Sakaryalı sanatçı Filiz Fidan çini sanatını geleceğe taşıyor

Sakarya'da yaşayan çini sanatçısı Filiz Fidan, "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanıyla bu kadim sanatı geleneksel yöntemlerle icra ediyor. Fidan, 4-12 Temmuz'da düzenlenecek Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde bir eseri ve atölye çalışmalarıyla yer alacak.
Sakarya'da yaşayan çini sanatçısı Filiz Fidan, "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip olduğu sanatını geleneksel yöntemlerle icra ederek geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor. Lise eğitiminin ardından 1995'te Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksekokulu Çini İşlemeciliği Bölümü'nü kazanan 50 yaşındaki Fidan'ın yolu, üniversite yıllarında UNESCO tarafından 2009'da "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülü verilen çini ustası Mehmet Gürsoy ile İsmail Yiğit ve Mehmet Koçer'in yolu ile kesişti.
Fidan iki yıl İznik Vakfı Çini Atölyesi'nde çalıştı
Geleneksel yöntemlerle çini sanatını öğrenen ve mezun olduktan sonra iki yıl İznik Vakfı Çini Atölyesi'nde çalışan Fidan, Sakarya Üniversitesi'nde formasyon eğitimi aldı. Evlenip çocuk sahibi olmasının ardından çalışma hayatına 15 yıl ara veren Fidan, 2016'da çocuklarını resim kursuna kaydettirmek için gittiği Adapazarı Yenikent Halk Eğitimi Merkezi'nde çini alanında usta öğreticilik teklifini kabul etti.

Kursiyerler hem sosyalleşiyor hem de gelir elde ediyor
Sanatını geleneksel yöntemlerle icra eden Fidan'dan eğitim alan kursiyerler, hem sosyalleşiyor hem de ürettikleri ürünlerin satışından gelir elde ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yok olma tehlikesi altındaki geleneksel sanatları icra eden somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına verilen sanatçı tanıtım kartına 2024'te sahip olan Fidan, çini sanatını geleceğe aktarmak için sergi ve eğitimler düzenliyor.
Çini kadim bir sanat olarak kabul ediliyor
Çininin kadim ve eski bir sanat olduğunu, uygulamalarının oldukça farklı bir yapı taşıdığını anlatan Fidan, arkadaşlarıyla huzurlu ve sakin bir ortamda çalıştıklarını ifade etti. Çini çalışırken sıkılmaya gelmediğini, sıkıldığında fırçayı bırakmak gerektiğini söyleyen Fidan, böyle anlarda 10-15 dakika sohbet ettiklerini, ardından birbirlerinden fikir alarak işlerini sürdürdüklerini anlattı.
Genç kuşağın sabır göstermesi gerekiyor
Çini sanatının kısa sürede öğrenilemeyeceğini, belirli bir seviyeye aşama aşama gelindiğini belirten Fidan, gençlerin de çini yapmak istediğini ancak sonuca hemen ulaşma arzuları nedeniyle sabırlı davranamadıklarını söyledi. Kursa gelen gençlere sabırla başlamaları gerektiğini anlattığını ifade eden Fidan, fırça kullanmanın bir sanat olduğunu, boyamanın inceliklerinin öğrenilmesinin zaman aldığını belirtti. Fidan, çini yaparken insanın dış dünyayla bağını koparttığını, bazen boyama yaparken nefesini tuttuğunu ve bu sürecin huzur verdiğini söyledi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.