BM raporu: İsrail’e soykırım suçlaması

Beyza Şen
06:00, 02/03/2026, PazartesiG: Güncelleme: 22:43, 02/03/2026, Pazartesi
CategoryGenç Motto
Genç Motto
BM raporu: İsrail’e soykırım suçlaması
BM Soruşturma Komisyonu: İSRAİL, GAZZE'DE SOYKIRIM YAPIYOR

Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu, İsrail'in Gazze'de Filistinlilere yönelik eylemlerinin soykırım anlamına geldiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre 2023’te Hamas ile başlayan çatışmaların ardından, İsrail’in uluslararası hukuka göre tanımlanan beş soykırım eyleminden dördünü gerçekleştirdiğine dair makul gerekçeler bulunuyor. Bunlar; bir grubun üyelerini öldürmek, onlara ciddi fiziksel ve psikolojik zarar vermek, grubun yok olması amacıyla yaşam koşullarını kasıtlı olarak kötüleştirmek ve doğumları engellemeye yönelik eylemleri içeriyor.

Raporda, İsrailli yetkililerin açıklamaları ile İsrail güçlerinin eylem ve davranış kalıpları, soykırım niyetinin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanlığı, söz konusu raporu “çarpıtılmış ve gerçek dışı” olarak nitelendirerek içeriğini kategorik olarak reddettiğini açıkladı.

İsrail ordusu, 7 Ekim 2023'te Hamas liderliğinde Güney İsrail’e düzenlenen ve yaklaşık bin 200 kişinin hayatını kaybettiği, 251 kişinin ise rehin alındığı saldırıya karşılık olarak Gazze'de geniş çaplı bir askerî saldırı başlattı. Birleşmiş Milletler tarafından “güvenilir” kabul edilen verilere göre o tarihten bu yana Gazze'de, İsrail'in düzenlediği saldırılarda en az 64 bin 964 kişi yaşamını yitirdi.

Gazze’de nüfusun büyük bir bölümü, defalarca yerinden edilirken evlerin yüzde 90’ından fazlasının hasar gördüğü ya da tamamen yıkıldığı biliniyor. Sağlık, su, sanitasyon ve hijyen altyapıları büyük ölçüde çökmüş durumda. Öte yandan Birleşmiş Milletler destekli gıda güvenliği uzmanları, Gazze şehrinde resmen kıtlık ilan etti.

Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası hukukun ve insan haklarının ihlal edildiği iddialarını araştırmak üzere 2021 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından kuruldu. Komisyonun, üç kişiden oluşan uzmanlar heyetine Ruanda soykırımıyla ilgili uluslararası mahkemenin eski başkanı ve Güney Afrikalı eski BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay başkanlık ediyor. Komisyonun diğer üyeleri ise Avustralyalı İnsan Hakları Avukatı Chris Sidoti ile Hintli Konut ve Arazi Hakları Uzmanı Miloon Kothari.

Komisyon, daha önce yayımladığı raporlarında Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların 7 Ekim 2023’te savaş suçları ve diğer ciddi uluslararası hukuk ihlalleri işledikleri, İsrail güvenlik güçlerinin ise Gazze’de savaş suçları ve insanlığa karşı ihlaller yaptıkları sonucuna varmıştı.

Komisyon, son raporunun Gazze ile ilgili bölümünde “Bugüne kadar Birleşmiş Milletler’in en güçlü ve en yetkili bulgusu” olduğunu belirtti. Ancak rapor, BM adına yapılmış resmî bir açıklama niteliği taşımıyor.

Komisyonun 72 sayfalık raporunda, İsrail makamları ile güvenlik güçlerinin, 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi'nde tanımlanan beş soykırım eyleminden dördünü, ulusal, etnik, ırksal veya dinî bir gruba, —Gazze’deki Filistinlilere— karşı işledikleri ve işlemeye devam ettikleri belirtiliyor. Raporda, konuyla ilgili şu bilgilere yer veriliyor:

● Korunan nesnelere yönelik saldırılarla grubun üyelerinin öldürülmesi, siviller ve diğer korunan kişilerin hedef alınması; ayrıca kasıtlı olarak ölümle sonuçlanan yaşam koşullarının yaratılması.

● Sivillere ve korunan nesnelere doğrudan saldırılarla grubun üyelerine ciddi fiziksel ve psikolojik zarar verilmesi, tutuklulara ağır kötü muamele yapılması, zorla yerinden edilme ve çevresel tahribat.

● Filistinliler için hayati öneme sahip yapıların ve arazilerin tahrip edilmesi, tıbbi hizmetlerin yok edilmesi ve bu hizmetlere erişimin engellenmesi, zorla yerinden edilme; Filistinlilere yönelik hayati yardım, su, elektrik ve yakıtın ulaştırılmasının engellenmesi; üremeye yönelik şiddet ve çocukları etkileyen özel koşullar yoluyla grubun kısmen veya tamamen yok olmasına sebep olacak yaşam koşullarının kasıtlı olarak yaratılması.

● Aralık 2023'te Gazze'nin en büyük doğum kliniğine düzenlenen saldırıyla doğumları engellemeye yönelik tedbirlerin uygulandığı belirtiliyor. Saldırıda yaklaşık 4 bin embriyo, bin sperm örneği ve döllenmemiş yumurtanın imha edildiği bildirildi.

Soykırım Sözleşmesi’nin yasal tanımına göre, soykırım suçunun oluşması için failin grubu tamamen veya kısmen yok etme niyetiyle bu eylemlerden herhangi birini gerçekleştirdiğinin kanıtlanması gerekiyor.

Pillay, dünya kamuoyuna yaptığı açıklamada, “Öncelikle gerçeklere odaklandık. Bu nedenle İsrail makamlarının soykırım niyetini ortaya koyan açıklamalarını inceledik. Ayrıca soykırım niyetinin tek mantıklı sonuç olduğunu göstermek için İsrail makamları ve güvenlik güçlerinin davranış kalıplarını detaylı şekilde değerlendirdik,” dedi.

Öte yandan İsrail'in siyasi ve askerî liderleri, Gazze'deki askerî operasyonların Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupları yenmek ile İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla meşru müdafaa kapsamında yürütüldüğünü defalarca vurguladı. Ayrıca İsrail güçlerinin uluslararası hukuka uygun hareket ettiği ve sivillere zarar vermemek için tüm mümkün önlemleri aldığı da ısrarla belirtiliyor.

Ancak komisyonun raporu, İsrail'in açıklamalarını doğrulamıyor. Aksine Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Başbakan Benjamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın konuşma ve açıklamalarının “soykırımı kışkırttığı” sonucuna varıyor. Pillay, “7 Ekim 2023'te Başbakan Netanyahu, 'Hamas'ın konuşlandığı, saklandığı ve faaliyet gösterdiği tüm yerlere, o kötü şehre, güçlü bir intikam uygulayacağız, onları enkaza çevireceğiz' diyerek yemin etti,” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun açıklamasında “kötü şehir” ifadesi kullanılarak Gazze'nin tamamı sorumlu tutulup intikam hedefi olarak görülüyor. Ayrıca Filistinlilere, “Hemen burayı terk edin, çünkü her yerde şiddetli operasyonlar düzenleyeceğiz,” tehdidinde bulunuluyor.

Komisyon, Gazze’deki İsrail makamları ve güvenlik güçlerinin tutum ve davranışlarından çıkarılabilecek tek makul sonucun “soykırım niyeti” olduğunu vurguluyor. Raporda, ağır silahların kullanılmasıyla benzeri görülmemiş sayıda Filistinlinin kasten öldürülmesi ve ağır yaralanması; dinî, kültürel ve eğitim kurumlarına sistematik ve yaygın saldırılar; Gazze’ye uygulanan abluka ve halkın aç bırakılması da arasında yer alıyor.

Pillay, “Bütün bu eylemleri belgelemek, olgusal bulguları toplamak ve bunların doğruluğunu teyit etmek iki yılımızı aldı. Bizi yönlendiren tek şey, gerçekler oldu. Eğer bu eylemler bu niyetle gerçekleştirilmişse Soykırım Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir,” diyor.

Komisyon, İsrailli siyasi ve askerî liderlerin eylemlerinin “İsrail Devleti'ne atfedilebilir” olduğunu ve bu nedenle devletin “soykırımı önleyememek, işlenmesine izin vermek ve cezalandırmamak” ile sorumlu olduğunu kaydediyor.

Komisyon, bütün ülkelerin Soykırım Sözleşmesi uyarınca ellerindeki tüm imkânları kullanarak “soykırımı önleme ve cezalandırma” konusunda acil yükümlülükleri olduğunu vurguluyor. Bu yükümlülükler yerine getirilmezse muhatap ülkelerin suç ortağı konumuna düşebileceği uyarısında bulunuyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise komisyonun üç üyesini “Hamas'ın vekilleri” olarak hizmet etmekle suçlayan bir açıklamada bulundu. Bakanlık, “Rapor tamamen Hamas’ın yalanlarına dayanıyor ve bunlar, başkaları tarafından aklanıp tekrar ediliyor. Bu iddialar çoktan ve tamamen çürütülmüştür,” ifadelerini kullandı. Bakanlık, rapordaki iddiaların aksine soykırım girişiminde bulunan tarafın Hamas olduğunu belirterek, “Hamas bin 200 kişiyi öldürmüş, kadınlara tecavüz etmiş, aileleri diri diri yakmış ve her Yahudiyi hedef alarak yok etmeyi amaçladığını açıkça ilan etmiştir,” açıklamasını yaptı.

Bir İsrail askerî yetkilisi, raporu “temelsiz” olarak nitelendirerek, “Bugüne dek hiçbir ülke, bu koşullarda operasyon yürütmemiş ve savaş alanında sivillere zarar gelmesini önlemek için bu kadar çok şey yapmamıştır,” ifadelerini kullandı.

Reuters haber ajansına göre, Cumhurbaşkanı Herzog da raporu kınayarak içeriğinin yanlış yorumlandığını belirtti. Ayrıca İsrail Dışişleri Bakanlığı, komisyon üyelerinin önümüzdeki aylarda görev süreleri sona erdiğinde yerlerine yenilerinin atanmaması ve komisyonun tamamen kaldırılması gerektiğini savundu.

Bunun üzerine komisyonun üç üyesi de BM İnsan Hakları Konseyi'ne istifalarını sundu. 83 yaşındaki Pillay, istifasını “yaşı, sağlık sorunları ve diğer birçok taahhüdünün ağırlığı” gerekçesiyle açıklarken; Sidoti ise emekliliğinin “komisyonu yeniden yapılandırmak için uygun bir zamanda” gerçekleştiğini belirtti.

Aralarında İsrail merkezli olanların da bulunduğu birçok uluslararası insan hakları örgütü, bağımsız izleme uzmanları ve akademisyenler ise İsrail'i, Gazze'deki Filistinlilere karşı soykırım yapmakla suçluyor. Ancak BM, bir durumun uluslararası hukuka göre soykırım teşkil edip etmediğine dair hukuki bir karar verme yetkisine sahip olmadığını vurguluyor. Yaşananların soykırım olarak nitelendirilebilmesi için yetkili bir ulusal veya uluslararası mahkemenin bunu resmen ilan etmesi gerekiyor.

BM İnsan Hakları Başkanı Volker Türk, meseleyi takip eden gazetecilerin İsrail'in Gazze'deki eylemlerini tanımlamak için “soykırım” terimini kullanıp kullanmayacağına ilişkin sorusu üzerine, “Soykırım olup olmadığına mahkeme karar verecek, ancak kanıtların arttığını görüyoruz,” dedi.

İngiltere Hükûmeti sözcüsü de soykırım iddialarının kararının mahkemeye ait olduğunu belirtti. Ancak bunun, İsrail'in eylemlerinin korkunç olduğu yönündeki tutumlarını değiştirmediğini vurguladı. Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) ise şu anda Güney Afrika'nın İsrail güçlerini soykırımla suçladığı davayı sürdürüyor. Ancak davanın sonuçlanmasının yıllar sürebileceği belirtiliyor. İsrail ise bu davayı “tamamen asılsız, ön yargılı ve yanlış iddialara dayalı” olarak nitelendiriyor.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.



Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026