Sürekli daha fazlasını istemek yerine sahip olduklarıyla yetinmek neden önemli?

İnsan, arzuları sınırsız olan bir canlıdır. Bu sebeple de daha güzel ve konforlu bir hayata kavuşmak, istediklerini elde edebilmek için sürekli uğraşır. Günümüzün modern dünyasında birçoğumuz, bizden üst konumdaki insanların zenginliğine ve rahat yaşamına özenip onlara benzemeye; onlar gibi zengin, havalı ve hatta popüler olmaya çalışıyoruz. Ancak bu şekilde daha üst seviye bir hayata ulaşmaya çalışırken neler yaptığımıza ve neleri feda ettiğimize bakmıyoruz. Hatta bazen hayatımızı daha kötü hâle getirdiğimizi fark etmiyoruz bile.
Peki bu, sürekli daha iyisine sahip olma arzusu ne zaman bitecek? Bunun bir sonu var mı? Kendimizi tatmin edip daha iyi hissedebilmemiz için daha ne kadar ileriye gitmemiz gerekiyor? Belki de asıl mesele daha iyisine sahip olmak değil, bakış açımızı değiştirmektir.
Bu hayatta istediğimiz her şeye sahip olabilmemiz mümkün değil. Bu sebeple de istediklerimizi elde etmek için şikâyet edip sızlanmak yerine sahip olduklarımızla yetinmesini öğrenebilmemiz çok daha önemlidir. Mevcut hayatımıza ve imkânlarımıza pozitif açıdan bakmamız gerek. Yani asıl mesele, “olgun” bir insan olabilmek. Daha iyisine sahip olduğumuz zaman değil, daha olgun bir insan olduğumuz zaman mutlu olacağız.
Reklam
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.