Sözün Gücü: Dua versus Tılsım

Hale Sert
20:55, 01/07/2019, PazartesiG: Güncelleme: 21:43, 03/10/2019, Perşembe
CategoryPost Öykü
Post Öykü
Sözün Gücü: Dua versus Tılsım
Şu sıralar Hz. Ali Cenknâmeleri ve Battal Gazi hikayeleriyle ilgileniyorum.

Herkesin Acem düzmesi [masalı] saydığı bu kitapları çocukluğunda okumamış kaç kişi vardır. Ben Rüştiye’nin [ortaokulun] ilk senelerinde Hayber Kalesi’ni okumuş, pek hoşlanmıştım. Rüyâlarımda Hz. Ali’yi, dünya’yı boynuzunda taşıyan öküzü kesecek Zülfikar’ını gördüm. Sonradan Zola’ları, Maupassant’ları, Flaubert’leri...

I. SAHNE

Anne ve on üç yaşındaki kızı, kızın odasında oturmuş kitaplar hakkında sohbet ediyorlar. Odanın duvarları mora boyanmış, perdesi de mor, yatağın yaslandığı duvarda kızın kendisinin çizdiği mangalar ve içinde başta
Tokyo Gûl
olmak üzere pek çok manga serisinin yer aldığı minik bir kitaplık, karşı duvarda beyaz çalışma masası ve geniş başka bir kitaplık yer alıyor, kitaplığın her rafı dolu, yayınevine göre dizilmiş seri kitaplar dikkat çekiyor.
Anne : Hz. Ali Cenknâmeleri
ya da
Battal Gazi
hikayesini hiç duydun mu?
Kız:
Evet duydum, bir yerlerde geçti ama onlarla ilgili çok fazla bir şey bilmiyorum.
Anne:
Bu hikâyeler
Türklerin Anadolu
topraklarına geldikten sonra
Müslüman
olmalarını ve gayr-i müslimlere karşı yaptıkları savaşları anlatan kahramanlık hikayeleri.
Hz. Ali
feth edilemeyen
Hayber kalesinin
devasa demir kapısını yerinden sökebilmiş, narası yeri göğü inleten, atı
Düldül
ve kılıcı
Zülfikar’
la pek çok kahramanlık göstermiş bir karakter,
Battalgazi
de ona benziyor.
Kız: Hz. Ali’
nin dini anlamda önemli olduğunu biliyorum ama çok başka bir şey bilmiyorum. Bir dakika bir şey hatırladım,
“Zülfikar” Ömer Seyfeddin’
in
“Diyet”
öyküsünde geçiyordu.
Demirci Ali Usta
için,
“Zülfikar’ın sırrı ondadır”
deniyordu.
Anne: Sen Ömer Seyfeddin’
in hikayelerini çok sıkıcı bulurdun. Buna rağmen hikâyede geçen
Zülfikar’
ı bilmene ve hatırlamana şaşırdım.
Kız:
Okuldaki mecburi okuma listeleri sağ olsun. Aksi taktirde kesinlikle okumazdım,
Zülfikar
da aklımda kalmış. Hem niye bunu bu kadar önemsedin ki?
Anne:
Çocuk okurların hangi eserlerden ve kahramanlardan etkilendikleri sence de önemli değil mi?
(Konuşurken kullandığı kelimeden dolayı tereddüt yaşar: Çocuk okur da bir garip oldu. Acaba sözlü kültürün egemen olduğu dönemlerde Hz. Ali Cenkleri anlatılırken böyle bir kavram var mıydı? Köy odalarında, saray divanlarında, han avlularında yedisi yetmişi, küçüğü büyüğü oturup birlikte aynı cengi aynı destanı dinlemiyor muydu? Hepsi aynı hikâyeden kendi paylarını almıyorlar mıydı? Çocuğa çocuk diyerek iyi mi yaptık kötü mü yaptık bilemedim. Neyse kızın kafasını karıştırmayayım şimdi.)
Bu kahramanlar ve onların serüvenleriyle hayal kurup o hayalin içinde yaşamıyor musun? Onlar senin hayali arkadaşların, bunu kendin söylemiştin. Hem sen bir yazar-çocuksun, ileride yazacağın romanlar da şimdi okuduklarından doğmayacak mı? Bak, sana neden böyle bir soru sorduğumu daha net açıklayım. Şu sıralar
Hz. Ali Cenknâmeleri
ve
Battal Gazi
hikayeleriyle ilgileniyorum, bu hikayelerin edebiyatımızdaki yeri, vakti zamanında kimlerin bu kitapları okudukları ve sonrasında günümüze kadar gelen süreçte hikayelerin ve kahramanların değişip dönüşerek edebiyatımızda var olup olamadıklarıyla.
(O sırada annenin gözü kızının kitaplığındaki kitaplara kayar. Harry Potter için ayrılmış büyük rafta tüm serinin yanında Harry Potter Sihir Tarihi, Harry Potter Sihir Tarihinde Bir Yolculuk, Fantastik Canavarlar Nelerdir Nerelerde Bulunurlar? adlı kitapları görür. Kitaplar ansiklopedi kadar kalındırlar. Çalışma masasının arkasındaki duvarda ise Harry Potter filmlerindeki oyuncuların posterleri, film afişleri ve “En güçlü büyülerimiz sözlerimizdir” yazan bir poster asılıdır. Yine kitaplığın en üst rafında Gryffindor kupası, asalar ve üzerinde Harry Potter illüstrasyonları olan defterler sergilenir.
Anne o an kendi çocukluğunu hatırlar, salondaki kitaplıklarında babasının mesleğiyle ilgili kitaplar, Necip Fazıl’ın Çilesi ve Meydan Larousee ansiklopedisi yer alır. Dedesinin kitaplığına sıçrar zihni ve ancak orada Namaz Hocası’nın hemen yanında, Karacaoğlan, Yunus Emre, Hz.Ali Cenknâmesi ve Battal Gazi’yi hayal meyal anımsar.)
Kız:
Valla, bana sorarsan ismi
Ali
ya da
Battal
olan bir karakter çok ilgi çekici değil. Bak mesela
Gizem Günyer
ve
İrem Günyer’
in yazdığı üçlü seride yazarlar
Türk
olmasına rağmen karakterlerin isimlerinin biri hariç hepsi yabancı.
Anne:
Yani hiç ümit yok diyorsun sen, anlıyorum ama ben yine de tam olarak nerede gelenekten koptuk, neden geleneği temellük edemedik, bu geleneği neden bilip, sahiplenemedik ve onu dönüştürerek yeniden kullanamadık sorularını sormak ve seninle dertleşmek istiyorum.
Kız:
Tabi konuşalım canım annem. Yani bu dediklerini tam anlayamadım ama deneyelim.
Anne : Halide Edip’
i biliyor musun? O mesela çocukluğunda
Battal Gazi
hikayelerini okumuş.
Dağa Çıkan Kurt
adlı hikâye kitabında,
“Duatepe”
öyküsünde
Battal Gazi Yunanlılara
hücum emri veriyor.
Allah
korusun da ülkemizde savaş çıksa sen de bir roman yazsan senin ülkeyi kurtaracak kahramanın
Harry Potter
mı olacak?
(Anne –kız gülüşürler. Anne elindeki defterden bu konuyla ilgili yaptığı araştırma notlarını karıştırır)
Ha bak başka bir yazar daha var,
Kâzım Nâmi Duru,
o da
1914’
te şöyle demiş:
Herkesin Acem
düzmesi
[masalı]
saydığı bu kitapları çocukluğunda okumamış kaç kişi vardır. Ben
Rüştiye’
nin
[ortaokulun]
ilk senelerinde
Hayber Kalesi’
ni okumuş, pek hoşlanmıştım. Rüyâlarımda
Hz. Ali’yi, dünya’
yı boynuzunda taşıyan öküzü kesecek
Zülfikar’
ını gördüm. Sonradan
Zola’
ları,
Maupassant’
ları,
Flaubert’
leri... hep okudum. Fakat itiraf ederim, hiç birisinden o ilk efsanelerin zevkini alamadım.1
Hüseyin Cahit Yalçın
var bir de o da çocukken
Hz. Ali’
nin savaşlarını,
Battal Gazi’
yi,
Kara Davut’
u büyük bir heyecanla okuduğunu, geceleri aile arasında okunan romanların bile,
Hayber Kalesi
önünde
Hz.Ali’
nin gösterdiği yiğitlik kadar coşku uyandırmadığını anlatır.2
Kız:
İyi de biz artık ailece oturup hikâye anlatmıyoruz ki! En büyük eğlencemiz
Netflix.
Hem boşver bunları gel fantastik canavarlara bakalım biraz.
(Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? adlı kalın ciltli, büyük, canlı illüstrasyonlu kitaptan stickerla işaretlediği sayfalardan birini açar ve okur)
Anne bak en sevdiğim canavar bu,
Gryffin. (Kitaptan okur) Yunanistan’
da ortaya çıkmış, dev bir kartalın ön bacaklarına ve başına, buna karşılık bir aslanın gövdesi ve arka ayaklarına sahiptir.
Sfenksler
gibi
Gryffinler
de büyücüler tarafından hazinelere muhafızlık etmekte kullanılır. Çünkü değerli eşyalara karşı özel bir ilgileri bulunur.
Anne: Canavar,
ejderha
Hz. Ali Cenknamelerinde
de var, bak yeni okudum,
(elinde Büyüyenay yayınlarından çıkan Hz. Ali Cenknâmeleri vardır, işaretlediği yeri açar ve okur)
Mağrip elinde bir kuyuda yaşayan bir ejderha varmış, kuyunun yanında da bir pınar. Bütün şehrin suyu bu pınarla karşılanırmış.
Ejderha
her sene bir kez bu kuyudan çıkar ve pınardan su içermiş. Geride kalan sudan içenlerse hasta olur ve ölürmüş. Şehrin yöneticisi bu sorunla ilgili
peygamberimize
yazdığı mektubu elçileriyle iletmiş.
Ejderha
eğer bir yıl daha mağrip ilinde kalırsa şehirde herkes ölecekmiş. Ayrıca elçilerin dediğine göre
Mağrip Şahı
iki yüz bin asker toplayarak ejderhaya saldırdığında askerler ejderhanın ağzından çıkan ateşle bir saatte yanmışlar. Elçinin dileği ve mesajı
Hazret-i Resul Aleyhisselamın
bu soruna bir çare bulmasıdır, bu taktirde kendisi başta olmak üzere bütün halkı
İslam
dinine girecektir.3
Kız:
Nasıl yani anlamadım? Yani
Mağripliler
ancak ejderhalardan kurtarılırlarsa mı
Müslüman
olacaklar? Çıkar karşılığında mı? Nasıl bir pazarlık bu?
Anne:
Öyle değil, bu hikayeler de diğer halk anlatıları gibi belirli motiflerle örülü, mesela kahramanın doğacağının önceden haber verilmesi motifi. Örneğin
Battal Gazi’
nin doğacağını müjdeleyen
Hz. Peygamberimizdir,
iki yüz yıl sonra
Malatya’
da
Cafer
adında bir yiğit çıkacağı ve
Rum
ilini feth edeceğini haber verir,
(Okur):
“Uzun boylu hûb yüzlü, buğday anlu ola. Senin oğlanlarından, şehr-i Malatya’dan kopa. Adı Cafer ola. Pehlivanlıkta Hamza berâberi ola. Heybette Ali heybetli ola, ayyarlıkta Amr Ümeyye’den ziyade ola. Dört kitâbı yâd kıla. Avaz ile bir nesne okuyunca, havadan kuşlar aşağı döküle. O Cafer o vilayeti güşâde kıla. Kiliselerini yıkıp yerine mescitler ve dahi medreseler yapa, İstanbul’un kapısını da o aça, keşişlerin ciğerin kebâp eyleye”.4
Ne diyordum, mesela
Battal Gazi
hikayesinde de mucize isteyip bunun karşılığında
Müslüman
olma motifleri var,
Battal Gazi’
nin saka suretine girip
Kayseri
katlettiği hikâyede
Mecusilerden Tariyun
adlı birinin
Gülendam
adlı kızı vardır.
Tariyun Battal’
ı zindana attırır,
Gülendam
ise ona kendi dinine girerse onu zindandan kurtaracağını söyler,
Battal
da
İslamiyet’
in hak din olduğunu söyler. Kız,
Battal’
dan bir mucize göstermesini ister, ancak bu şekilde
Müslüman
olacaktır
(okur):
“Tanrıdan nesne dile, gaipten sana göndersin. Ta ben onu göreyim Müslüman olayım”. Seyit yüzünü Hak dergahına tuttu. İlahi beni şermsar etme bu kız katında”
dedi.
O dem Hakk’ın kudretinden zindanın duvarı yarıldı gaipten bir sini içinde bir çanak aş ve bir ekmek getirdi.” (146-147)
Sonrasında
Gülendam peygamberimizi
de düşünde görür, o kendisini
Battal’
a verdiğini hatta
Beşir
adında bir oğulları olacağını da haber verince
Gülendam Müslüman
olur.
Kız:
Anne, çok sıkıldım, biraz
Netflix
izliyeceğim ben.
(odadan çıkar)

II. SAHNE

Anne kızıyla sohbetine devam etmek ister.
Harry Potter
kitaplarıyla başlayan fantastik edebiyat sevgisinin kökenlerini ve bize ait epik hikayelerin onda neden hiçbir karşılığı olmadığını biraz daha yakından bakarak anlamaya çalışır. Bu nasıl bir etkiydi ki, onu
Harry Potter’
la ilgili diğer kaynakları almasına da teşvik ediyor, bu kadar kendine çekiyordu. Büyüler, iksirler, astronomi, mitolojik karakterler, bitki bilimle ilgili kitaplar. Anne, elinde notlarını tuttuğu defterle kızının yanına salona geçer.
Anne:
Peki, sence
Hz. Ali’
nin ya da
Battal Gazinin
zora düştüklerinde, üstesinden gelemeyecekleri bir problemle karşılaştıklarında
Allah’
a dua etmeleri,
Allah’
ın isimlerini anmaları da bir çeşit tılsım sayılmaz mı? Mesela,
Hz. Ali Hayber Kalesinin
kapısına dayandığında yukarıdan kırk
Yahudi
büyük bir taşı
İmam Ali’
nin üzerine atarlar.
İmam Ali ism-i
azam duasını okuyup üfler ve
Allah’
ın fermanıyla kendisine zarar gelmez. Bir nara atıp kalenin kapısını tutar, kapının halkasına yapışıp öyle çeker ki kapı duvarla birlikte yerinden oynar.
Kız:
Bence dua bir eylem olarak çok kolay bir eylem, kişinin kendisini yoran, gücünü kullanmasını gerektiren bir davranış tarzı değil. Oysa büyü, yapanın gücünü de orta koymasını gerektiriyor, örneğin
Harry, Gece Evi
romanlarından
Zoey, Cam Şato’
dan
Celaena, Percy Jackson
gibi bilindik ve güçlü karakterler bazı büyülerini yaparken o kadar yorulurlar ki, bayılmalarına ramak kalıyor. Ayrıca büyü yeterince güçlü olmayan biri tarafından yapıldığında ters tepiyor ve ona zarar veriyor.
Büyüler yanlış kişilerin elinde yanlış şekilde kullanılabilirken insanlar beddua etse de
Allah
kolay kolay o bedduaları kabul etmiyor. Etse bile elinde sonunda bize hayırlı olarak dönüyor. Oysa ki büyünün fazla ve yanlış kullanımı kişiyi karanlığa boğuyor. Kitaplarımdaki kötü karakterler de zaten oradan türüyorlar. Dolayısıyla büyünün aksine kişiyi bağlayan onu birebir zor duruma sokan bir çerçevesi yok duanın.
Anne:
Bir bakıma haklısın ama herkesin ettiği dua da kabul olmuyor. Aynı duayı
Hz. Ali
yerine başkası etse kabul olacak mı? Dolayısıyla o duayı edebilmek için de bir seviyeye gelmek gerekiyor. Duayı kabul edecek makamla kurulmuş bir bağ lazım. Kaldı ki o seviyeye gelen kişi de beddua etmekten uzak duruyor. Bence duada daha ahlâkî bir boyut var. Bu benim görüşüm ama
“dua ve büyünün farkı temelde ne olabilir?”
sorusu eski bir soru.
Alexis Carrel Dua
adlı çalışmasında
peygamberimizin (S.A.)
savaş öncesi tüm hazırlıklarına, savaşın tüm taktik ve stratejik kurallarına riayet ettiğini ve düşmanın karşına öyle çıktığını anlatır. Bu hazırlıkları yapmadan, kendilerinden çok üstün durumda olan düşmana karşı,
Ya Rab,
sen onları zayıf kıl, yok et diye dua etmemiş. Yine
Hz.Ali
de en küçük, en ince detayları gözden geçirip öylece dua eder ve savaşı kazanırlarsa büyüklenmeden, yağmacılıktan onları korumalarını dilermiş.

Dolayısıyla akıl, tedbir ve bireysel kurgulamadan sonra harekete geçerken o son adımdan önce, bir niyaz bir güç tekmili dua. Kişinin dua ederken kendi iradesini ve yapıp etmelerini bir yana koyması düşünülemez.

(Anne duayla ilgili düşüncelere dalar: İslam’daki duanın gerçek mahiyetinin bu anlatılarda bu şekilde geçmediğinin farkındadır. Hikayelerde edilen dua, geleneksel anlatılarda bir motife dönüşmüştür, şekil ve sözel formülasyonu bağlamında İslam öncesi inançların etkilerini taşıyabileceğini düşünür).
Kız:
Örneğin
Harry Potter’
da her büyünün bir anlamı var. Zaten çoğu kitapta büyü kelimeleri
Latincede
anlamlar taşır. Mesela mutluluk ve güzel anılarla beslenen canavarlar olan ruh emicilerden korunmak için kullanılan patronus büyüsü. Bu büyü
“ekspekto patronum”
şeklinde okunur; ekspekt korumak, patronum baba anlamına gelir. Büyüyü uygulamak içinse en ama en mutlu hatıranı düşünmen gerekir. Bir de
Harry’
nin hikayesinin ana kaynağı olan sevgi büyüsü var. Bu büyüyü
Harry’
nin annesi
Lily Potter
oğlunu korumak için kullanmıştır. Bütün seri boyunca kimse anlamasa da
J.K Rowling
bundan bahsediyor. Yani sevgiden. Kitapta kaç kez
Harry’
e
“sende onda (yani kötü karakter Voldemortta) olmayan bir şey var, sen sevgiye sahipsin”
dendiğini hatırlamıyorum. Bu bir büyü romanı değil aslında. Belki klişe gelecek ama bu sevginin gücünü konu alan bir seri.
Anne:
Harikasın, böyle düşünmemiştim hiç. Şimdi bu kitapları neden bu kadar çok sevdiğini daha iyi anlıyorum. Fakat şu dua büyü karşılaştırmana yeniden bakmamız gerekiyor. Dua yapan kişinin çaba harcamaması, dua edeni edilgen biri gibi düşünmemize sebep oluyor. Oysa dedim ya herkesin duası kabul olmuyor.
Hz. Ali
makbul bir kul ve bu yüzden sıkıştığında
Tanrı
hemen imdadına yetişiyor. Duanın gücü devreye giriyor, ejderhalar, devler, yılanlar onun karşısında duramıyor. İşin ilginci onun karşısına çıkanlar da ancak sihir ve büyüyle, şeytan kılığında çıkıyorlar fakat onları da duayla yeniyor.5
Kız:
Yani
Allah’
ı en çok seven, onunla güzel bir sevgi bağı kurmuş kişinin duası kabul oluyor dediğine göre.
Anne:
Buna iman gücü de diyebiliriz, her şeyden önce sorgusuz sualsiz ve güçlü bir inanç gerekiyor. Zayıf bir inançla
Hz.Ali
bir
Fatiha
ya da
İhlas
okuyup mucize gösteremezdi. Aynı şekilde
Hz.Ali
ancak
“derun-i dilden”
ve
“can-ı gönülden”
çağrıldığı meclislerde, topluluklarda kırk günlük yoldan gelip zuhur edemezdi.
Havernâme’
de
Hz.Ali
kuyunun dibindeki tılsımlı kapıyı açmaya ve suya ulaşmaya çalışır. İlk denemesine yapamayınca biraz şaşırır, o sıra gaybtan bir ses gelir ve üç kere
Süleyman’
ın adını dile getirmesini söyler.
Hz.Ali
üç kere
“Ya Allah!”
üç kez de
“Ya Süleyman”
der ve
Allah’
ın izniyle kuyunun milini kopartır, kuyu suyla dolar.
Kız:
Sözün gücü ama inançlı sözün.
Anne:
Evet imanla sözün gücü ama bir de kulun elinden geleni yapıp, çaresiz kaldığında o son noktadaki münacatının da kabul olduğu örnekler var.
Hz. Ali’
nin
Mağrib Ejderhası
ile yaptığı gazâda,
Hz. Ali
yine kuyu içindeki devlerle cenk eder fakat o öldürdükçe devler artar.
Hz. Ali
gayet mahzun ve aciz
Allah’
a münacat eyler:
“Ya Rab! Beni bu cenkten halas eyle”
deyip ağlar. Ve o anda mağara yarılır içinden başında altın tacı olan bir dev çıkar, devlere
“ayrılın”
diye seslenir. Sonradan bu devin devlerin padişahı olduğu anlaşılır.
Kız:
Hadi biz de dua edelim, bakalım hangimizinki kabul olacak?
Anne:
İçimizden mi sesli mi?
Kız:
İçimizden
Anne:
(Gözlerini kapatır ellerini dua için açar, Üç İhlas, bir Fatiha okur.) “Allah’ım Hz.Ali’nin Battal Gazi’ye rüyasında müjdelediği, uykusundan uyanınca karşısında bulacağı elmanın gizeminden beni de nasiplendir. Yediğinde bütün dilleri bileceği elmadan. Kızımın, akranlarının konuştuğu dili anlayıp onların dünyasında var olabilme ve söz söyleyebilme gücünü ihsan eyle.”
Kız: (Ellerini açar) “Allah’ım sen bana en kısa zamanda Londra’daki Harry Potter Land’e gitmeyi nasip eyle”.
  • 1
    Uygun, İsmail. “Cumhuriyet Dönemi Tarihî Romanları 1923-1946: ‘Esk’ Kahramanların Yeni Söylemleri. Basılmamış YL Tezi, Ankara: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, 2014.
  • 2
    C.Fortna, Benjamin. Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemlerinde Okumayı Öğrenmek. İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları, 2013.
  • 3
    Hazret-i Ali Cenkleri. Haz. İsmail Toprak. İstanbul: Büyüyenay Yayınları, 2016, s.374-375.
  • 4
    Battal Gazi Hikâyesi. Haz. İsmail Toprak. İstanbul: Büyüyenay Yayınları, 2019, s.43.
  • 5
    Tosun, Necip. Doğu’nun Hikâye Kuramı. İstanbul: Büyüyenay Yayınları, 2014.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026