Marmara Denizi adeta kaynıyor! Son 50 yılda 2,5 derecelik korkunç artış: Müsilaj ve istila kapıda
11:11, 09/07/2026, Perşembe

Marmara Denizi'nde su sıcaklığı 50 yılda 2,5 derece arttı
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nden Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Marmara Denizi'nde son 50 yılda deniz suyu sıcaklığının 2,5 derece yükseldiğini açıkladı. Tecer, bu artışın insan sağlığı, deniz ekosistemi, balıkçılık, turizm ve kıyı alanları üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Marmara Denizi'nde deniz suyu sıcaklığının son 50 yılda 2,5 santigrat derece arttığını belirterek, bu yükselişin Türkiye'deki denizler arasında en dikkat çekici değişim olduğunu söyledi. Tecer, küresel iklim değişikliğiyle birlikte deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Marmara'daki artış dikkat çekiyor
Dünya genelinde deniz suyu sıcaklıklarının son yıllarda ortalama 1,1 ile 1,5 santigrat derece yükseldiğini belirten Prof. Dr. Tecer, Türkiye'de ise bu artışın daha yüksek seviyelere ulaştığını söyledi. Ege ve Akdeniz'de son 50 yılda 1,5 ila 2 derece, Karadeniz'de ise yaklaşık 1,3 derecelik artış yaşandığını aktaran Tecer, "En dramatik bulgu da Marmara Denizi'nde. Marmara Denizi'nde son 50 yıl uzun dönem ortalama deniz suyu sıcaklıklarından tam 2,5 santigrat derece bir artış rapor ediliyor. Bu dramatik bir artış" dedi.

Hastalık riski ve deniz ekosistemi etkileniyor
Deniz suyu sıcaklığındaki yükselişin insan sağlığı açısından da risk oluşturduğunu belirten Tecer, "Öncelikle patojen popülasyonda bir artış meydan geliyor ki salmonella dediğimiz, kolera dediğimiz patojen hastalık yapıcı mikroorganizmalar deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla çoğalıyor. Bu da insan sağlığının riske sokulması anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

Artan sıcaklıkların deniz ekosistemindeki doğal dengeyi de değiştirdiğini vurgulayan Tecer, yerli türlerin göç ettiğini, balon balığı, aslan balığı ve denizanası gibi istilacı türlerin ise daha yaygın hale geldiğini söyledi.

Balıkçılık ve gıda güvenliği risk altında
Deniz suyunun ısınmasının çözünmüş oksijen miktarını azalttığını belirten Tecer, bunun balık popülasyonlarını ve deniz canlılarının yaşam alanlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. "Bu ne demek? Bu da proteine bağlı gıda güvenliğinin tehlikeye ve riske girmesi anlamına geliyor." diyen Tecer, deniz seviyesindeki yükselmenin de kıyı bölgelerindeki tarım ve turizm alanlarını tehdit ettiğini ifade etti.

Turizm ve müsilaj üzerinde etkisi var
Yaz aylarında deniz suyu sıcaklığının insan konforunu da etkilediğini söyleyen Tecer, "Biz denize serinlemek için girerken aslında 29 santigrat derecenin üzerindeki sıcaklıklar bir bunaltıcı ve boğucu etki yapar. Bu da insan sağlığını ve insan konforunu etkileyen bir durumdur. Bu turizmi ciddi anlamda etkileyebilecek bir sonuç doğurur" dedi.

Deniz suyu sıcaklığındaki artışın yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını belirten Tecer, özellikle Marmara Denizi'nde atık su deşarjlarının da tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti. Tecer, emisyonların azaltılması, yenilenebilir enerjiye geçiş, ileri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılması ve deniz koruma alanlarının genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.