Esed sonrası Suriye’nin geleceği: Yeni yönetimin öncelikleri neler?

Yaklaşık 14 yıllık iç savaş ve beş yıllık çıkmazın ardından Suriye'deki Beşar Esed rejiminin sadece bir hafta içinde çökebileceğini kim tahmin edebilirdi ki? Esed’in gidişiyle birlikte Suriye'yi yakın gelecekte nelerin beklediği en önemli soru hâline geldi.
Muhalif savaşçıların kasım sonlarında minimal bir direnişle Halep’i ele geçirmesiyle bunun Esed rejiminin çöküşünün başlangıcını işaret ettiğine inanılıyordu. Esed güçleri de belirgin şekilde hazırlıksızdı. Kalan askerlerini Halep’ten geri çekerek yeniden düzenlemeye, Rusya ile İran’dan takviye kuvvetlerin gelmesi için zaman kazanmaya çalıştı ve muhaliflerin burada duracağını umdu. Ancak böyle olmadı. Halep’teki hızlı başarılarından cesaretlenen muhalif savaşçılar, vakit kaybetmeden Hama’ya ilerlediler ve şehri kolayca ele geçirdiler. Ardından güneydeki büyük şehir olan Humus’u ele geçirerek hızlıca ilerlemeye devam ettiler.
Rusya, Esed’e sınırlı hava desteği sağladı. Ancak Lübnan’da İsrail’e karşı Hizbullah’ı savunurken güçlerini tüketen İran, önemli bir yardımda bulunamayarak Suriye’de kalan kuvvetlerini de geri çekti. Esed’in Irak’tan destek çağrıları da hiçbir sonuca ulaşmadı. Durumun ne olduğunu gören Esed güçlerinin ve yöneticilerinin morali hızla düştü. Rejimin çöküşü hâlinde kendilerinden intikam alınacağı korkusuyla kitlesel olarak ülkeden kaçışlar başladı. Bu durum, Esed’in çöküşünü daha da hızlandırdı.
Kanlı Esed rejimi nasıl kuruldu?
Suriye Devleti, Sykes-Picot Anlaşması sonrasında ve Birinci Dünya Savaşı'nın ardından kuruldu. Suriye, Fransız kontrolünde bir Milletler Cemiyeti mandası hâline geldi ve ancak 1944'te bağımsızlık kazandı. Mısır ile yapılan birleşme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından 1963'te Baas Partisi, Hafız Esed’in da dâhil olduğu bir darbe ile iktidara geldi. 1966'da Hafız Esed, azınlık grubundan diğer subaylarla birlikte bir darbe daha yaptı. Bu darbe, nihayetinde Hafız Esed’in 1970’te başkanlık koltuğuna oturduğu rejime yol açtı.
Reklam
Hafız Esed, acımasız bir diktatör olarak kendini kabul ettirdi ve gücü, orduyu ve ekonomiyi akrabalarının ve azınlık topluluğunun elinde topladı. Bu süreçte Müslüman çoğunluk büyük ölçüde marjinalleşti ve güç - nüfuz pozisyonlarından dışlandı. Hafız Esed rejimi, 1982'de muhalefetin acımasızca bastırılmasıyla da hatırlanır. İslami Cephe'nin önderliğindeki ayaklanma, muhalefetin Hama şehrini ele geçirmesiyle başladı. Buna karşılık olarak Suriye ordusu şehri yerle bir etti. 10 bin ila 40 bin sivilin hayatını kaybettiği veya kaybolduğu tahmin ediliyor.
Hafız Esed, 2000 yılında hayatını kaybetti ve küçük oğlu Beşar Esed başkanlık koltuğuna oturdu. Batı'da tıp eğitimi almış olan Beşar Esed, ılımlı ve modern bir imaj sergileyerek Suriye’de ilerlemeye ve demokrasiye dair yeni bir dönem başlatacağı umudunu uyandırmıştı. Ancak Suriye için bir dönüm noktası olan 2011'de ülke içi çalkantılar sertleşti. Arap Baharı isyanları ülkeyi kasıp kavurmuş ve Esed'i kritik bir seçimle karşı karşıya bırakmıştı: Demokratik bir yol izlemek ya da babasının 1982'de yaptığı gibi muhalefeti ezmek. O, ikinci seçeneği tercih etti ve Suriye'yi barışçıl bir şekilde dönüştürme fırsatını tarihî bir şekilde kaçırmış oldu. Bu karar, Esed'i felakete götürdü. Patlak veren yıkıcı iç savaş 300 binden fazla ölümle (bazı tahminler daha yüksek) ve 5,4 milyon mülteci ile 6,9 milyon yerinden edilmiş insanla sonuçlandı.
- Esed rejimi, ülkeyi resmen muhalif güçlere teslim etti. Bu, Esed Ailesi'nin Suriye’deki 54 yıllık iktidarının sonunu işaret ediyordu. Beşar Esed ve babası Hafız Esed ile özdeşleşen Esed rejimi, çoğu Suriyeli tarafından acımasız, kanlı bir diktatorya olarak hatırlanacaktır.
Suriye, şimdi yeni bir güç tarafından yönetiliyor. Ebu Muhammed el-Cevlani'nin öncülük ettiği güç, dört ana öncelikle karşı karşıya kalacak:
Reklam
- Akademisyenlerin ve gazetecilerin iş birliğiyle araştırmaya dayalı haberler ve analizler yayınlayan The Conversation'da yer almış bir makeleden kısaltılarak çevrilmiştir.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.