Tutkunun önündeki dört engel: Kimlik, statü ve para

Ali Murat Alparslan
20:00, 05/06/2026, CumaG: Güncelleme: 23:46, 05/06/2026, Cuma
CategoryGenç Motto
Genç Motto
Tutkunun önündeki dört engel: Kimlik, statü ve para
Tutkusuna alim olmak diye bir şey var.

İnsanın tutkusunu bulabilmesinin önünde dört engel olduğu söylenir: kimlik, statü, güvence ve para. Her insanın ihtiyaç duyduğu kimlik oluşturmada öz belirlenimci olmak veya dış belirlenimlerle kimlik oluşturmak arasında fark vardır. Onay alma ihtiyacı yüksek, yani öz değer ve dolayısıyla öz güven noktasında zayıf insanlar, kimliklerini de dış dünyanın onları kabul ettikleri biçimde oluştururlar. Nasıl kabul görüyorlarsa öyle bir kimlik inşası içinde kalarak bir nevi hapsolurlar.

Statü de kabul görülme varsayımı ile birlikte üstünlük, farklılık ve özel olma ihtiyaçlarını gidermenin bir yo ludur. İnsanlar, eşsiz olduklarını bilmezler; diğerle rini sıradan kendilerini özel kılabilecek yolu tut mayı tercih edebilirler. Bu yol, yaşanılan toplumsal düzlemde bir statü getirmiyorsa da anlam bulmaz.

Alışılan veya arzulanan (sosyal öğrenme ile) kon for, belirli bir bütçeye ihtiyaç duymaktadır. Konforunu beslemeyi, tutkusunu beslemekten önce getirebilir insan. Bu konforun da öncesinde, belir sizliği azaltma ve güvenli alan ihtiyacı giderilir.

Tutkunun peşinden koşmak, her zaman veya hemen bu saydıklarımızı getirmeyebilir. Sayılanlar, ihtiyaç olarak algılanabilir. Yalnız bu ihtiyaçların gideril mesi, “keşfetmeye ve değişmeye karşı” bir paradigma gerektirir. Demem o ki tutkuya engel olan bu unsurları öldürmeden (hayat merkezimizden çıkarmadan) tutku ile buluşmak zordur. İz bırakan eser, bir tutkunun eseridir. Tutkusunu keş feden, tutkusunun ateşi ile canlanan ve yanan kişi, esaslı ve tesirli işler yapabilir.

İz bırakan eser, bir tutkunun eseridir. Tutkusunu keş feden, tutkusunun ateşi ile canlanan ve yanan kişi, esaslı ve tesirli işler yapabilir. Bu ateş kişinin içinde, -alevine hasret kor gibi- külünün içine saklanmıştır. Eğer zamanında meyledilmez ise hayat karmaşası içinde tekrar bulmak da bulduktan sonra alevi ile buluşturmak da zor olur. Ancak bu tutku bir yanarsa da tüm bedeni, benliği sarar. Hayatın esası ve anlamı hâline gelir. Bu yüzden ustanın tutkusuna âlim olması gerekir.

Yani, ustalık tertemiz ve anlamlı amaçlar doğrul tusunda yaşadığı sürece kutsal bir uğraşıdır. Bu uğraşın iki temel gıdası vardır: akıl ve duygu. Bu ikilemin birbirini yıpratması değil, beslemesi söz konusudur. Ancak ne zaman? Dünya gibi, hayat gibi, varlık gibi bir denge içinde olduğu zaman. Tutkuların duyguları besleyici gücü çok yüksektir. Ayrıca tutku, duygulardan da beslenir. Ancak hırsa da dönüşme olasılığı yüksektir. Denge bozulduğu zaman, tutku akıl menzilinden çıktığı zaman; tut kunun hizmet etmesi gereken amaç, götürmesi bekle nen liman şaştığı zaman, “anlam” kalmayabilir.

Evet, insana büyük güç verir tutkusu. Ancak usta için güçten daha ziyade kontrol esastır. İradesi esastır. En başta da söylendiği üzere usta şekil lendirir. Tutkusu kilidir âdeta. Elleri ise tutku suna şekil veren akli iradesi. En sonunda faydaya/ anlama ulaştıran menzilidir. Anlam-gaye; akıl ve duygudan oluşan iki değirmen taşının içine atılan buğday taneleri gibidir. Eğer akıl ve duygu; buğ day tanelerinden (anlamdan-gayeden) yoksun olursa birbirlerini öğütürler, eritirler. Bu yüzden tut kusu yüksek de olsa ustanın, tutkusuna âlim olup onu bütüncül aklı ile anlam-gaye menzilinde tutması gerekir.

İnsan sevdiğini mi yapar, yaptığını mı sever? Her birimizin dilindedir: “İnsanlar sevdikleri işi yapsalar; o zaman iş, iş olmaktan çıkar bir nevi oyun olur, uğraş olur. Eğer sevdikleri işi yapar larsa hem başarılı hem de mutlu olurlar.

Peki, farklı açıdan bakmak mümkün değil midir? İnsan yaptığını, yapabildiğini sevmez mi? Ya da şöyle soralım. Yapmadığını, yapamadığını sever mi insan? Hem demezler mi, insan yaptıkça yeteneği perçinleşir, yaptıkça derinleşir, iş üstündeki perdeler kalkar, işin sırlarına vakıf olur. Ses siz veya örtük dediğimiz bilgisi oluşur. Deneyimle birlikte bir de işin ilmine dair nazari bilgisi arttıkça sezgisel zekâ da gelişir.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026