Dünya Kupası futbolda aidiyet duygusunu yaşatıyor

Erdal Hoş
16:00, 01/07/2026, Çarşamba
CategoryNihayet
Nihayet Dergi
Dünya Kupası futbolda aidiyet duygusunu yaşatıyor
Futbol Bir Kaledir

Teknoloji kuşkusuz oyunu değiştirdi. Video Assistant Referee, VAR’la birlikte adalet arayışı büyüdü ama futbolun doğal akışı da parçalandı. Önce seviniyoruz, sonra ekrana bakıyoruz. İnsan sezgisinin yerini kamera açıları alıyor. Yarı otomatik ofsayt sistemleri, veri analizleri, yapay zekâ destekli yorumlar… Bunların hepsi modern futbolun yeni dili.

FIFA Dünya Kupası artık sadece futbol organizasyonu olmanın ötesinde çağın ruhunu taşıyan büyük bir vitrin. Bir zamanlar mahalle aralarındaki hayallerin, transistor radyolardan yükselen seslerin, yaz akşamlarının ortak heyecanı olan Dünya Kupası bugün dev ekranların, veri merkezlerinin ve milyarlarca dolarlık hesapların içine yerleşmiş durumda. Beklenti büyüdü elbette. Çünkü futbol artık tek başına futbol değil. Kusursuz yayın, kusursuz hakemlik, kusursuz tempo, kusursuz organizasyon isteniyor. İnsan hatasına tahammül azaldıkça oyunun insani tarafı da biraz geri çekiliyor.

Dünya Kupası bugün dev ekranların, veri merkezlerinin ve milyarlarca dolarlık hesapların içine yerleşmiş durumda.
Dünya Kupası bugün dev ekranların, veri merkezlerinin ve milyarlarca dolarlık hesapların içine yerleşmiş durumda.
Dünya Kupası bugün dev ekranların, veri merkezlerinin ve milyarlarca dolarlık hesapların içine yerleşmiş durumda. Beklenti büyüdü elbette. Çünkü futbol artık tek başına futbol değil. Kusursuz yayın, kusursuz hakemlik, kusursuz tempo, kusursuz organizasyon isteniyor.

Kalite meselesi de tam burada düğümleniyor. Evet, oyuncular daha atletik, daha organize, daha hızlı. Takımlar milimetrik çalışıyor. Her koşu ölçülüyor, her pas veri hâline geliyor. Ama belki de tam bu yüzden oyunun içindeki o küçük düzensizlikler, o beklenmedik yaratıcılık anları giderek azalıyor. Eskiden bir futbolcunun ruh hâli maçı değiştirirdi, şimdi bazen algoritmalar oyunun kaderini belirliyor gibi. Futbol aklının gelişmesiyle futbolun kalbi arasında ince bir gerilim oluştu. Futbol sevgisi ve biz olma duygusu bunun üstesinden gelecektir elbette.

Milli Takım.
Milli Takım.

Teknoloji kuşkusuz oyunu değiştirdi. Video Assistant Referee, VAR’la birlikte adalet arayışı büyüdü ama futbolun doğal akışı da parçalandı. Gol sevincinin bile birkaç saniyelik şüphe bekleyişine dönüşmesi çağımızın tipik hikâyesi aslında. Önce seviniyoruz, sonra ekrana bakıyoruz. İnsan sezgisinin yerini kamera açıları alıyor. Yarı otomatik ofsayt sistemleri, veri analizleri, yapay zekâ destekli yorumlar… Bunların hepsi modern futbolun yeni dili. Fakat bazen bu dilin içinde insan sesi biraz kayboluyor. Geçmişin futbol maçlarının milletlerine hesapsız getirdiği tutku burada biraz parçalanıyor.

Dünya Kupası eskiden ülkelerin hafızasına dokunan bir masaldı. Şimdi daha çok küresel bir gösteri gibi. Taraftarlar artık sadece tribünde değil aynı anda sosyal medyada, canlı analiz ekranlarında, dijital tartışmaların içinde. Futbol hiç olmadığı kadar görünür durumda fakat bunun yanında hiç olmadığı kadar yalnızlık tehlikesi de söz konusu. Çünkü oyunun etrafındaki gürültü büyüdükçe, topun çimde çıkardığı sade ses, belki beklenmedik sevinçler ve an’ın üzerimize yansıması daha az duyuluyor.

Yine de insanlar Dünya Kupası’nı bekliyor. Çünkü bütün bu teknolojiye, endüstriye ve mekanikleşmeye rağmen futbol hâlâ insanın en eski duygularından birine temas ediyor: Ait olma hissine. Belki de bu yüzden hâlâ bir çocuğun sokakta kurduğu hayalle milyonların izlediği final arasında görünmez bir bağ var. Futbol o bağı tamamen kaybetmediği sürece yaşamaya devam edecek. Bunu tarihteki sevinçleri günümüze taşıyarak anlayabiliriz.

Filistin Milli Takım.
Filistin Milli Takım.
Bu seneki Dünya Kupası’nın diğer yıllardan farkıysa bizim de, Türkiye’nin de, orada olması. Sadece biz mi? Çok fazla “biz” var bu sene… Bosna var mesela, Özbekistan var ve inşallah bir gün Filistin de olacak.

Milletlerin sesi futbol

Geçen yüzyılın başında Avrupa’da futbolun yayılma ve sevilme hızı barındırdığı temsil kudretiyle birlikte fark edildiğinde bir entelektüelin şöyle dediği rivayet olunur: “Artık milletlerin kozlarını paylaşmaları için savaşmalarına gerek kalmayacak. Futbol maçıyla galibi belirleriz.” O günlerden sonra futbol savaşları engellemediyse de futbol milletlerin, kentlerin, azınlıkların, sessizlerin, güçlülerin güçsüzlerin temsil alanı olageldi. XX. asrın sonu XI. yüzyıl başlarında dünyadaki küreselleşme rüzgârı bilhassa Avrupa Birliği’nin ekonomik olmakla yetinmeyip siyasal (hatta düşüncede askerî) bir yapıya dönüşmesiyle bu kez futbola dair düşünceler değişmişti. Futbola demeyelim de özellikle millî takımlara ve millî takımların katıldığı Dünya Kupası ve kıta şampiyonluklarının eski önemlerini yitireceği, zira millî devlet anlayışının terk edileceği dolayısıyla Şampiyonlar Ligi’nin bunların yerini alacağı seslendirilmeye başlandı. Ama öyle olmadı. Aksine hem kıta şampiyonaları hem Dünya Kupası futbolun ekonomik, siyasi ve romantik yönünü sırtlamaya devam ediyor. Hatta biraz abartırsak futbol küresel güçlere savaşta en önde yer alıyor ve üstelik onların silahıyla… Yani küresel güçlerin zaferlerini ilan alanı gördükleri futbol hâlâ ve her şeye rağmen toprakla, coğrafyayla, tarihle toplumların bağını korumaya ve yeşertmeye devam ediyor çok şükür.

Futboldan bir görüntü.
Futboldan bir görüntü.

Çünkü futbol bize nereli olduğumuzu hatta kim olduğumuzu hatırlatır. Unutmak isteyene bile hatırlatır. Tam da bu yüzden ABD’li Samuel P. Huntington, Biz Kimiz isimli kitabının başına ABD’de oynanan Birleşik Devletler ile Meksika arasındaki futbol maçındaki tribünlerin fotoğrafını koymuş ve kitap boyunca sormuştur: Biz kimiz? Yine başka bir örnek. 70 yıllarda yapılmış bir Güney Amerika filminde Brezilya’da darbe olmuş, sosyalist doktor bir çift oğullarını dedeye bırakarak yurt dışına kaçmışlardır. Yurt dışında sosyalist dostlarıyla Dünya Kupası maçı izlemektedirler. Brezilya-Yugoslavya maçı… Derken Brezilya golü gelince çiftimiz heyecanla ayağa kalkıp sevinç gösterirler. Etraftakiler şaşkın şaşkın bakarlar. Faşist bir diktatörlüğün yönettiği bir ülkenin sosyalist bir ülkeye attığı gole sevinmişlerdir. Ama futbol böyledir işte. Hele de Dünya Kupası… Son tahlilde nereli olduğunu ne kadar içine gömersen de o an çıkarıverirsin. Dayanamazsın. Hani ilahiyatçıların biraz sitemle anlattıkları domuz eti reaksiyonu gibidir futbol. Hani denir ya yurt dışına çıkan Türkler dinin yasakladığı birçok şeyi yapıp domuz eti konusunda son derece hassas oluyorlar. Hani şaşkınlıkla anlatılan bu hikâye aslında sosyolojik sınırdır. Son tahlilde nereli olduğunu ilan ve tescildir. Ülke yönetimine e ne kadar kızarsan kız, ona buna şuna ne dersen de hatta çocuğunu bırakıp kaçmış olsan da ülke millî takımının golüne sevinirsin. Tutmazsın kendini ve bence küreselcilerin en büyük baş belası bu duygudur işte… Bu duyguyu bitirmek istediklerini biliyorlar. İşte tam da bu yüzden kulüpleri şehirden, kentten, yani toprakla, coğrafyayla tarihle olan bağlarından koparmak için o uyduruk özel lig denemesine cüret ettiler. Neyse ki futbol müptelaları ilk saldırıyı püskürttü sonrakine Allah kerim…

Futbol sahası.
Futbol sahası.

Onlar istiyor ki futbol bir “biz” duygusu uyandırmasın dünyada “biz” kalmasın. Kimliği, tarihî, memleketi, toprağı hatta cinsiyeti olmayan; tuttuğu takımı da sadece başarılı olduğu için izleyen bireyler istiyorlar. Olmayacak, olmamalı…Futbol kolektif düşüncenin, biz olmanın tasada ve kederde ortaklığın; evet biraz abartılı hatta gerçeklikten biraz uzak şiddetle görünür olduğu alan olmaya devam edecek.

Bunun zirveye çıktığı dönemler ise elbette 1930’la başlayan Dünya Kupası finalleri oldu. Dört yılda bir düzenlenen ve şimdiye dek sadece II. Dünya Savaşı’nda inkıtaya uğrayan bu şölen, her sene yaklaştığında sadece futbol müptelalarında görünmeyen tüm dünyayı saran heyecan kıpırdanması başlar. Bu seneki Dünya Kupası’nın diğer yıllardan farkıysa bizim de, Türkiye’nin de, orada olması. Sadece biz mi? Çok fazla “biz” var bu sene… Bosna var mesela, Özbekistan var ve inşallah bir gün Filistin de olacak. Bu ülkeler olmasa da biz o Dünya Kupası’nda bir “biz” bulup o ülkeyi destekleyeceğiz. Yenince sevinip yenilince üzüleceğiz. Seven, ağlayan, gülen, yenen/yenilen ve temsil edilen insanlar olmaya bunca teknolojik bombardımana rağmen devam edeceğiz. Tarih, coğrafya, toprak ve hikâyelerimizle birlikte… Ve futbol bütün bunların kalesidir. Korumaya devam edeceğiz.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026