İstanbul’un hafızası: Osman Nuri Ergin’in sokak isimleriyle yazdığı şehir tarihi

İstanbul’un Hafızası
Tanzimat’tan sonra şehirlerin yönetimi şehremanetlerine geçer ve bu kurumsallaşma şehirlere adım adım yeni bir form kazandırır.

Yılların yürüdüğü o zaman diliminde, 1901 yılında Osman Nuri Ergin Darüşşafaka’dan mezun olur ve gelecekte üstleneceği eşsiz kültür görevini ifa etmek üzere Şehremaneti’nde (belediye başkanlığı) çalışmaya başlar. Çeşitli birimlerde çalışırken ileride yapacağı sayısız ve yeri doldurulamaz yayınların ilk hamlelerini belediyedeki resmî yayınlar eliyle yapar: Önce bir yıllık çıkarır; sonrasında çalıştığı Şehremaneti Hazine-i Evrak bölümünde başkâtiplik yaparken, belediyenin evraklarını tasnif ederek Evrak-ı Atikanın Suret-i Tasfiyesine Dair Rapor’u yayımlar. 1927 yılında gerçekleşen nüfus sayımına paralel şekilde İstanbul’un sokak isimlerinin değiştirilip yeni isimler verilmesi sürecini yönetir ve şehrin şerhini bizzat yapar.
Reklam
- Tüm bu paha biçilemez işlerden sonra, bugün de aşılamamış eserini yazar: 1934 İstanbul Şehir Rehberi. Arada bir üçüncü sayfa haberi olarak okuduğumuz sokak ve cadde isimlerinin değiştirilmesiyle gerçekleşen hafıza kaybının ilk muhatabıdırOsman Nuri Ergin, İstanbul’un hafızasıdır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.