Trabzon'da kursiyerler 185 yöresel lezzeti pişirmeyi öğrendi

Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından düzenlenen "Karadeniz Bölgesi Coğrafi İşaretli Yemekler Kurs Programı"nda 12 kursiyer, bölgenin 18 ilinden 185 tescilli yöresel yemeğin yapımını öğrendi. Yaklaşık 9 aydır süren program, Karadeniz'in kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
Trabzon'da Karadeniz Bölgesi'nin coğrafi işaretli yemeklerinin tanıtımı ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla açılan kurs, kadınlara eğitim olanağı sunuyor. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından düzenlenen "Karadeniz Bölgesi Coğrafi İşaretli Yemekler Kurs Programı" kapsamında yaklaşık 9 aydır eğitim alan 12 kursiyer, Türk Patent ve Marka Kurumu'nca tescillenen Trabzon Kuymağı, Rize Pepeçurası, Devrekani Hindi Banduması, Amasya Toyga Çorbası, Bafra Nokulu, Ordu Galdirik Kavurması ve Gümüşhane Sironu gibi lezzetlerin yapımını öğreniyor.
Kursta 18 ilin tescilli lezzetleri pişiriliyor
25 Haziran'da sona erecek kurs kapsamında katılımcılar; Trabzon, Kastamonu, Artvin, Çorum, Tokat ve Samsun'un da aralarında bulunduğu 18 ilin 185 coğrafi işaretli lezzetini pişiriyor. Programda ayrıca tescil almayı bekleyen ve unutulmaya yüz tutmuş yemekler de yeniden hayat buluyor.

Güngör programın kültürel mirası koruduğunu söyledi
Enstitü Müdür Yardımcısı ve Yiyecek İçecek Hizmetleri alan öğretmeni Nergiz Güngör, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen program kapsamında düzenlenen kursta coğrafi işaretli yemekleri ele aldıklarını söyledi. Karadeniz Bölgesi'ndeki 18 ilin tescilli lezzetlerini tanıttıklarını belirten Güngör, programın hobi kursu olmasına karşın içerik ve kapsam yönüyle büyük değer taşıdığını ifade etti. Güngör, projenin Karadeniz'in kültürel mirasını korumaya yönelik anlamlı bir çalışma olduğunu, bölge kültürüne ve yetiştirilen ürünlere sahip çıkmayı amaçladıklarını, kursiyerlere toplamda 226 saat eğitim verileceğini kaydetti.
Kurs et, balık ve hamur işlerini kapsıyor
Güngör, kursun et, balık, çorba, sebze, pilav, dolma, tatlı, sarma ve hamur işleri gibi geniş bir yelpazede içerik sunduğunu ifade etti. Artık yapılmadığı için unutulmaya yüz tutan yemeklerin doğadan ot toplanarak pişirildiğini aktaran Güngör, yaylalarda ve köylerde bulunan ancak yeterince bilinmeyen otlara ve yiyeceklere ulaştıklarını söyledi. Güngör, kursiyerlerle uygulamalı çalışmalar yürüttüklerini, ürünlerin tadımını yaptıklarını ve daha sonra satışa sunulmasını sağladıklarını belirtti.

Güngör Türk mutfağının çeşitliliğine dikkat çekti
Türk mutfağındaki çeşitliliği vurgulayan Güngör, sağlık, içerik zenginliği ve kullanılan malzeme açısından farklı öğeleri bir arada barındıran ve eşsiz lezzetler ortaya çıkaran bir mutfağa sahip olunduğunu söyledi. Güngör, bu mutfağın korunmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Kursiyer Diyadin yemekleri kültürel miras olarak gördüğünü söyledi
Karadeniz kültürünü daha yakından tanımak için tavsiye üzerine kursa katıldığını belirten Sibel Diyadin, yemekleri kültürel miras olarak değerlendirdiğini söyledi. Kursta yemeklerin yanı sıra disiplinli ve sabırlı olmayı da öğrendiğini ifade eden Diyadin, memleketi Trabzon'da bile bilmediği pek çok yemeği burada keşfettiğini belirtti.
Oğuzhanoğlu doğadan topladıkları otlarla yemek pişirdiklerini aktardı
Bir başka kursiyer Serpil Oğuzhanoğlu ise ısırgan, kumara, melocan ve kazayağı gibi otları doğadan toplayarak yemeklerde kullandıklarını anlattı. Oğuzhanoğlu, doğru bildiği yanlışları ve yanlış bildiği doğruları kursta yeniden öğrendiğini, programın kendisine çok şey kattığını ve Karadeniz mutfağıyla tanışma fırsatı bulduğunu ifade etti.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.