Çocukları kitap okumaya zorlamak okuma alışkanlığını baltalıyor

Dijital dünyada büyüyen çocukların okuma alışkanlığı giderek zayıflıyor. Yayıncı Şeyma Asker, kitabın bir eğitim aracı gibi dayatılmasının çocuğu kitaptan uzaklaştırdığını söylüyor. Asker'e göre çözüm, çocuğa kendi kitabını seçtirmekte ve ailenin de okuyan taraf olmasında.
Dijital dünyada büyüyen bir kuşağın kitapla ilişkisi, okuma alışkanlığı tartışmalarının merkezine oturmuş durumda. Bu ilişkiyi konuşurken işe yalnızca çocuktan değil, ailelerden başlamak gerekiyor. Kendi ajansının da sahibi olan, on sekiz yıllık deneyimiyle yayıncılığın hem yurt içi hem yurt dışı tarafını bilen Şeyma Asker, nedenini yalın biçimde anlatıyor: "Çocuk tek başına okuma alışkanlığı kazanabilecek bir varlık değil, aileyle ya da öğretmenle kazanması lazım."
Zorlama, okuma isteğini köreltiyor
Asker'e göre kitabı korumak adına benimsenen zorlayıcı tutum çoğu zaman ters tepiyor. Tableti elden alıp yerine kitabı tutuşturmanın, çocuğun önüne uzun okuma listeleri koymanın kitabı daha da itici kıldığını anlatıyor: "Bu kadar zorlama, çocukların okuma alışkanlığı kazanmasında dezavantaj oluşturuyor."

Çocuk kendi kitabını seçmeli
Asker'in asıl vurgusu, çocuğun kendi okuma zevkini kurabilmesi: "Belli listeler üzerinden değil; ilgi alanı neyse ona göre, kitapçıdan kendi özgür iradesiyle seçmeli ve severek okumalı." Türkiye'de kitaba hâlâ çoğunlukla bir eğitim aracı olarak bakıldığını, bunun yayıncıları da bir reflekse sürüklediğini ekliyor: "'Bu kitapta çocuğa bir şey öğretmeliyim' refleksi devreye giriyor; o refleks de çocukta kitaba karşı antipati uyandırıyor." Çözümü kitabın konumunu değiştirmekte görüyor: "Kitabı bir öğretim aracı olarak değil, farklı bir dünyaya açılan bir pencere olarak konumlandırmamız gerekiyor."
Dijital çağ dikkat sürelerini kısalttı
Dijital dünyanın yaş kategorilerini de dönüştürdüğünü söyleyen Asker, eskiden çocukluktan doğrudan yetişkinliğe geçilirken bugün araya "genç" ve "genç yetişkin" kategorilerinin girdiğini anlatıyor. Bu dönüşümün merkezinde kısalan dikkat süreleri var: "Kitap, tek duyuya hitap eden, sizi sakinleştiren, derin düşünceye daldıran tek unsur. Hepimiz hız çağındayız; kitap sizi yavaşlatıyor ama bu, kötü anlamda bir yavaşlatma değil." Çağın asıl sorununu da burada görüyor: "Aşırı bilgi tüketiyoruz ama bu bilgiyi içselleştiremiyoruz; çünkü tefekküre dalacak vaktimiz yok." Bunun yayın dünyasına yansıması ise somut: "Kitaplar çok inceldi; uzun anlatıları kimse istemiyor."
Asıl hedef, yetişkinlikte de okumak
Asker'e göre çocuğa okuma alışkanlığı kazandırmanın tek bir nihai amacı var: "Asıl mesele bunu yetişkinlikteki okuma alışkanlığına dönüştürmek." Bu noktada yine ailenin rolüne dönüyor: "Evde ebeveyn kitap okumuyorsa, siz çocuğa ne kadar 'oku' deyin, o bunu ödev olarak görür ve ödevi bittiği anda kitabı fırlatır."
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.