"Nasıl tutsam da ruhumu, ruhuna değmese" diyerek bizi kalbimizden tutan şair: Rilke

Rainer Maria Rilke, Alman edebiyatı deyince akla gelen ilk isimlerdedir. Her şair gibi inişli çıkışlı bir çocukluk, çalkantılı aşklar ve hastalıkla sonlanan bir ömür yaşayan bu şairi heybemize eklemeyi ihmal etmemeli!
Babası
(1838'1906)
bir demiryolu memuru, annesi ise
zengin bir aileye mensuptu. Çok hırslı ve kaρrisli bir kadın olan annesi oğlunu kendi özlemleri doğrultusunda yetiştirmek istedi. Altı yaşına gelinceye kadar kız çocuğu gibi giydirilen Rilke, zayıf ve ince ruhu nedeniyle annesinin bu tutumundan etkilenerek başta kadınlar olmak üzere insanlarla iletişim kuramaz hale geldi. Şiirlerinde çocukluk yıllarını bir yandan içtenlikle bir yandan da korku çağrışımlarıyla anlatmasının en büyük nedeni de budur.
Dokuz yaşına geldiğinde annesi ile babası boşandı ve Rilke annesinin yanında
'ya gitmek zorunda kaldı. Babasının toplumda elde edemediği saygın yeri edinmek amacıyla 1886'dan sonra St. Pölten'e ve Bohemya'daki Maehrisch-Weisskirchen'de askeri okullara devam etti. Beş yıl sonra
'ne kaydını yaptırdı. Rilke'nin eğitimi bununla da bitmedi. Özel derslerin yanı sıra Prag'da edebiyat ve sanat tarihi de okudu. İlk şiirleri
'in yayınlanması bu yıllarda oldu.
yılları arasında öğrenimini Münih ve Berlin'de sürdüren Rilke, Münih'te yaşayan kadın şair
ile tanıştı. Daha önceki yıllarda
'nin aşık olduğu bu kadının Rilke'nin sanatçı kişiliğinin gelişmesinde büyük rol oynadığı belirtilir. Salome ile birlikte 1897'de Berlin'e, 1898'de Floransa'ya bir yıl sonra da Rusya'ya giden yazar, Rusya'da
tarafından karşılanıp dönemin ünlü ressamı
ile tanışınca büyük mutluluk duydu. İki yıl sonra yine Lou Andreas'la birlikte ikinci kez Rusya'ya giden Rilke, ülkenin güney bölümünü de dolaşarak yeniden Tolstoy'la buluştu. Bu geziden sonra ruh sağlığı bozulan yazarı terk edenler arasında Salome'de bulunuyordu.
Ressam
'in çağrısına uyan RiIke,
'ye yerIeşti ve
yıIında evIendi. Ancak bu evIiIik sadece bir yıI devam etti. Boşanmasından bir süre sonra
'in yaşamını yazmak amacıyIa Paris'e gitti. Bir süre sonra da Rodin'in özeI sekreterIiğini yaρmaya başIadı. Hem Paris'teki yaşamı hem de Rodin'in kişiIiği RiIke'nin yaşamında adeta dönüm noktasını oIuşturdu. Rodin üzerinde araştırma yaρmaktan çok onun sanatı ışığında Paris'teki yaşamını diIe getirdiği
, yazarın düzyazı türündeki iIk önemIi yapıtıdır.
ı adIı romanını tamamIadıktan sonra bir yıI boyunca
'yı doIaşan yazar,
'de bir soyIunun Trieste yakınIarındaki Duino Şatosu'na yerIeşti. 1909'da Paris'te tanıştığı bu soylu, Lou'dan sonra RiIke'nin sanatını beIirIeyen ikinci güçIü kadın oIdu ve yazar bu tarihten sonra yeni bir yaratıcıIık sürecine girdi.
nı da burada yazdı. Birinci Dünya Savaşı yıIIarını geneIIikIe Münih'te geçirdi. Bir ara Viyana'daki savaş arşivinde çaIışan yazar 1919'da İsviçre'ye, üç yıI sonra da WaIIis Kontu'na ait oIan ortaçağdan kaIma Muzot Şatosu'na yerIeşti.
'i burada yazdı.
1923 yıIında
yakaIandı ve sağIığı giderek bozuIdu. 51'inci doğum gününü kutIadıktan birkaç hafta sonra
'da Montreux yakınIarındaki VaImont'ta hayata gözIerini kaρattı.
Kaynak: www.sozkimin.com
İtiraf

Budur Benim Çabam

adanmak özlem çekerek
dolaşmaya günler boyu.
Güçlenip genişlemek derken,
binlerce kök salarak
kavramak hayatı derinden-
ve ortasından geçerek acının
olgunlaşmak hayatın ta ötesinde
ta ötesinde zamanın!
Yalnızlık

Ağır Saat

nedensiz ağlarsa dünyada,
bana ağlar.
Kim gülerse şimdi bir yerde geceleyin,
nedensiz gülerse geceleyin,
bana güler.
Kim giderse şimdi dünyada bir yere,
nedensiz giderse dünyada,
bana gider.
Kim ölürse şimdi dünyada bir yerde,
nedensiz ölürse dünyada,
bana bakar.
Muhammed'in Yakarışı (Hz. Muhammed için yazdığı şiiridir)

Girince bir bakışta tanınan Melek
Dimdik ve görkemli parıltılar salan:
Yalvardı bütün iddialardan vazgeçerek
İzin verilsin diye gezgin kalmasına
Eskisi gibi, dalgın bir tacir olarak yani;
Okumuşluğu yoktu, fazla gelirdi ona da
Bilginlere de görmek sözün böylesini.
Melekse emredercesine gösteriyordu
Levhasına yazılanları yalvarana
Gösteriyor ve istiyordu tekrar: Oku
Okudu O da: Öyleki Melek hayrandı.
Çoktan okumuş denirdi artık ona
Yapabilendi o, kulak veren ve yapandı.
Anlamazlar
https://www.youtube.com/embed/jew4zs_2i-Y
Yalnızlık Yağmura Benzer
https://www.youtube.com/embed/xdXnjUVUbSE?list=PL2Zdlz3kiPs_OLTKuxkMDJB75Z8l1_YQh
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.