Uşşâkî Tekkesi Çeşmesi’nden Sefîne-i Evliyâ’ya uzanan bir hatıra yolculuğu

Abdullah Uğur
16:20, 06/05/2020, ÇarşambaG: Güncelleme: 18:23, 22/09/2025, Pazartesi
CategoryNihayet
Nihayet Dergi
Uşşâkî Tekkesi Çeşmesi’nden Sefîne-i Evliyâ’ya uzanan bir hatıra yolculuğu
Antiqui Orbis- Hüseyin Vassaf Efendi

Yedikule’de bulunan İmrahor İlyas Camii yakınlarında Uşşâkî Tekkesi Çeşmesi olarak bilinen bir çeşme var. Çeşmeyi kimin yaptırdığı bilinmiyor. Yakınlarında bir zamanlar bir Uşşâkî tekkesi var imiş ki çeşme ismini oradan almış. Belki İstanbul çeşmeleri denilince akla ilk gelen meydan çeşmeleri kadar müzeyyen ve cesîm değil. Ama bu çeşmeye bakınca insanın gönlüne ferahlık veren bir şey var. İhtiyacın nasıl bir tefekkürle zarafete dönüştüğü

Su içmek gibi sıradan gündelik bir alışkanlığın bile bir zevke dönüşebileceğinin müşahhas bir örneği olarak duruyor bu çeşme. Aklıma ister istemez Tanpınar’ın Emîr Sultan Türbesi hakkında söylediği, “Ecdadımız inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı; taşa geçmesini istedikleri bir ruh vardı” cümlesi geliyor.

Maalesef bugünkü duruma bakarsanız sizin aklınıza
Nurettin Topçu
’nun, “
Mekânını yapamadığımızdan bellidir ki işin ruhunu bilmiyoruz
” cümlesi gelebilir.
Belki
Sezai Karakoç
’un çeşmeler şiirini de hatırlayabilirsiniz: “
B
enim yalnızlığımdan/ Damıtılmış çeşmeler/ Kurumuş unutulmuş/ Çeşmelerin akışıyım/ İnsanlık içinde
”. Söz uzadı.
Niyetim Uşşâkî Çeşmesi’nden başlayıp sözü, Osmanlı’nın son döneminin önemli biyografi yazarlarından
Osmanzâde Hüseyin Vassaf Efendi
’ye getirmekti. Ve tabii ki onun büyük eseri
Sefîne-i Evliyâ
’ya.
O
smanzâde Hüseyin Vassaf Efendi
8 Mart 1872 tarihinde Aksaray’da dünyaya geldi. Babası H
acı Osman Efendi
,
Ümmî Sinan Tekkesi Şeyhi Salih Efendi
’nin dervişi idi. Validesi
Fatma Emsâl Hanım
da A
hmed Ziyâeddin Gümüşhânevî
’ye mensup idi.
Hüseyin Vassaf Efendi
Mehmed Esad Dede
’den Farsça,
Şeyh Nâsır Efendi
’den
Sahîh-i Buhârî
dersleri aldı.
Sünbül Efendi
ve
Seyyid Nizâm
dergâhlarında yapılan sohbet ve zikirlere muntazaman devam etti.

Şeyh Şehrî Efendi
’den
Gülşenî
,
Edhem Baba
’nın halifesi
Mehmed Kemterî Efendi
’den teberrüken Kadirî icâzetleri aldı. Kasımpaşa’da bulunan
Hüsâmeddin Uşşâkî Dergâhı
şeyhi
Mustafa Hilmi Efendi
’nin yanında da seyr ü süluk gördü. 1925 yılında
M
ustafa Hilmi Efendi
’nin irtihali üzerine hazretin halifelerinden
Mehmed İzzet Safiyullah Efendi
, İstanbul’a gelip seyr ü sülukunu tamamlattı ve şeyhinin taç, hırka ve kemerini icazetname ile birlikte
Hüseyin Vassaf Efendi
’ye tevdi etti. Bunların yanı sıra
Tahir Ağa Tekkesi şeyhi Ali Behçet Efend
i ile yakın arkadaş olan
Hüseyin Vassaf Efendi
, bu tekkenin haziresinde medfun
Abdullah Salâhî-i Uşşâkî
’den de manevi olarak feyzaldığını ifade etmektedir.
Hüseyin Vassaf Efendi
,
Rüsûmat Emâneti
’nde başladığı memurluk hayatına daha sonra
Şirket-i Hayriye
,
Galata Gümrük Müdürlüğü
’nde devam etmiş ve son olarak da
İstanbul Rüsumat Başmüdürlüğü
’nden emekliye ayrılmıştır. Mesleği gereği çokça seyahat eden
Hüseyin Vassaf Efendi
birçok meşayih ile görüşmüş ve meclislerinde bulunmuştur.

Bu seyahatler, ona en hacimli eseri olan
Sefîne-i Evliyâ
’yı yazmasında yardımcı olmuştur. Yirmi yıl kadar bir süre zarfında meydana gelen bu eser turûk-ı aliyenin şubelerini, pîrleri ve pîr-i sânîleri ve sonra sırasıyla tekkelerin yapılış tarihleri, yevm-i mahsusaları ve post-nişînlerinin hayatları hakkında bilgi vermektedir.
Özellikle
Hüseyin Vassaf
’ın bizzat görüştüğü son dönem meşayihi hakkında en güvenilir kaynaklardan birisidir. Latin harflerine aktarılıp beş cilt hâlinde yayımlanan bu eser aslında
Mehmed Sami Efendi
’nin
Esmâr-ı Esrâr
adlı küçük bir risalesinin şerhidir.
Hüseyin Vassaf Efendi
,
Mehmed Sami Efendi
’nin risalesini gördüğü zaman bu muhtasar eseri çok beğenmiş ve gönlüne meşayihin tercüme-i hâlini yazmak sevdası düşmüş. Kendisi de bu kadar hacimli bir şey yazacağını ve ömrünün yirmi yılını buna vakfedeceğini düşünmedi belki de.

52 yıllık ömründe iki binden fazla sufinin tercüme-i hâlinin bulunduğu bir başyapıtını ve yirminin üzerinde irili ufaklı birçok risalesini,
Sırât-ı Müstakîm
, Ce
rîde-i Sûfiye
gibi dergilerde yayımlanan makalelerini bırakıp, 21 Ekim 1929 günü âlem-i cemale yürüdü. Kabr-i şerifleri Rumelihisarı Kabristanı’ndadır.
Hüseyin Vassaf Efendi
’nin çok meşhur bir fotoğrafı vardır. Üzerine hatt-ı desti ile şöyle bir not düşmüş: “
Günahkâr, kara yüzlü câhil bir âdemin resmi nasıl olur diye merak edenler olursa bu resme baktıklarında def-i müşkil edilir. Numune olarak takdim kılındı. el-Fakîr Hüseyin Vassaf-ı Uşşâkî
”.
Bu fotoğrafı
Sefîne-i Evliyâ
’nın Latin harfli baskısının son cildine de eklediler. Burada gördüğünüz fotoğrafta ise hazret biraz daha zayıf görünüyor. Bıyığı ve sakalı biraz daha kırlaşmış. Belki hayatının son demlerinde bir kez daha “
def-i müşkil edilmeye”
ihtiyaç olmuştur kim bilir…
  • Miraç
  • Süleyman Çelebi’nin Mevlüd ismiyle meşhur eserinin bir bölümü de Hz. Peygamber’in miracını anlatmaktadır. Bu minyatür de o meşhur eserin bu kısmının resmedilmiş hâli… Önde Burak’ın ipini tutmuş Cebrail, üst tarafta bulutlara müvekkel melek, arkada da rüzgârın müvekkel meleği resmedilmiş. Burak ise ortada, eski metinlerin genellikle tekrarladığı bir biçimde: “Bir Burak getireler ki iki kanadı ola, yerler ve gökler arasına uça. Yüzü âdem yüzi gibi ola ve Arapça söyleye. Kızıl altından bir eyerle eyerlenmiş ola. Boynundaki ip yeşil zümrüdden ve üzengileri altından ola…”
  • Cân kulağın ger tutar isen bana
  • Mustafâ mi’râcını aydam sana
  • İşit imdi Mustafâ mi’râcını
  • Nice urundu se’âdet tâcını
  • Göklere hem nice seyrân kıldı ol
  • Hak Te’âlâ Hazreti’ne buldu yol
  • Hem ana Allah nice lutf eyledi
  • Ya nice rahmet honuyla toyladı
  • Ol se’âdetler kim anda buldu ol
  • Dünyâda hiçbir kişi bulmuş değil
  • Anda ol gördüğün âdem görmedi
  • Kimse hem ol irdiğine ermedi
  • Görüp işidüp dediğinden ey cân
  • Bazısın uş size kılalım beyân
  • Bir gece isneyn gecesinde Resûl
  • Ümmühânî evine kıldı nüzûl
  • Anda iken nâgehân ol yüzü ak
  • Cebrâil cennetden irgürdü Burak
  • Dur berü gel yâ Muhammed tiz dedi
  • Kim seni Hak Hazreti’ne ünledi
  • Durdu fi’l-hâl Mustafâ-yı mâh-rû
  • Cebrâil katına vardı ilerû
  • Cebrâil tutdu Burak’ı bindi ana
  • Hoş yöneldi yürüdü Hak’dan yana
  • Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026