İki cihan aresinde

Burcu Bayer
08:57, 17/08/2020, Pazartesi
CategoryPost Öykü
Post Öykü
İki cihan aresinde
Mustafa Çiftci

Gregor Samsa’nın gördüğü bunaltıcı düşleri “hayrolsun inşallah, uyanınca üç kere soluna tükür evladım, akan suya anlat,” diye savuşturan bu anlatıcı tipine günümüz öyküsünde seyrek de olsa rast gelebiliyoruz. Bu dönemde bu işin ustalarından biri de Mustafa Çiftci. Ah Mercimeğim isimli üçüncü öykü kitabında da bu üslubun tavını bulduğunu görebiliyoruz.

Her sülalede fıkra ve hikaye anlatmayı seven, o anlatınca anlattığı şekerlenip şerbetlenen, anlatırken nerede yavaşlayıp nerede gürleyeceğini bilen, fıkranın o en komik yeri geldiğinde vurgusunu tam tonunda yaparak herkesi kırıp geçiren bir
Meddah
tipi vardır. Aklı ermeye başlayan çocuklardan tutun da gençler, akranlar, yaşlılar o anlatsın da gecemiz neşe, gönlümüz sürur bulsun diye beklerler. Bayram ziyaretlerinden kaytarmaya meyyal yeni yetmeler bile meraklanır bu sene de eşref saatinde olur da gençliğinden hikayeler anlatır mı diye.

Bilirsiniz, bu tipler yalnız kendi hikayelerini değil, başkalarının hikayelerini de öyle güzel anlatırlar, hikayeleri uc uca ekler,
“ya sen Muhsin’in başına gelenleri duydun mu’dan başlayıp, lisedeki boncuk gözlü sevgilisine, dedesini taklit eden torunlara, Trabzonspor’un efsane gollerine, ninesinin karne kuyruğu hatıralarından Zeki Müren’den imza almaya kadar geniş bir repertuarda, aralara fıkralar da ekleyerek anlatır da anlatırlar. Bizim ailenin meddahı da -rahmet olsun ruhuna- Cumhuriyet Ortaokulu Emekli Müdürü Yusuf Amca’ydı. Vefatından bir hafta önce, hastane odasında yatarken refakatçi olarak gelen yeğenine “bu gece uyumak yok,”
demişti,
“sabaha kadar fıkra anlatacağız, bir sen bir ben.”

İnceliğe baksanıza! Böyle geçiş ritüeli nerde var.
Hollywood
halt yesin. Benim yakışıklı pederimin de
Yusuf Amca’
dan aşağı kalır yanı yoktur. Hatta
Yusuf Amca
babamı nerde görse, bizim orda meşhur bir
“Desene Ocağım Söndü”
fıkrası vardır, onu anlattırırdı. Ben babam gibi değilim, güzel anlatamam, ama şu kadarını söyleyeyim, bu kısacık fıkra iyi bir trajedinin tüm ögelerine sahip olduğu gibi, içindeki ince mizah baş kahramanın naifliği ile birleşince ortaya unutulmaz bir etki bırakır.
Sözün kısası makbuldür deyip lafın düğümünü şuraya atalım: Pek denemeli, inişli çıkışlı
2000’
ler öyküsünde yazarların tercih ettiği üslup ve anlatı biçimlerinden biri de yukarıda betimlemeye gayret ettiğimiz
Meddah
tipidir. Anlatmayı seven, içten, samimi, dile, deyişlere, dilin inceliklerine hakim, nerede neyi, nasıl anlatacağını bilen, dinleyicinin nabzına göre şerbet vermeyi pek güzel beceren bir anlatıcı tipidir bu.
Gregor Samsa’
nın gördüğü bunaltıcı düşleri
“hayrolsun inşallah, uyanınca üç kere soluna tükür evladım, akan suya anlat,”
diye savuşturan bu anlatıcı tipine günümüz öyküsünde seyrek de olsa rast gelebiliyoruz. Bu dönemde bu işin ustalarından biri de
Mustafa Çiftci.
Ah Mercimeğim
isimli üçüncü öykü kitabında da bu üslubun tavını bulduğunu görebiliyoruz.
Ah Mercimeğim,
müellifin diğer kitaplarıyla akrabalığını sürdürüyor.
Adem’in Kekliği
ve
Chopin’
de görece kısa hikayeler anlatıyordu
Çitfci, Bozkırda Altmışaltı’
da öykülerin sayısı azalmış, hikayeler uzamıştı. Son kitabında ise hikayeler iyice uzamış, ayrıntılanmış, derinleşmiş.
Çiftçi
yine taşralı küçük insanın hikayelerini, gönül yangınlarını, yaralarını, yokluklarını, hovardalıklarını, temkinli bakışlarını, hülasa, insanı insan yapan şeyleri bulup anlatmış. Diğer kitaplara nazaran konu ve karakter yelpazesini
-Çiftçi’
nin ifadesiyle-
“ecik daha”
genişletmiş ama küçük esnafın dünyasını kuran endişelere olan ilgisi baki kalmış. Bu kitapta,
Çiftci’
nin içindeki
Meddah
da olgunlaşmış, -rahmet olsun ruhuna-
Yusuf Amca
gibi anlatışının ve anlattığının keyfini çıkaran, acele etmeyen ama sözü uzatıp bunaltmayan da bir adama dönüşmüş.

Bahsettiğim
“Desene Ocağım Söndü”
fıkrasını bilenler dikkat kesilsin. Hatırlarsınız
Özdenören’
le
Kutlu
arasında
“İslam’da trajedi yoktur”
düsturu üzerinden öykücülüklerini, hikaye etme tercihlerini, neyi nasıl ve ne kadar anlatacaklarına dair bir tartışma yaşanmıştı. Bizim fıkra, tastamam
Müslüman
dünya görüşüne, kader ve teslimiyete uygundur ama gücünü de oradan alır ve insanı güldürür, hoş eder, biraz içini burar, sonra da
“ah teslimiyet”
dedirtir.
Mustafa Çiftci’
nin öyküleri için de geçerlidir bu.
Çiftci’
nin öykülerinde radikal kötüler, içinde çıkılması imkansız trajediler ve boğucu dramalar yoktur. En çaresiz anda biri çıkıp
“ah mercimeğim”
deyiverir,
“ah mercimeğim.”
Sorunlara karşı ümitvar, sebatkâr ve yapıcı olmaya çalışan, aydınlık karakterler seçer
Çiftci.
Bu bakımdan da
Özdenören
geleneğinden çok
Kutlu›
ya yaslanır. Bu haliyle de, uzak bir köy kahvesinde, tok sesi ve kendinden emin tavrıyla bir aşk hikayesine henüz başlamış usta meddahın sesini yankılar.
  • Temel Almancı, yıllardır gurbetlik çekiy, görmüş Dursun’u. Demiş “Ula Dursun, de bakaym, bizim köy has midur, sulari akay mi?” Dursun demiş “Eyidur, hasdur”. Temel demiş “Benum bi çil horozum vardi, o da duriy mi? Dursun demiş “Yok Temelum, bu kış pek çetin geçti, kurtlar köye indi, senin horozu da kurt kaptı.” Temel demiş “E bizum Karabaş ne demeye duriy, tutmamiş mi horozi?” Dursun demiş “Sizin Karabaş’ın boğazına eşşeğin kemiği takıldi, boğuldi, öldi.” Temel demiş “Uyy, hangi eşşekdur bu?” Dursun demiş “La sizin eşşek yok mu?” Temel demiş “A benum boncuk gözlum, o değirmende diy miydi?” Dursun demiş “Değirmendeydi de babanun tabutunu çekerken düşti öldi” Temel demiş “Ula ne dersun, babam mi öldi?” Dursun demiş “E anandan sonra pek yaşamadi” Temel demiş “ Uuu, anam da mi öldi?” Dursun demiş “Eviniz yanaydi, kurtaramadik” Temel demiş “Ula Desene ocağum söndi” Dursun demiş “Yok Temelum, ev yanayken ben ordaydim, ocağınız sağlam kaldi.” (AA)
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026