerçekleştirmeden- PP405 adı verilen bir molekül, bir hafta boyunca kafa derisine uygulanıyor. Böylece uykuda olan ama ölmemiş saç kökleri yeniden uyandırılıyor. Üstelik zayıf tüyler değil, gerçek ve kalın saç telleri çıkıyor. Uygulanan bu yeni tedavi yönteminin, özellikle yaş, stres, genetik ya da hastalık nedeniyle saçları dökülen kişilerde etkili olabileceği ifade ediliyor.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.