Son dönemde bilim ve teknolojide öne çıkan dört yenilik ne sunuyor

Doç. Dr. Urartu Şeker ve ekibinin yaptığı çalışmayla vücudun derinliklerinde olup bitenleri, gerçek zamanlı ve kablosuz olarak izlemenin önü açılıyor. Çığır açan araştırma, geçtiğimiz günlerde dünyanın en prestijli bilim dergilerinden biri olan Nature Communications’ta yayımlandı.
Buna göre genetiği modifiye edilmiş canlı hücreler, implant bir anten aracılığıyla elektromanyetik sinyaller üreterek dış ortamla iletişim kuruyor ve böylece hastalıkların vücut içinden kablosuz, gerçek zamanlı olarak izlenmesine imkân tanıyan bir biyosensör platformunun temel bileşenini oluşturuyor. Herhangi bir pil veya elektronik devre gerektirmeyen bu pasif anten tasarımı, enfeksiyon takibi için tasarlanmış olsa da HIV ve kanser gibi daha uzun süreli takip gerektiren hastalıklar için de projeler devam ediyor.
Neredeyse her meslek grubu bir şekilde yapay zekâdan destek alarak iş verimini artırmayı hedeflerken Çin’de de yapay zekâlı bir yargıç sistemi göreve başladı. Böylece iş adaleti sisteminde, ülkenin en büyük projesi hâline geldi. Sistem, “bilgi grafiği modeli + akıl yürütme zinciri” algoritması üzerine kurulu olup dava açma, ara buluculuk, inceleme, duruşmalar ve karar alma süreçlerini de otomatikleştiriyor. Bu sayede süreç içerisinde dava analizlerinin verimliliği yüzde 50 artarken karar hazırlama süresinin neredeyse yarı yarıya azaldığı ve uyuşmazlık çözüm sürecinin de önemli ölçüde hızlandığı gözlemlendi.
Hubble ve James Webb teleskopları, uzay görevlerine devam ederken halefleri olan Roman Uzay Teleskobu’nun montajı da planlanan tarihten erken tamamlandı. Geniş alanlı kızılötesi gözlem yapacak olan bu yeni nesil teleskobun, 2026 sonbaharında fırlatılması hedefleniyor. Teleskop, 288 megapiksellik geniş açılı kızılötesi kamera ve yeni nesil bir koronograf ile donatılarak gelişmiş bir uzay gözlemevi olarak çalışacak. Hubble’dan yüzlerce kat daha hızlı veri toplayacak olan Roman Uzay Teleskobu’nun, bu sayede görevinin ilk beş yılında 100 binden fazla gezegen, yüz milyonlarca yıldız ve milyarlarca galaksi keşfetmesi umuluyor.
Reklam
Kullan at kâğıt tabaklar, uzun yıllardır kullanılmaya devam etse de kaynakların tasarruflu değerlendirilmesi adına henüz yeterli bir çözüm değil. Peelware tarafından tasarlanan Peel Plate adlı tabaksa 20 ultra ince kâğıt katmanından oluşuyor. Yapmanız gereken tek şey, tabağı kullandıktan sonra en üst katmanı soyup altındaki tertemiz yüzeyi ortaya çıkarmak. Yıkama derdini de ortadan kaldıran bu akıllı tasarımlı tabak, bu şekilde 15 defa kullanılabiliyor. Ahşap ve şeker kamışı lifleri gibi doğal malzemelerden yapılan ürün, ısı ve basınçla kimyasal yapıştırıcılar olmadan birbirine bağlanıyor ve her türlü yemeği de sızdırmadan taşıyabiliyor.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.