Ebu Ubeyde kimdir? Kassam sözcüsünün etkisi

Ses tonu, hitabet yeteneği ve özenle düzenlenmiş cümleleri bizlere İsrail’in kafamızdaki kadar büyük olmadığını; Müslümanların da göründüğü kadar zayıf olmadığını telkin ediyordu. Ne kadar acı değil mi? Gazze’den bir adam Müslümanları cesaretlendirmeye çalıştı yıllarca.
“Diline döktüğüm dilleri hatırlasana.” Onunla karşılaşsak ilk bunu söylerdi galiba bize. Hangimiz bir köşe başında karşılaşmak isteriz ki onunla? Köşenin başımıza yıkılması, aynada iskeletimizi görmek ve bütün şairane betimlemelerin bittiği nokta… Müslümanları her krizde İslam’a davet eden adam, kefiyyenin ardından seslenen ağızsız haykırış, hal-i pür melalimizin aynası gözlerin sahibi: Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde.
Ona dair ilk kayıt 2002’ye dayanıyor. El Kassam’ın saha yetkililerinden biri olarak görev yapmaya başladığını biliyoruz. Zaten onun hakkında bildiklerimiz, onun bilmemizi istediği kadarıyla sınırlı kalıyor. 2007’de Hamas’ın Gazze’de iktidarı tamamen eline almasıyla beraber ilk kez kamuoyu karşısına çıkmıştı. O vakitten itibaren Kassam Tugayları Sözcüsü sıfatıyla Ebu Ubeyde’yi en kritik anlarda dinledik. Bir asker takasında, bir hattın savunmasında, İsrail’e misilleme yapılacağında ve daha nice dönüm noktasında bizlere bir şeyler anlattı. Ses tonu, hitabet yeteneği ve özenle düzenlenmiş cümleleri bizlere İsrail’in kafamızdaki kadar büyük olmadığını; Müslümanların da göründüğü kadar zayıf olmadığını telkin ediyordu. Ne kadar acı değil mi? Gazze’den bir adam Müslümanları cesaretlendirmeye çalıştı yıllarca.
Takvimler 7 Ekim’i gösterdiğinde bir halkın özgürlük umutlarının ne kadar sahici olduğunu Kassam Tugayları sahada gösteriyordu. Çünkü saha, memleketin kendisiydi ve uğruna her şey göze alınırdı. Ebu Ubeyde bunları daha güzel anlatıyor tabii ki: “İstediğiniz kadar kalabalık gelin. Araçlarınızla ya da yayan, hiç fark etmez! Karadan, denizden ya da havadan… Size ölümlerden ölüm beğendireceğiz! Pişmanlıktan kendinize lanetler okuyacaksınız!” Bunlar sıradan cümleler değil. İsrail uzun yıllardır Gazze üzerinde hem askeri bir savaş veriyor hem de bunu bir propaganda aracına dönüştürüyordu. Ebu Ubeyde sarf ettiği her kelimeyle, işaret parmağını her kaldırışıyla propaganda savaşının da farkında olduklarını tüm dünyaya gösterdi. Bunlar belki bizim için olağan şeyler ama İtalya sahillerinde yaşayan kıvırcık saçlı bir Akdenizli ile Ebu Ubeyde arasında oluşan iletişimin açıklaması budur. Kalpten çıkan her söz bir diğer kalbe çarptı. Ebu Ubeyde ağızsız bir çığlık olarak gök kubbede yankılanan sözler sarf ediyordu ama gözlerinden başkasını bilemedik hiçbir zaman. Kefiyyenin ardından seslenen bir fikir oldu Ebu Ubeyde.
Aynı zamanda kolektif bilinci vurguluyordu yüze örtülen kefiyye. Korkak Yahudilerin gece rüyalarına giren ses, Müslümanları cesaretlendirmeye çalışarak sallanan parmak… Bunların ötesinde, Gazze direnişi tek bir isme atfedilmesin diye, Gazze sadece ve sadece Gazze ile özdeşleşsin diye dünyanın gözleri önüne yalnızca kefiyye ve bir çift göz serildi. CV’si insani direniş olan bir figürü, içi çürümemiş her vicdan bağrına basacaktı, en nihayetinde böyle oldu.
Peki, Ebu Ubeyde öldü mü? İsrail, Ebu Ubeyde’yi 2007 yılından beri 23 kez öldürdü. Aşırı sağcı koalisyon ortaklarının kuklası olan Netenyahu, arada bir Ebu Ubeyde’yi öldürerek kendi ömrünü uzatmaya çalıştı İsrail kamuoyu nezdinde. Önceki 22 ölümü yalan çıkan ve her defasında doğru zamanı bekleyip dünyaya seslenen Ebu Ubeyde, bu sefer de ortaya çıkacak mı yoksa yüreğinde taşıdığı cennetine mi kavuştu, bilemiyoruz. Zaten Ebu Ubeyde’nin ölümüyle bir bebeğin ölümü arasında ne kadar stratejik fark var ki? Bu dünyadan cenazesi kaldırılmayan cesetler olarak, Gazze için çoktan ölmüş Müslüman halklar olarak; Ebu Ubeyde’nin yaşadığına sevinmeye ne kadar hakkımız var ki? Bizim tanımımızı da Ebu Ubeyde yapmıştı: Savaşı ekranlardan izleyen Arap ve Müslüman halkları.
Evet, o kadar aciziz.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.