Teknoloji antik dillerin çözülmesinde nasıl yardımcı olacak?
10:50, 14/12/2018, CumaG: Güncelleme: 10:51, 14/12/2018, Cuma

Antik dönemlerde kullanılan iletişim yöntemleriyle yazılan ve halen okunamayan tabletlerin, günümüz teknolojisiyle yeniden okunabilecek olması bilim insanlarını heyecanlandırıyor.
Dünyanın en eski kültürlerine ait bazı tabletler binlerce yıl önceki yaşam hakkında zengin detaylara sahipler. Fakat sadece az sayıda insan bunları okuyabiliyor. Gelişen teknoloji artık bu eski yazıların çözülmesinde uzmanlara yardımcı oluyor.
Kırılmış,
yanmış
ve yoğun
olarak düzensiz
çivi şeklinde işaretlerle dolu olan eski kil tabletleri müzelerdeki yumuşak
ışık
altında görülebiliyor. Bu küçük işaretler dünyanın en
eski
yazı sisteminin kalıntılarıdır.Çivi yazısı:
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2018/12/13/04/28/resized_7aa68-a9f210f01034883299.jpg- Yazı 5.000 yıldan daha önce, günümüzde Irak olarak bilinenFıratveDiclenehirleri arasındaki bölge olanMezopotamya’da geliştirildi. Savaş içerisinde olan prensler arasındaki öfkeli mektuplardan, huysuz bir bebeğin yatıştırılması içinritüellerekadar farklı konular içeren tabletler, tarihin şafağındaki uygarlık hakkında çoközel bilgilersunuyor.
Bu tabletler;
Akad
, Babil
ve Asur
gibi tarihin ilk imparatorluklarının
yükseliş ve düşüşünün kroniğini çıkarmaktadır. Muhtemelen yarım milyon tablet
ortaya çıkarıldı ve tahminen daha fazlası gün yüzüne çıkmayı bekliyor.Ancak çivi yazısı ilk olarak 150 yıl
önce akademisyenler tarafından deşifre edildiğinden, yazıtlar sırlarını bunları okuyabilen
bir grup insana verebilmiştir. Bu nedenle çivi yazısı metinlerinin yaklaşık %90'ı
çevrilememiştir.- İlginizi çekebileceğini düşündüğümüz diğer haberlerimiz için:
Bu durum çok modern bir yardımcı sayesinde değişebilir.
Makine çevirisi:
Toronto
Üniversitesi’nde
Asuroloji alanında araştırmacı olan Émilie
Pagé
-Perron
, Mezopotamya’nın batı kültürü üzerindeki etkisinin çok fazla bilinmediğine vurgu yaptı. Kendisi sözlerine şunları ekledi: Pagé-Perron, MÖ 21. yüzyıldan kalma ’’ dedi.
69.000
Mezopotamya idari kayıtlarını çevirmek üzere kurulan bir projeyi yönetiyor. Perron
: ’’Mezopotamya
halkının hayatlarının pek çok farklı yönüyle ilgili bilgilerimiz var fakat bu bilgilerin yorumlanması
konusunda ekonomi
ve politika
gibi farklı alanlardaki uzmanların görüşlerinden faydalanamıyoruz. Eğer farklı uzmanlar bu bilgilere erişirlerse, bu antik toplumları
detaylı
şekilde
anlamlandırma konusunda büyük yardımları olabilir.
Kil tabletlerin dışında,
50.000
’den fazla dünyaya yayılmış halde oyma ile yapılmış Mezopotamyalı mühürler var. Binlerce yıl boyuna Mezopotamyalı insanlar oyulmuş taşlardan yapılmış mühürler
kullandılar. Bu mühürler kapılar, kavanozlar
, tabletler
ve diğer nesneleri
işaretlemek
için ıslak kil içine bastırılırdı. Bunların sadece %10’luk
bir kısmı kategorize edilerek çevrildi.- Oxford Üniversitesi'nde Asuroloji profesörü olanJacob Dahl, ''Mezopotamyalı kaynaklar Yunan, Roma ve Antik Mısır'daki kaynakların tamamından daha fazla” diyor. Zorluk ise onları okuyabilen yeterli sayıda insanı bulabilmektir.
Pagé
-Perron
ve ekibi, dijitalleştirilmiş bir veritabanından alınmış 4.000
yönetimsel antik
tabletin
algoritmaları üzerinde çalışıyor. Her bir kayıt; koyunların, kamış destelerinin veya arpasuyunun
tapınağa
yahut şahıslara nakledilmesini ya da teslimatını içeriyor. Kamıştan
kalemlerle
kil üzerine yazılan yazılar, akademisyenler tarafından Latin alfabesine aktarıldı. Örneğin Sümercedeki ''büyük
'' kelimesi çivi yazısında oldu haliyle sisteme aktarılabilir yahut Latin
alfabesine
dönüştürülerek “gal
” olarak yazılabilir.Bu idari metinlerdeki içerikler basittir örneğin: “15. günde mutfak için 11 dişi keçi.'' Bu onları otomasyona uygun hale getirir. Bu algoritmalar örnek metinleri İngilizceye çevirmeyi öğrendiklerinde, otomatik olarak diğer tabletleri de çevirirler.

Pagé-Perron :“
Üzerinde çalıştığımız metinler çok
” dedi. Kendisi, çalışmanın İngilizce sürümünün gelecek yıl içinde çevrimiçi olmasını bekliyor. Bu kayıtlar eski Mezopotamya’daki güç yapısı ve ticaret ağları hakkında bilgi veriyor. Fakat aynı zamanda kadın işçilerin toplumdaki rolü gibi sosyal tarihinin diğer yönleri hakkında da bilgi vermektedir. Araştırmalar, dünyanın farklı yerlerindeki araştırmacıların antik dünyadaki yaşamın farklı yönlerini keşfetmelerini sağlayacaktır. Pagé-Perron, Sümerlerin bizden çok farklı ve çok uzak olduklarına, ama bir yandan da aynı temel problemlere sahip olduğumuza vurgu yapıyor. Bununla birlikte şöyle bir ifade daha kullanıyor: ‘’ilginç
değil, ancak bunları bir grup metin olarak alırsanız son
derece
ilginçler.Mezopotamya'yı anlamak,
.’’ Bu nedenle kendisi otomasyondan çok umutlu çünkü bu sayede Sümerlerin bazı gizli kalmış yönlerinin ortaya çıkacağına inanıyor.insan olmanın ne manaya geldiğin
i
anlamanın bir yoludurBritish
Museum
'da saklanan 130.000
çivi yazılı tabletlerden sorumlu müzeci Irving Finkel Sümerce hakkında şunları söylüyor: ‘’Sümerce kökeni binlerce yıl önceye dayanan büyük bir dil ailesinin son üyesi olmalıdır.
’’ Finkel bunu söyledi çünkü Sümerce
Sümerlerden sonra sadece dini metinlerde kullanıldı ve ondan türeyen bilinen bir dil olmadı.Finkel, dünyanın önde gelen
çivi yazısı
uzmanlarından birisidir. Kendisi Bristih Musem’daki kitap dolu odasında konuşurken Napolyon
’un Mısır
fethi
sırasında bulunan ve yazısının çözümünün kapısını açan 3 dilli Rosetta
Taşı
konusunda değindi.
Finkel, bu tabletleri incelemenin binlerce yıl önceki insanlarla telefonda konuşmak gibi hayret verici olduğunu söylüyor. Kendisi ayrıca: ‘’
O insanlardan biriyle tanışmak dünyanın en ilginç şeyi olurdu.
’’ dedi.Antik Dillere Erişim
Sadece çok az insan 5.000 yıllık bu yazılara erişebiliyor. Lakin gelişen
teknoloji
sayesinde interneti
olan herkes dünyanın en eski kraliyet ailesi arşivine
ulaşabilecek. Bahsettiğimiz bu antik kütüphane Ninova
şehrinde güçlü ve kitap seven Asur kralı Asurbanipal tarafından yaptırılmıştı. Kütüphanesinden kalan bazı tabletler, Asurbanipal
’a özel bir serginin parçası olarak British Museum'da sergileniyor. Ninova
şehri MÖ 612 yılında yağmalandığında tabletler kararmış da olsa okunabiliyordu.
Yeni görüntüleme teknikleri, eski ve çoğu zaman
hasar
görmüş
metinlerle çalışmayı kolaylaştırıyor. Son derece ayrıntılı görüntülerle insan
gözüyle
fark etmenin oldukça zor olduğu işaretleri tanımlamak mümkün oluyor.Dahl
ve meslektaşları
, Dijital Çivi Yazısı Kütüphane Girişimi olarak bilinen bir proje için Tahran
, Paris
ve Oxford
'daki koleksiyonlarda saklanan tabletleri ve mühürleri
dijitalleştiriyorlar
. Bu geniş kapsamlı çevrimiçi veri tabanı, dünyadaki çivi yazısı metinlerinin yaklaşık üçte birini ve eski İran'dan Proto
-Elam
gibi bazı çözülememiş dilleri de içermektedir. Eğer bu tarz dijital
kütüphaneler
olmasaydı çeviri yapan makinelerde geliştirilemezdi.
Sayısallaştırma ayrıca araştırmacıların dünyadaki farklı koleksiyonlara dağılmış metinler arasındaki bağlantıları bir araya getirmelerine yardımcı oluyor. Dahl,
Southampton
Üniversitesi
ve Paris-Nanterre Üniversitesi'ndeki araştırmacılarla birlikte, Mezopotamya'dan yaklaşık 2.000 taş mührün 3D görüntülerini dijitalleştirdi
. Bir pilot projede, incelenen altı tabletlik bir grubu makineye tanıttılar ve dünyanın herhangi bir yerindeki mühür baskısı ile eşleşip eşleşmediğini kontrol etmek için yapay
zeka
algoritmaları kullandılar. Algoritma
, şu anda İtalya'da olan bir tableti ve Amerika
Birleşik
Devletleri
'nde saklanan bir tableti doğru bir şekilde seçmiştir; her ikisi de aynı
mühür
tarafından damgalanmıştı.Mühürleri
ve baskıları
eşleştirmek
, binlerce mil uzakta saklandığı için geçmişte çok zordu. Dahl
, tüm mühürlerin yaklaşık beş yıl içinde dijitalleştirilebileceğini
düşünüyor ve bu da diğer modelleri takip etmeyi mümkün kılıyor. Örneğin, bazı taş tiplerinin kadınlar
tarafından
tercih edildiğine dair bazı belirtiler vardır.Dahl: “
Bu yaptığımız, görüntülenen çok sayıda mührümüz olmadıkça ve algoritma veya makine öğrenimi gibi teknikler uygulanmadıkça cevaplayamayacağınız bir sorudur.
” diyor. Kendisi yapay
zekâ
geliştikçe, dünyanın dört bir yanındaki koleksiyonlarda yer alan zengin bilginin metinleri
çözmemize
yardımcı olacağını umuyor.Dahl sözlerine ayrıca şunları da ekliyor:
“İnsanlık tarihinin yarısını kapsayan ve nesli tükenmekte olan bir kültürel mirasın yani
”Asurolojinin
, ön planda olmasını istiyorum.Kodları Kırmak

Erken
çivi
yazısı işaretlerinden bazıları etraflarında çizilmiş bir kutu ile birlikte yerleştirilmiştir. Mesela
Proto
-Elam
yazısı üç boyutludur: bir dairenin sığ bir izlenimi derin bir daireden daha farklı bir anlama sahiptir. Ancak, teknoloji
sayesinde büyütülebilen detaylı resimler elde edilince paylaşmaya ve karşılaştırmaya olanak sağlanıyor, bu durum ise yazıların deşifre
edilme
sürecine yardımcı oluyor.En önemli sorun her şeyden önce doğru imajların elde edilmesidir. Maalesef ki bu Proto-Elam yazısının ilk 100 yıllık çalışması için eksik.
Bu gelişmeler,
Asuroloji
alanının ötesine geçer. Cambridge
Üniversitesi
'nde kıdemli bir araştırma görevlisi olan Philippa
Steele
çalışmalar arasında, tanımlanmamış bir yazı olan “Linear
A
” ve Yunanca yazmak için kullanılan “Linear
B
” yazılarının yer aldığını belitti. Kendisi eski Girit ve Yunanistan'ın erken yazı sistemleri uzmandır. Sistem sayesinde eski tabletlerin gelişmiş görüntülerini alan Steele
yeni ayrıntıları keşfetti.Steele ayrıca şunları söyledi: “
Çıplak gözle fark etmesi çok zor olan özellikleri ortaya çıkarabilir. Bu özellikler ise yazarın kendisiyle etkileşim kurmamızı sağlayacak detaylar olabilir. Ayrıca
’’dijitalleşmiş
görseller
üzerinde silme
yapabilir ve notlar alabilirsiniz.
Pagé
-Perron
, makinelerin sonunda daha karmaşık Sümer tabletlerini ve Akadca gibi diğer dilleri tercüme edebileceklerini umuyor. Kendisi: “Eski kültürleri keşfetmek daha çok yol var
.” diyor.Belki bir gün, en eski yazılı
metinlerin
çevirilerini
okuyabileceğiz. Mezopotamya’dan ele geçen binlerce tablet olsa da çoğu
halen kazılmayı bekliyor.Eski Mezopotamya
'nın kralları geçmiş ve gelecek hakkında derin düşünen insanlardı. Önceki dönemlerden gelen çivi yazılı metinlerine saygı gösterdiler
ayrıca isimlerini ve başarılarını kaydeden özel yazıtları gömdüler. Onları onurlandıracak sonraki krallar
için de eserler bıraktılar.Bazı yönlerden dilekleri gerçekleşti.
Savaşları
ve fetihleri
çoğu tarafından unutulabilir. Ama onların en güçlü buluşu olan yazı, insanlığın binlerce yıl boyunca fikir
ve teknoloji
geliştirmesine yardımcı oldu. Şimdi ise bu yazıtlar, makineleri eğitiyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.